8/10
·240 syf.··
2025 82. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 18:49
maryse conde Fransız Denizaşırı Bölgesi ve Guadeloupe'den bir Fransız romancı, eleştirmen ve oyun yazarı, Condé'nin yazıları, Karayipler'deki kölelik ve sömürgecilikten kaynaklanan Afrika diasporasını araştırır .Condé'nin 2023 tarihli romanı Yeni Dünya'ya Göre İncil , Uluslararası Booker Ödülü'ne aday gösterildi ve 86 yaşında, ödüle aday gösterilen en yaşlı yazar oldu. ****kitabın konusuna gelirsem Maya paskalya gecesinde bir ahırda güzel yüzlü bir çocuk dünyaya getirir ama maya nın ailesinin bebekten haberi olmadığı için bebeği ahırda bırakmak zorunda kalır. ***ahırımızın sahibi ise Elulai ve Jean pierre dir.bu çiftimizin çocuğu yoktur,ahırda doğan bebeği tanrının onlara gönderdiğini düşünürler ve onu evlat edinirler .bebeğimizin adı PASCAL.Pascal beş yaşına geldiğinde evlatlık olduğunu öğrenir. ***Pascal ı en iyi eğitimi vermek isterler ama pascal eğitim konusunda pek dirayetli değildir.liseyi zor bitirir,genelde ailesinin zengin çevresiyle münasebeti yoktur fakirlerle ilişkisi daha kolay gelir. ***pascal hep annesinin kim olduğunu öğrenmek ister ve bir gün hiç beklemediği bir anda annesi onu bulur bu arada pascal sanki biraz çapkındır(babası gibi)anne babanın da kim olduğunu anlatır .baba önceden çapkın ,vurdumduymaz biri sonradan yardımsever ,her yardıma ihtiyacı olan ülkeye giden bir adam bu arada özel jeti var adam biraz zengin... ****pascal hep dünyayı nasıl iyi bir hale getirebilirim ,değiştirebilirim amacındadır bu arada amcayla da tanışır onunla ilişkisi yakındır ama bir türlü baba ile görüşemez. ***baba da bu arada insanlara yardım için uğraşır,birçok fakir insana yardım etmiştir insanların gözünde bir nevi peygamber.pascal da onu oğlu olarak bu mertebede görülmektedir. *** pascal ın insanlarla olan ilişkisi,kadınlara bakış tarzı,insanlık için ne
Yeni Dünya İnciliMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 202510 okunma
Yazılanla yakılanın arasındadır edebiyat...
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 14:21
Geçmişte bazı insanların dünya görüşleri, yaşayışları ve toplumda yer ediş şekilleri kendinden sonraki nesillerin yaşamlarına ilham olmuştur. Bu güzel eseriyle tanımış olduğum yazar da tarih boyu parlayan ilham huzmesi içinde dolaşarak; Çiçero'dan Cervantes'e, ünlü Rus edebiyatçılarından Antik Çağ felsefecilerine, Hoca Ahmet Yesevi'den Mehmet Akif'e, İbn-i Sina'dan Akşemseddin'e, Pascal'dan Beethoven'a, Van Gogh'dan Newton'a, Kierkegaard'dan Schopenhauer'e kadar tarih boyu felsefe, din ve düşünce sahnesinde başrol oynamış isimlerden günümüze ışık tutuyor. Antik çağdan günümüze kadar insan olmanın gerekliliği ve gerçekliğinin hiç değişmediğini ispatlayan bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Güneşimin Önünden Çekil A. Ali Ural
Güneşimin Önünden ÇekilA. Ali Ural · Şule Yayınları · 20221,159 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
19. Yüzyıl Rusya'sının Fikri ve Sosyal Panoraması
9/10
·904 syf.··
2025 54. kitabı
