Gün geçtikçe baskı tren raylarının kıyısına kurulmuş çadırlardan panayır ve sirk çalışanlarının -paylaçoların, cambazların, binicilerin, cücelerin, kabak çekirdeği, sütlaç ve patates şekerlemesi satıcılarının- çadırlarına sıçrıyor. Suçları nedir? Belki de hiçbir suçları yoktur, Góngora gücünü göstermek için suçlulara değil âcizlere savaş açmıştır. Acaba güçlülere dokunmaya ne zaman cüret edecek? Ha!
Sayfa 106 - Everest Yayınları·Kitabı okuyor
«Biyo-dönüştürücü her sahil kolonisinin hayati noktasıdır. Bokumuzu, domates saplarımızı, patates kabuklarımızı, tavşan kemiklerimizi ve yarı çiğnenmiş kıkırdaklarımızı, saç kırpıntılarımızı ve tırnaklarımızı, düşen yara kabuklarımızı ve buruşmuş dokularımızı ve nihayetinde cesetlerimizi alır. Karşılığında da bize protein bulamacı, vitamin lapası ve gübre verir. Kimse dönüştürücü bulamacıyla yaşamak istemez ama çaresiz bir koloni bunu çok uzun süre yapabilir.»
Sayfa 41
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Neler buldunuz yolda? Bir yandan ilerleyip, bir yandan da ilerleyişinizi gözlemek nereye kadar olanaklı görünüyor şimdi size?
Sayfa 6 - *Sel yayıncılık, pdf·Kitabı okuyor
(...)bu bir soru değil, bir saptamaydı -nasıl siz saptıyorsu­nuz, karşınızdaki de saptayabilir.
Sayfa 5 - *Sel yayıncılık, pdf·Kitabı okuyor
Bir soruyu öncelikle, hızla, kendinize düşün­me payı ayırmadan yanıtlamanızı istiyorum: pata­tesi seçişinizde bir 'fantezi' peşine düşüş, bir öz­gün olma isteği, hatta, üzerinde onca durulacak, durulması gereken, durulmayı bekleyen sorun varken bir aldırışsızlık, kayıtsızlık yok mu, ne dersiniz?
Sayfa 5 - *Sel yayıncılık, pdf·Kitabı okuyor
Eğer çocuktaki hayal gücünün kökünü gerçekten kazıyabilirseniz, o çocuk büyüyünce bir patates olur.
Alıntı