Parvus Efendi

Parvus Efendi
@parvusefendi
Ölüm bile ıslah etmiyor
Devrim Tüccarı
Lise
Kadıköy
15 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Ateizmin temel önermesi, Tanrı'nın var olmayışı, bana hiç ilginç gelmiyor. Kimsenin varlığını ya da yokluğunu kanıtlayamayacağı bir şeyin varlığı konusunda didişmekle ne kazanacağız.
Sayfa 28 - Metis Yayınları, çev. Aslı Biçen·Kitabı okudu
Sosyoloji
Parvus Efendi
Sacmaymis, kavram muglak tanim muglak metod zaten yok. Bu nece bir cumledir hocam?
Reklam
Latifeci "Solcu"
@BabaFakoo Mevzu uzun. Niyazi Berkes'i hırpalamamıza kızan "solcu" yu çemkirmeler derlemesi aşağıdadır. Meraklısına. Ciğerlerini bildiğimiz daevrimci luuzır tayfasını, gerek siklet farkından, gerekse merhametimizden dolayı pek hırpalamak istemeyiz. Ancak bu cesuryüreğin, emek emek mügalatasını karşılıksız bırakmak da bize yakışmaz. Ad hominem bal Fadimem nasıl yapılırı da öğrenmiş olur. Birkaç nörona muhtaç bir zihin için hayli iyimser bir oranlamayla "bazı" cümlelerimizi anlamakta güçlük çektiğini söylemiş, (bu cümlemizi de anlamak için birkaç kere okuduğundan şüphemiz yok). Metodoloji, belge vs kafasının basmadığını söyleyemesi ise kafasının basmadıklarını sınırlama açısından pek iddialı olmuş (tekrar okumuş olabilir). Kendilerinden başka herkese bir tahkir ifadesi olarak "sağcı" dediklerinden, bizi de öyle sanmış. Berkes gömümüzü "reddiye" sanmış, yetmemiş yazdığı mugalataya da "reddiye" demiş. "Nefretgam" benzetmesiyle idrak seviyesi hakkında ümitvar olmuştuk. Fakat, Pataküte'ye yaptığı"alalade" yakıştırması ve onu, eli vileda sopalı medya şebelekleriyle bir tutması, kendine getireceğini umarak birkaç sille aşketmemizi de gerekli kılmıştır. Futboldan dahi anlamadığından Berkes'in yaptığı atraksiyon üzerinden bize gol attığını sanmış. Berkes'in ömrü Cumhuriyet etkilerini görmeye yetmedi ki, diyerek, Berkes'in 1988'de sixfiitandır olduğunu bilmediğini de göstermiş. Yoksa matematik seviyesi de mi fecaat Allah bilir. Yedi kere dokuz??? Berkes kitabı kısa tuttuğu için adam değil dediğimizi de sanmış. Berkes'in kitabı için yazdığmız "Eğitimini de aldığı zamanın hakim Batı bakış açısının, yerele özel ve katkıdan mahrum tekrarıdır." cümlesini de anlayamamış, kapasitesini aştığı aklına gelmediği gibi, bir de anlam bozukluğu var demiş. Bu cümlemizden mental sendrom

Parvus Efendi

@parvusefendi
·
İyi denemeydi Fahrettin