Giriş: Romanı Anlamak İçin Tarihe Bakmak Fyodor Dostoyevski'nin "Ecinniler"i yalnızca bir roman değil, siyasi bir otopsidir. Dostoyevski, bir cerrah titizliğiyle 19. yüzyıl Rusya'sının cesedini masaya yatırır ve onu nihayetinde tüketecek olan ideolojik patolojileri teşhir eder. Eser, Batı'dan ithal edilen radikal fikirlerin Rusya'nın geleneksel dokusuyla çarpışmasından doğan kaosu, ahlaki çürümeyi ve ruhsal bunalımı bir taşra kasabası ölçeğinde ustalıkla resmeder. Bu metnin amacı, romanda geçen ve dipnotlarla aydınlatılan kilit olayları, akımları ve şahsiyetleri inceleyerek, esere katmanlı anlamını ve tarihsel derinliğini kazandıran atmosferi okuyucuya sunmaktır. Zira "Ecinniler"deki karakterlerin trajedisini, diyaloglarının ateşini ve kehanet niteliğindeki sonunu tam anlamıyla kavrayabilmek, onların içinde yaşadığı ve nefes aldığı tarihsel bağlama nüfuz etmekle mümkündür. 1. Siyasi ve Fikri Akımlar: Çatışan İdeolojiler Çağı 19. yüzyıl Rusya'sı, entelektüel dünyasını şekillendiren ve birbiriyle kıyasıya mücadele eden felsefi ve siyasi hareketlerin arenasıydı. Batıcılık, Slavcılık, ütopik sosyalizm ve nihilizm gibi akımlar, yalnızca aydınların salonlarında tartışılan soyut kavramlar olmaktan çıkıp, toplumun her kesimini etkileyen somut eylemlere ve derin kutuplaşmalara yol açtı. Dostoyevski, "Ecinniler" romanını bu ideolojik savaşlar için bir sahne olarak kurgulamıştır; karakterlerinin dünya görüşleri, ahlaki ikilemleri ve yıkıcı eylemleri, bu çatışan akımların doğrudan birer yansımasıdır. 1.1. Petraşevskiy Topluluğu ve Fourier'ci Ütopyacılık Romandaki gizli devrimci hücrelerin tarihsel öncüllerinden biri, 1846-1849 yılları arasında faaliyet gösteren Petraşevskiy Topluluğu'dur. Dostoyevski'nin kendisinin de gençliğinde bir üyesi
Edebiyat
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Kitap yorumum
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 00:00
LİZBON'A GECE TRENİ Lizbon'a Gece Treni kitabının yorumuyla sizlerleyim. Lizbon'a yaptığı yolculukla hayatında değişimin sinyallerini veren Raimund Gregorius'un hikayesine şahitlik ediyoruz. Portekizli bir kadının ardından bilinmeze doğru bir yolculuğa çıkan Gregoruis, aradığı soruların cevaplarını bulabilecek mi? İnsanların hem ruhuna hem de zihinlerinde dokunan bir okuma oldu. Lizbon'a Gece Treni kitabından bahsedecek olursam; Raimund Gregorius'un hayatında her şeyin değiştirecek olan gün, diğer günler gibi başlamıştı. Ama nereden bilebilirdi o gün hayatının tamamen değişeceğini. Köprüde gördüğü kadın, Gregoruis'u çok etkiledi. Kadının ana dilinin Portekizce olduğu dışında başka bir şey bilmiyordu. Gregorius, Hirschengraben'deki İspanyol kitapevine gitmeyeli yıllar olmuştu. Önceden eski eşi Florence için kitap almaya gidiyormuş. Kitapevin'de Sözlerin Kuyumcusu isimli Portekizce kitabını aramaya koyuldu. Kitapevinin sahibinin yardımıyla da aradığı kitabı kısa sürede buldu ve hiç düşünmeden parasını ödeyip aldı. Gregoruis, eve dönünce Yunan arkadaşıyla yaptığı konuşmada Portekizli kadını ve aldığı kitabı anlatıyor. Lizbon'a nasıl gidebileceğine dair arkadaşından tavsiyeler alıyor. Gregoruis, arkadaşından edindiği bilgiler ışığında Lizbon'a gitmek için Cenevre'ye gidiyor. Cenevre'den de Lizbon'a gitmekte olan trene bilet alıyor. Adını bile bilmediği bir kadının ardından Lizbon'a gitmek Gregoruis için büyük bir maceranın habercisi gibi duruyor. Kitapla kalın dostlar #okudumbitti #kitapyorumu #bookstagram #keşfet öneçıkar #trenyolculuğu #lizbon #cenevre #erdeminkitapligi #lizbonagecetreni #pascalmercier #siakitap #sayfa412
Edebiyat
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,193 okunma
Hiçbir Şey Yapmama Kitabı
8/10
·264 syf.·
2025 6. kitabı
