dünyaya tek başıma dönemeyeceğim bir yere yuvarlanmıştım, bir hayatı normal bir şekilde idame etme, duygularımı denetleme kabiliyetimi yitirmiştim.
bir boşluk beni yutmuş, sonra geri kusmuştu.
Sonunda kız ölür ve oğlan yalnız kalır.
Gerçi oğlan kızın, Emilia'nın ölümünden bir kaç yıl önce yalnız kalmıştı.
Kızın adı Emilia ya da Emilia'ydı diyelim.
Oğlanın adıysa Julio. Julio'ydu. Hatta hala Julio. Julio ve Emilia.
Sonunda Emilia ölüyor, Julio'ysa ölmüyor.
Gerisi edebiyat.
"Çok ceviz yiyoruz" yazabiliriz; ama "ceviz severiz" yazamayız, çünkü "sevmek" kesin bir sözcük değil, belirginlikten ve nesnellikten uzak."Ceviz sevmek" ile "Anneannemizi sevmek"aynı şeyi ifade edemez. Birinci cümle ağızdaki hoş bir tadı belirtir, ikincisi duyguyu.
Duyguları tanımlayan cümleler çok belirsiz, bunları kullanmaktan kaçınıp nesnelerin ,insanların kendileriyle, yani olayların sadık betimlemeleriyle yetinmek lazım.