Normalde buraları pek aktif kullanmam, sadece okuduğum kitapların incelemelerini merak ederim farklı bakış açıları ile okuduklarım nasıl yorumlanabilir diye. Bu kitabı çok beğendim, özellikle kurgusu şu ana kadar okuduklarım arasında özel bir yere sahip. Önce incelememi yazayım, daha sonra attığım neden böyle bir başlık attığımı açıklarım. Pek yazı yazan birisi değilim, eğer hata bulursanız mesaj atmaktan çekinmeyin lütfen. Öncelikle kitabın konusu ile başlayayım; kitap III.Selim döneminden başlayarak Osmanlı ve devamında Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma bağlamında iki yüz elli yıllık yapısal değişimini anlatıyor ve sanılanın aksine ana odak konusu din değil hatta din ile ilgili kısımları ziplersek belki kitabın yüzde onunu anca oluşturur. Kitap yöremizin askeriye, dil, eğitim, siyaset, millet, kimlik, ekonomi, diplomasi, altyapı gibi alanlardaki problemleri ve çözüm önerilerini, Hobsbawm tarzında (ki Hobs, Berkes'ten sonra doğmuştur ama Türk olduğumuzdan dolayı, süper star akademisyenlerimizi tanıtmamıza gavur akademi engelliyor) neden-sonuç ilişkileriyle alabildiğine farklı görüşlere yer vererek anlatıyor. Yanlış bildiğimiz kavramları tanıtmakla işe başlıyor Berkes, feodalizm, sekülerizm, laiklik gibi kavramların kökenine inip; Batı'dan kafamıza göre her kavramı alamayacağımızı çünkü o kavramın tanımının o yöreler içerisinde bir anlam kazandığını kendince açıklıyor. Bunu yapmasının sebebi ise o dönemde topraklarımızda çetin bir laiklik tartışmalarının başlaması. Kitapta da sıkça dile getirdiği üzere, Türkler bilmedikleri bağlamdan yeni öğrendikleri kelimeleri bildikleri bağlamda yanlış kullanmasıyla meşhur bir Orta Asya medeniyetidir. Buna sıkça yer verir Berkes ve dolaylı yoldan aslında 1960'lı yıllarda dönen ızgara ateşli laiklik tartışmalarında
Parvus Efendi isimli okura yanıt verildi
Parvus Efendi
Patakute niye kızayım, dilediğiniz gibi linç etmekte özgürsünüz. Mutlu okumalar :)
Latifeci "Solcu"
@BabaFakoo Mevzu uzun. Niyazi Berkes'i hırpalamamıza kızan "solcu" yu çemkirmeler derlemesi aşağıdadır. Meraklısına. Ciğerlerini bildiğimiz daevrimci luuzır tayfasını, gerek siklet farkından, gerekse merhametimizden dolayı pek hırpalamak istemeyiz. Ancak bu cesuryüreğin, emek emek mügalatasını karşılıksız bırakmak da bize yakışmaz. Ad hominem bal Fadimem nasıl yapılırı da öğrenmiş olur. Birkaç nörona muhtaç bir zihin için hayli iyimser bir oranlamayla "bazı" cümlelerimizi anlamakta güçlük çektiğini söylemiş, (bu cümlemizi de anlamak için birkaç kere okuduğundan şüphemiz yok). Metodoloji, belge vs kafasının basmadığını söyleyemesi ise kafasının basmadıklarını sınırlama açısından pek iddialı olmuş (tekrar okumuş olabilir). Kendilerinden başka herkese bir tahkir ifadesi olarak "sağcı" dediklerinden, bizi de öyle sanmış. Berkes gömümüzü "reddiye" sanmış, yetmemiş yazdığı mugalataya da "reddiye" demiş. "Nefretgam" benzetmesiyle idrak seviyesi hakkında ümitvar olmuştuk. Fakat, Pataküte'ye yaptığı"alalade" yakıştırması ve onu, eli vileda sopalı medya şebelekleriyle bir tutması, kendine getireceğini umarak birkaç sille aşketmemizi de gerekli