Jenny Odell, dijital alanda uzmanlaşmış Amerikalı bir görsel sanatçıdır. Aynı zamanda Stanford Üniversitesi'nde sanat profesörü ve İngiliz edebiyatı mezunudur. Filipinler'den bir anne ve Amerika Birleşik Devletleri'nden bir babadan dünyaya gelmiş. Hem Batı kültüründe hem de dışarıda bir ayakla "ikisi arasında" olmasına izin veren bu çifte kimlikten dolayı rahat olduğunu söylüyor. Cupertino'da (Apple’ın genel merkezi) büyüdü ve şu anda Oakland'da yaşıyor. 21. yüzyılda "Hiçbir Şey Yapmamak" Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçek bir olaydı. Özellikle Barack Obama'nın onun hakkında söylediği birkaç sözden sonra… O zamandan beri yazar sanatsal enstalasyonlar yaratmaya, öğretmeye ve yazmaya devam etmiş. Ayrıca dijital çağda verimlilik kültürü ve ekolojisi konusunda da birçok makale yazmıştır.  Eğer hiçbir şey yapmamak tek gerçek çağdaş devrimci eylem olsaydı, sonunda bizi ekranda geçirilen boş zamanın zulmünden uzaklaştıran eylem olurdu. Sürekli tüketen bir dijital üretkenlik ölçütüyle değerlendirildiğimiz, dikkatimizden para kazanmak için tasarlanan teknolojilere bağımlı bir dünyada, boş zamanın anlamı nedir? Çünkü bu anlar dijital hayatımıza tüketmek için boş zamandan başka bir şey olarak mı veriliyor? Ya da mevcut boş zamanımızdan para kazananlar için kendimiz bir ürün müyüz? Bunlar, Odell'in dikkat ile olan ilişkimizi, dünyadaki yerimizi ve doğa ile olan bağlantımızı sorgulayan bu aydınlık makalesinde ortaya koyduğu sorular. Dijital detoks tariflerinden uzak olan bu metin, okuyucuyu bir deneme ile bir direniş manifestosu arasında felsefi, şiirsel ve bilgili bir yolculuğa davet ediyor. Atlantik'teki viral bir fenomenin kökenindeki Odell'in tezleri, Amerika'nın en çok satanı haline gelen ve Barack Obama tarafından vazgeçilmez bir okuma olarak kabul edilen bu kitapta
Alıntı
Hiçbir Şey Yapmama KitabıJenny Odell · Siren Yayınları · 202414 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2024 138. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, "Sanman taleb-i devlet-i câh etmeye geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik". Yenişehirli Avni kitapta da anlatıldığı gibi demek istiyor ki, biz bu dünyaya makam mevki için gelmedik, biz bu dünyaya bir yâr için "âh" etmeye geldik. Âh etmek demek Allahu Teâlâ'ya tekrardan dönmeyi istemek demektir. Özlemek demektir. Biliyoruz ki Allah'tan geldik, Allah'a döneceğiz ve bu dünya bir manada bizim hasret çekmemiz gereken bir yer. Hayatımızın manası Allah'a ulaşma arzusu ve O'nun emirleri ve nehiyleri ile yaşamı güzel bir hale getirmektir. Öncelikle kitabın isminden başlamak istedim incelememe, çünkü başlık kitapta ne anlatılacağına dair fikir verme hususunda çok önemli bir yere sahiptir. Ve başlığın verdiği anlamlarda ayrı bir güzel, hem başta kendim unutmamak adına hem de okuyanlarla paylaşmak istedim. Kitabın 15. Bölümünde güzelce anlatılıyor. Kitap 17 bölümden oluşuyor, ve neredeyse her cümlesi her satırı insana birşeyler söylüyor, dikkatle ve sakinlikle okumak, üstüne düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Tek tek bölümleri ele alıp, özetlemeye çalışacağım Allah'ın izniyle. Çünkü bu kitabı iyi tahlil etmek gerekir. Elimden geldiğince yapmaya çalışacağım tekrardan, Bismillahirrahmanirrahim, 1. Bölüm; Bu bölümde en önemli gördüğüm nokta Sadettin Ökten'in hem kendisinin hem de çocuklarının ergenlik dönemlerinde ergence davranışlarda bulunmadıklarını ve bunun sebebinin de ailelerindeki otoritenin babalarının değilde, Resulullah ve Cenab-ı Allah'ın olmasından kaynaklandığından bahsediyordu. Bu nasıl olur peki Saadettin hocadan dinleyelim; mesela babam annem ve yakın aile çevresi bize önce insanları değil Hz Peygamberi sevmeyi öğretti. Bu çok mühim bir şey. Şimdi önceliği insan sevgisine veriyorlar. İnsan sevgisi ile başlarsanız bir yere
Âleme Bir Yâr İçin Âh Etmeye GeldikM. Kemal Sayar · Truva Yayınları · 20211,222 okunma