Leyl, gece demek. Leylâ ise kamerî ayların son gecesi, çok karanlık gece. O gece ay görünmez, "her yer karanlık"tır. Lügatlar bir de "leyle-i leylâ"yı kaydetmişler gecenin makamında, çok uzun ve ıztıraplı gece. Mahiyetini astronomi tanımlarının dakikliğinden ziyade içinden geçip gidenin (geçip gidemeyenin demeli) kalbinin renginden alıyor.
Halide Edip ünlü romanı Sinekli Bakkal'ı, tasavvufî düzlemde çözümünü ikaz ettiği bir gölge oyunu imgesi üzerine oturtur ve bu uyarıyı daha romanın dünyasına girmeye hazırlandığımız kapıda, bir epigramla gerçekleştirir. Muhyiddin Arabi'nin hemen bütün teoriyi özetleyiveren cümlesidir bu: "Kâinatta ne varsa hepsi vehim ve hayal, yani aynalara vuran akisler veyahud gölgeler".