kılmıştır. Futboldan dahi anlamadığından Berkes'in yaptığı atraksiyon üzerinden bize gol attığını sanmış. Berkes'in ömrü Cumhuriyet etkilerini görmeye yetmedi ki, diyerek, Berkes'in 1988'de sixfiitandır olduğunu bilmediğini de göstermiş. Yoksa matematik seviyesi de mi fecaat Allah bilir. Yedi kere dokuz??? Berkes kitabı kısa tuttuğu için adam değil dediğimizi de sanmış. Berkes'in kitabı için yazdığmız "Eğitimini de aldığı zamanın hakim Batı bakış açısının, yerele özel ve katkıdan mahrum tekrarıdır." cümlesini de anlayamamış, kapasitesini aştığı aklına gelmediği gibi, bir de anlam bozukluğu var demiş. Bu cümlemizden mental sendrom

Parvus Efendi

@parvusefendi
·
İyi denemeydi Fahrettin
Normalde buraları pek aktif kullanmam, sadece okuduğum kitapların incelemelerini merak ederim farklı bakış açıları ile okuduklarım nasıl yorumlanabilir diye. Bu kitabı çok beğendim, özellikle kurgusu şu ana kadar okuduklarım arasında özel bir yere sahip. Önce incelememi yazayım, daha sonra attığım neden böyle bir başlık attığımı açıklarım. Pek yazı yazan birisi değilim, eğer hata bulursanız mesaj atmaktan çekinmeyin lütfen. Öncelikle kitabın konusu ile başlayayım; kitap III.Selim döneminden başlayarak Osmanlı ve devamında Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma bağlamında iki yüz elli yıllık yapısal değişimini anlatıyor ve sanılanın aksine ana odak konusu din değil hatta din ile ilgili kısımları ziplersek belki kitabın yüzde onunu anca oluşturur. Kitap yöremizin askeriye, dil, eğitim, siyaset, millet, kimlik, ekonomi, diplomasi, altyapı gibi alanlardaki problemleri ve çözüm önerilerini, Hobsbawm tarzında (ki Hobs, Berkes'ten sonra doğmuştur ama Türk olduğumuzdan dolayı, süper star akademisyenlerimizi tanıtmamıza gavur akademi engelliyor) neden-sonuç ilişkileriyle alabildiğine farklı görüşlere yer vererek anlatıyor. Yanlış bildiğimiz kavramları tanıtmakla işe başlıyor Berkes, feodalizm, sekülerizm, laiklik gibi kavramların kökenine inip; Batı'dan kafamıza göre her kavramı alamayacağımızı çünkü o kavramın tanımının o yöreler içerisinde bir anlam kazandığını kendince açıklıyor. Bunu yapmasının sebebi ise o dönemde topraklarımızda çetin bir laiklik tartışmalarının başlaması. Kitapta da sıkça dile getirdiği üzere, Türkler bilmedikleri bağlamdan yeni öğrendikleri kelimeleri bildikleri bağlamda yanlış kullanmasıyla meşhur bir Orta Asya medeniyetidir. Buna sıkça yer verir Berkes ve dolaylı yoldan aslında 1960'lı yıllarda dönen ızgara ateşli laiklik tartışmalarında
Parvus Efendi isimli okura yanıt verildi
Parvus Efendi
Patakute seviyenizi molla sirat sanmistim, siz seviyeyi altay cem merice , teoman duraliya dusurmussunuz. Ne diyelim, inandiginiz Allah hidayet etsin ben anca bu kadar ugrasabildim.
Latifeci "Solcu"
@BabaFakoo Mevzu uzun. Niyazi Berkes'i hırpalamamıza kızan "solcu" yu çemkirmeler derlemesi aşağıdadır. Meraklısına. Ciğerlerini bildiğimiz daevrimci luuzır tayfasını, gerek siklet farkından, gerekse merhametimizden dolayı pek hırpalamak istemeyiz. Ancak bu cesuryüreğin, emek emek mügalatasını karşılıksız bırakmak da bize yakışmaz. Ad hominem bal Fadimem nasıl yapılırı da öğrenmiş olur. Birkaç nörona muhtaç bir zihin için hayli iyimser bir oranlamayla "bazı" cümlelerimizi anlamakta güçlük çektiğini söylemiş, (bu cümlemizi de anlamak için birkaç kere okuduğundan şüphemiz yok). Metodoloji, belge vs kafasının basmadığını söyleyemesi ise kafasının basmadıklarını sınırlama açısından pek iddialı olmuş (tekrar okumuş olabilir). Kendilerinden başka herkese bir tahkir ifadesi olarak "sağcı" dediklerinden, bizi de öyle sanmış. Berkes gömümüzü "reddiye" sanmış, yetmemiş yazdığı mugalataya da "reddiye" demiş. "Nefretgam" benzetmesiyle idrak seviyesi hakkında ümitvar olmuştuk. Fakat, Pataküte'ye yaptığı"alalade" yakıştırması ve onu, eli vileda sopalı medya şebelekleriyle bir tutması, kendine getireceğini umarak birkaç sille aşketmemizi de gerekli kılmıştır. Futboldan dahi anlamadığından Berkes'in yaptığı atraksiyon üzerinden bize gol attığını sanmış. Berkes'in ömrü Cumhuriyet etkilerini görmeye yetmedi ki, diyerek, Berkes'in 1988'de sixfiitandır olduğunu bilmediğini de göstermiş. Yoksa matematik seviyesi de mi fecaat Allah bilir. Yedi kere dokuz??? Berkes kitabı kısa tuttuğu için adam değil dediğimizi de sanmış. Berkes'in kitabı için yazdığmız "Eğitimini de aldığı zamanın hakim Batı bakış açısının, yerele özel ve katkıdan mahrum tekrarıdır." cümlesini de anlayamamış, kapasitesini aştığı aklına gelmediği gibi, bir de anlam bozukluğu var demiş. Bu cümlemizden mental sendrom

Parvus Efendi

@parvusefendi
·
İyi denemeydi Fahrettin
Normalde buraları pek aktif kullanmam, sadece okuduğum kitapların incelemelerini merak ederim farklı bakış açıları ile okuduklarım nasıl yorumlanabilir diye. Bu kitabı çok beğendim, özellikle kurgusu şu ana kadar okuduklarım arasında özel bir yere sahip. Önce incelememi yazayım, daha sonra attığım neden böyle bir başlık attığımı açıklarım. Pek yazı yazan birisi değilim, eğer hata bulursanız mesaj atmaktan çekinmeyin lütfen. Öncelikle kitabın konusu ile başlayayım; kitap III.Selim döneminden başlayarak Osmanlı ve devamında Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma bağlamında iki yüz elli yıllık yapısal değişimini anlatıyor ve sanılanın aksine ana odak konusu din değil hatta din ile ilgili kısımları ziplersek belki kitabın yüzde onunu anca oluşturur. Kitap yöremizin askeriye, dil, eğitim, siyaset, millet, kimlik, ekonomi, diplomasi, altyapı gibi alanlardaki problemleri ve çözüm önerilerini, Hobsbawm tarzında (ki Hobs, Berkes'ten sonra doğmuştur ama Türk olduğumuzdan dolayı, süper star akademisyenlerimizi tanıtmamıza gavur akademi engelliyor) neden-sonuç ilişkileriyle alabildiğine farklı görüşlere yer vererek anlatıyor. Yanlış bildiğimiz kavramları tanıtmakla işe başlıyor Berkes, feodalizm, sekülerizm, laiklik gibi kavramların kökenine inip; Batı'dan kafamıza göre her kavramı alamayacağımızı çünkü o kavramın tanımının o yöreler içerisinde bir anlam kazandığını kendince açıklıyor. Bunu yapmasının sebebi ise o dönemde topraklarımızda çetin bir laiklik tartışmalarının başlaması. Kitapta da sıkça dile getirdiği üzere, Türkler bilmedikleri bağlamdan yeni öğrendikleri kelimeleri bildikleri bağlamda yanlış kullanmasıyla meşhur bir Orta Asya medeniyetidir. Buna sıkça yer verir Berkes ve dolaylı yoldan aslında 1960'lı yıllarda dönen ızgara ateşli laiklik tartışmalarında
Parvus Efendi
Molla Sırat'a Bu yazıyı normalde kendi sayfamda paylaşmam gerekir ama hem bu platformu aktif kullanmadığımdan dolayı takipçim yok, hem de sağcı takipçileriniz benim gibi bir zangocu takip etmeyeceklerdir. Bu sebeple burada paylaşayım. Esasında yazıda yine içi boş sağcı konuşmaları var. Eğer sağ siyasete atılmak isterseniz, şimdi tam zamanı ahahahah Öncelikle sağcılar hakkındaki önyargılarımı kırdığınız için teşekkür ediyorum. Kitle olarak beklediğimden çok daha komikmişsiniz ahahaha, Anlamadım dediğim yerlerde bile bunu benim "birkaç nörona muhtac" olmama bağlamışsınız. Tartışmada ilk Ad Hominem kavramını kullanan tartışmayı kaybeder, prensibi gereğince sanırım zafer tacımı gülerek takacağım. Benim yazımda muhatabım siz değildiniz aslında, sadece sağcıların ne kadar komik olabildiklerini göstermek için sizleri örnek göstermiştim. Sağcı değilmişsiniz kendi tabirinizle, ama maalesef "Ben kadın hissediyorum" diyen erkeklere takındığınız tavır gibi, sizlere atfedilen sıfatı "ben kendimi sağcı hissetmiyorum lütfen bana they/them deyiniz" diyerek reddedemezsiniz. Çünkü sağcı olmak politik bir seçenek değil, politik bir yönelimdir. Sizlere kızmıyorum çünkü yetiştirilme tarzınızı kendiniz seçmediniz, zaten kim sağcı bi ailede doğmayı seçer ki ahahaha. Yazınıza gelecek olursak, misvak dergisinde yayınlanacak kadar multi süper kalitedeki sağ mizahınızı elediğimde geriye yine hiçbir şey kalmıyor. Sorduğum sorulara da "Bal Fadimem" ile cevaplar vermişsiniz. Toplamda iki noktayı konuşmuşsunuz 1. Ömrü yetmedi mevzuu (çift u kullandım ki daha iyi anlayın ahahah): Aslında buradaki cevabınızi kitabı okumadığınızı göstermiş, çünkü okusaydınız elinizdeki kitabın (yapı kredi yayınları'nın edisyonunu incelemişsiniz) yayına hazırlayanın önsözü kısmında (sayfa 10) Berkes'in kendi oğlunun, babasının yeni bir baskıya hazırlandığı ve bununla alakalı birçok notlar aldığını aktardığını görürdünüz. Zaten kitapta da neredeyse har birkaç sayfada bir, Berkes'in önceki basımda değiştirmek istediği yerleri not aldığını ama takdir edersiniz ki siksfiitandır'a kavuştuğundan yeni edisyonu kendisinin hazırlayamadığını görürdünüz. Peki tamam kabul, siz sağcı olduğunuzdan önsöz ve dipnotlar okumuyorsunuz, en azından kitabın son paragrafını okumalıydınız: "Bu mirasın geçen 50 yıl içinde ne ölçülele kadar etkili olduğunu, etkilerinin toplumun yapısında, kişilerin yaşamında ve yaşantısında ne gibi sorunlar yarattığını, bunlardan ayrılmaların veya buna aykırı tutumların, hangi şartlarda ve hangi koşullar altında çıktığını ayrıca incelemek gerekir. bunu 50. yıl dönümünde yapanların çıkacağını umarız." Gördüğümüz gibi,Berkes zaten bununla alakalı kitapta da yapılması gerektiğini belirtiyor. Şimdi duralım, çünkü burası sağcıların komikliğini geçip sağcı ahlakını gösteriyor. Bakalım ben ne demişim: ""Çağdaşlaşmak için laikliği yeterli görmez, hatta çağdaşlamayı sekülerlikle bir görür. Gelişim için geleneklerden sıyrılmayı şart koşar. Büyük sosyolog olduğundan mütevellit Cumhuriyet ile birlikte gelen devrimlerin milletteki etkileri nelerdir falan o konulara girmez." Hayır adam zaten ömrü yetmemesini geçtim, yetse bile kitapta da demiş o kadar "Abi orası inanılmaz uzun, o etkileri de ya bi başkası anlatsın ya da ayrı bi kitap yapalım yahu" diye. Kitap uzunluğu pattakutte'nin isteğinden ufak olduğundan güccük bir sosyolog oldu Berkes. Bir de şu paragrafın ilk cümlesinde ne anlattığını anlamadım, yeni kavram öğrenmiş sağcı heyecanına yenik düşmüş anlaşılan." Peki siz (keyfiniz, kahyanız ve kılıç salladığınız yel değirmenleriniz dahil buna) ne demişsiniz: "Futboldan dahi anlamadığından Berkes'in yaptığı atraksiyon üzerinden bize gol attığını sanmış. Berkes'in ömrü Cumhuriyet etkilerini görmeye yetmedi ki, diyerek, Berkes'in 1988'de sixfiitandır olduğunu bilmediğini de göstermiş. Yoksa matematik seviyesi de mi fecaat Allah bilir. Yedi kere dokuz???" Önerme 1: Ben Berkes'in ömrü Cumhuriyet etkilerini görmeye yetmedi ki demişim. Yazdığım yazı: "Abi orası inanılmaz uzun orasını da başkası yazsın" Adamın cumhuriyet devrimlerini görmeye ömrü yetmedi dediysem neden Berkes'i konuştururken "orası inanılmaz uzun" dedirteyim ona? Normalde bu cümlenizden art niyet ararım ama gördüğüm kadarıyla merdiven altı medreselerden mantık "ilmi" kaldırılmış sadece belagat okutuyorlar o yüzden bu hatanızı sağcı olmanıza bağlıyorum yoksa çok büyük nezaketsizlik. (sanki yazının kalanı değimiş gibi ahahahah) Önerme 2: "Cumhuriyet ile birlikte gelen devrimlerin milletteki etkileri nelerdir falan o konulara girmez." Berkesin yazdığı yazıdan da gördüğümüz gibi sağcı olunca anca şaka yapılabiliyor, yoksa adamın kendisinin de bu devrimlerin etkilerinin ne kadar önemli olduğunu ve üzerinde durulması gerektiğini, ayrı bir kitapla incelenmesi gerektiğini kitapta ısrarla bahsettiğini okuyabilidğiniz halde çamur atmışsınız. Belki, Berkes okuyunca kafir olurum düşüncesine girdiğinizden kitabı yarım yamalak da okumuş olabilirsiniz ama naapıyoruz sevgili sağcı arkadaşım? Yarım yamalak okuduğumuz kitaplara eleştri yazmıyoruz. Hele hele, kitabı okumuş birisi bizim eleştrimizi "Delöz metin tenkidi" yapınca da, en azından susup cevap vermiyoruuuz. Önerme 3: "Berkes'e sosyalist olduğu için saydırdığımı sanmış." Yazdığım yazı: ""Türkiye ve Arap ülkelerinde toplumsal sınıflar henüz zayıf olduklarından, Sosyalizme geçişin asker ve aydınların iktidarıyla olabileceğini savunur. Kemalizm ile Sosyalizm karması bir diktatorya arzusu bile, seviyesi için iyi bir göstergedir." Ahahah. Yahu adam solcuysa, bu neyin seviyesini gösteriyor tam olarak? Sosyalistlerin tamamı proleter diktasını savunuyor, bu sosyalistlerin seviyesiz karaktersiz adamlar olduğunu mu gösteriyor? Sovyetlerin kuruluşundan, Küba'ya, Çin'e sol harekete bakarsak zaten bunun beklenmesi normal değil mi? Adam kısaca diyor ki: "Ben sağcıyım, ve doğruyum. Siz sağcı değilseniz, seviyesiz ve karaktersizsiniz". Çok sağ ol pattakutte, çok sağ ol. Hayır biz size seviyesiz diyor muyuz? Cık cık cık." Şimdi bir daha bakalım, büyük puntolarla: "Kemalizm ile Sosyalizm karması bir diktatorya arzusu bile, seviyesi için iyi bir göstergedir." Ahahah. Yahu adam solcuysa, bu neyin seviyesini gösteriyor tam olarak? Sosyalistlerin tamamı proleter diktasını savunuyor, bu sosyalistlerin seviyesiz karaktersiz adamlar olduğunu mu gösteriyor?" Hayır arkadaşım hangi çiftliğinin yumurtası olduğun da belli, ama insan bari utanır da siler yazısını sen inatla sanki dememişsin gibi yazmışsın yahu. Dedelerinin mezar taşlarını okuyamayan bir nesilden kendi yazdığını okuyamayan sağcı ve kinder süt dilimi nesle çok hızlı geçtik sanki ahahah. Önerme 4: "Eğitimini de aldığı zamanın hakim Batı bakış açısının, yerele özel ve katkıdan mahrum tekrarıdır." cümlesini de anlayamamış, kapasitesini aştığı aklına gelmediği gibi, bir de anlam bozukluğu var demiş." Şimdi soralım, bu cümledeki özne nedir? Önceki cümlede özne Berkes'in kendisiyken bu cümlede özne yok. Bu cümlenin öznesi Berkes mi, Berkes'in kitabı mı? Veya bir sonraki cümlende Osmanlı'nın teokratik bir yönetim olup olmadığı üzerine çelişkili düşünceleri mi? Sen yazını okuyunca sürekli kopmaz bir dil görüyosun da ben mi yanılıyorum acaba diye ciddi ciddi düşündüm, sonra sağcı olduğun yine aklıma geldi ahahaha Önerme 5: "Yazarı gömme butonu olmadığından, bir bilinen eseri üzerinden müellif didiklemesi yaptığımızdan haberi olmaması normal. Berkes'in diğer eserlerindeki pespayeliklerinden bahsetmemize ve kaynak göstermememize bozulmuş." Tabii ki bir sağcıya asla kaynak sorulmaz, hele hele bir sağcının "İslamolog" bir akademisyene yönelik "İslamı da bilmez, gerçekten bilmez. Son Vahiy üzerine cehaleti inanılır değildir. Bu cehaletin, tüm eserlerinde ışıl ışıl parladığı da Vahiyden biraz nasiplenenlerin malumudur." şeklindeki eleştrisini saçma bulmak söz konusu dahi olamaz. Çünkü sağcıya iman etmek gerek, tek akıllımız o ve Son vahiyden nasiplenmiş olduğundan kaynak belirtmesine gerek yok. Okudum diyosa okumuştur. Önerme 6: "Berkes'in diğer eserlerinden ve hakkında yazılanlardan biraz haberdar olsa bizden yüksek lisansvari yazı beklemezdi. Bilmediği kişi ve konular üzerine goygoy yerine, tek bir iddiamızı boşa çıkaracak delil koysaydı da nazar boncuğu niyetine kabullenseydik." Şimdi mesela, hakkaten mesela ciddi soruyorum madem beni muhatap kabul ettin ciddi bi cevap isterim senden. Niyazi Berkes'in dini cehalet içerisinde yüzdüğünü iddia eden sensin, ben de neye dayanarak bunu söylüyosun babacım diye sormuşum, sence iddianı nasıl boşa çıkarabilirim? "Niyazi Berkes, Yasin okuyo"r youtube videosu mu atayım? Adamın bu konuda cahil olduğunu iddia eden sensin, "neye dayanarak söylüyosun" diyorum, "cahil olmadığını ispat et diyorsun." Sorsan sarhoş bizizdir ahahaha Önerme 7:"Berkes vasatının akademik hayatı hakkında istihza ile yaptığımız kapı gibi doğru göndermeleri, Wiki çöplüğüyle kıyası ile üçotuzluk seviyesini de tarumar etmiş. Ohaaa, Yuh hönkürmeleri eşliğinde "salladığımızı" da sanmış. Vay Şikago, hele Mekcil ağızlarıyla saçıvermiş komplekslerini. O yıllarda sınıf atlayarak kayıt oluyor vasat üstü Türk öğrenciler ama bu Wikici'ye gel de anlat. Berkes feylırı, Makcil'den önce kaç tane red yemiş bu Wikiciye gel de anlat. Konuyu üni tokuşturmaya getirmesi de ayrı ibretlik." Yazdığın yazı: "Türkiye bir bilmemne kaybetti" ci sığıntıların dedesi olup, ekmeğinin derdine yurtdışına göçmüştür. Amerika'daki üniversitelere yaptığı başvuruların tamamı reddedilmiştir. O yıllarda Banu Alkan'a kürsü verebilecek bir Kanada üniversitesinde işe İslamolog (bak sen) olarak işe başlar." Akademisyen olmadığın ne kadar da belli ahahah. Ne isterdim biliyor musun? Keşke suratınız bizimki kadar kızarabilse. Noldu şimdi çamura yattın da? Sen de biliyosun Chicago'dan kabul almanın büyük bi başarı olduğunu, sen de biliyosun McGill üniversitesinin kalitesini. Çamur atarken kimsenin gelip de eleştirmeyeceğini sandığından sallayıp durmuşsun. Hayatında başvurduğu her üniversiteden kabul alan akademisyen var da ben mi bilmiyorum? Ne acaib (b ile yazdım samimiyetime inan) adamlarsınız yahu siz. Bir daha yazıyorum koca koca puntolarla ki iftiraya giriyor bu dediğin: "Amerika'daki üniversitelere yaptığı başvuruların tamamı reddedilmiştir" Doktorasına kabul aldığı qs sıralama 21 olan Chicago üniversitesi de Pakistan Karachi'de değil mi? Sağcı olduğunuzdan mı yalan söylüyorsunuz yoksa yalan söylemeye teşne olduğunuzdan mı sağcılığı seçtiniz? Yazınızın kalanında sadece sataşma ve "cevap bile vermiyorum"larla eğlenmişsiniz bakıyorum. Ama aslında eğlenmek için bana ihtiyacınız yoktu. Siz sağcısınız, sizin dar dünya görüşünüz dışında kalan herhangi bir şeyi alaya alarak ve ona iftira atarak da eğlenebilirdiniz. Sonuçta sizden "yüksek lisansvari yazı" ( ki bu da ne demekse, heralde tez demek istediniz) beklemiyor kimse. Umarım bu yazıyı silmezsin Ey Molla Sırat, bari bu kadarına utan ahahaha
Yasayı Geri Çekin!
Sokak hayvanları ile ilgili yasanın kabulü, hem hayvan haklarına saldırıdır; hem de bu ülkeiçin kara bir lekedir. Kuduz hayvan saldırılarında ölen milyonlarca çocuktan bahsediyorlar. Buna elbet ben de üzülüyorum. Ama hiçbir canlının ölümüne biz karar veremeyiz. Vermemeliyiz. Bu vicdanı olan insanların yapmaması gereken bir olay. Kuduz hayvanların uyutulması yerine tedavi edilmesi ve kısırlaştırılması yolu varken, uyutmak niye?! Niye yahu niye?! İdam mahkumlarına bile defalarca şans verilmişken, neden ağzı olup dili olmayan bu canlıların ölümüne karar verebiliyoruz..! Lütfen yapmayın, lütfen.. Lütfen.. LÜTFEN!!
Duygu ve Düşünce
Parvus Efendi isimli okura yanıt verildi
Parvus Efendi
Emre Uçar Ben teşekkür ediyorum, sadece yararcı-hümanist birbiriyle zıt iki kelime demek istemiştim. Nasyonel sosyalizm gibi bir zıtlık. Tanıştığıma tekrardan memnun oldum, iyi okumalar dilerim :)