~ Deneme Türünde Özgün Bir Kalem ~
8/10
·173 syf.·
2026 37. kitabı
"Kendimi alıp da yazımın ortalık yerine oturttum mu, denemem başlamış demektir. Bu, boyuna kendimden açacağım, boyuna kendi fotografilerimi dağıtacağım anlamına gelmez. Doğrusunu söylemek gerekirse, kendimi yazının içinde bir paravananın arkasına gizler, denemeyi ordan yönetirim. Böylece, hem yüzümün mostrasını okurlardan kaçırmış olurum, hem de sonunda afra tafra satmaya varacak olan kendi düşlerimi, kendi vızvızlarımı arka planda tutarım." (s. 75) ~~~~~~~~ Deneme türünde özgün kalemlerden biri olan Salâh Birsel'den okuduğum ikinci kitap oldu. Yazılarını bir orkestrayı yönetir edasıyla ritmik bir yapı üzerinde ilerletiyor. Cümlelere takla attıran bir havası da var :) Denemenin başında anlattığı ile ortasında bağladıkları, bambaşka bilgelere, kişilere ve konulara uzanıyor. Fakat sonunda bir şekilde konuyu başladığı noktaya getirebiliyor. Arada anlatırken kullandığı kelimeler, yer yer muzip bir dil ve yaklaşımlarla kısa ama zengin bir içerik sunduğu denemelerin her biri okuması çok keyifli hale geliyor. Bazı yazılar dışında hemen hemen hepsi ilgimi çeken, aşina olduğum yazarlar, ilgi duyduğum konular üzerineydi. Yerli-yabancı şairleri, yazarları ve sanatçıları zikrettiği oldukça renkli, zengin bir aktarım sunuyor. Yakın zaman okumalarımda yer alacak Marcel Proust'a yer verdiği yazısı özellikle hoşuma gitti. Ayrıca, kitaplarından birkaçını okuduğum André Gide'ye de yazılarında sık sık atıfta bulunuyor. Bu sayede yer yer eleştirdiği, zaman zaman da övdüğü Gide'yi farklı bir yorumla tanıma imkanı bulmuş oldum. Kitaba ismini veren aynı başlıklı "Yapıştırma Bıyık" adlı ilk yazısı, yazarlıkla ilgili bir yakıştırması; daha doğrusu yazarlığın ne olmadığıyla ilgili. Detayı okumayı düşünenler öğrensin diyelim. Alışılmadık kelime seçimleri, söz oyunları ile metne ritmik bir anlatım
Edebiyat
Yapıştırma BıyıkSalâh Birsel · Sel Yayıncılık · 201463 okunma
9/10
·157 syf.··
2026 35. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 08:13
Romanın en büyük başrol oyuncusu ne Şuhov’dur ne de diğer mahkûmlar; o kamptaki eksi 30 derecelik soğuktur. Soljenitsin, soğuğu öyle bir anlatır ki, okurken parmak uçlarınızın sızladığını, soluğunuzun havada asılı kaldığını hissedersiniz. Burada zaman, akıp giden bir kavram değil, hayatta kalınan her dakikanın kazanılmış bir savaş olduğu katı bir maddedir. Şuhov’un sabah 5'teki kalk borusuyla başlayan ve akşam yatışına kadar süren günü, aslında 3653 günlük o devasa mahkûmiyetin mikro bir evrenidir. Slavoj Zizek'ın aktardığına göre biri totalitarizm mi dedi? Georg Lukács bu kitabı "sosyalist gerçekçilik" akımının en güzel örneklerinden biri olarak nitelendirmiş. Bizim algılayabildiğimiz gibi değil konu. Şöyle; Paydos zili çalmasına rağmen, Şuhov, ördüğü duvarı tamamlamak için hiç gerekli olmadığı halde, gardiyanlardan azar işitme pahasına koşturmaya devam eder. Akşam yattığında ise, bir duvar inşa ettiğini hoşuna gittiğini fark eder. Georg Lukács söylevi yani, ''işi bitirme itkisini maddi üretimi yaratıcı doyum olduğuna dair özgül sosyalist nosyonun Gulag'ın vahşi koşullar altında nasıl kaybolmadığının göstergesi'' olarak okur. Kitabın sonu, belki de dünya edebiyatının en can yakıcı cümlelerinden biriyle biter: "Şuhov, neredeyse mutlu sayılabileceği bir günün sonunda, huzurla uykuya daldı." Bu cümledeki trajediyi anlamak için kitabı bitirmek gerekir. Bir insanın "mutluluğunun", sadece o gün dayak yememiş olmasına veya bir parça tütün bulabilmesine indirgenmesi, sistemin caniliğini değil, insanın o korkunç uyum sağlama yeteneğini gösterir. Olağanüstü bir kitaptır.
1000Kitap
İvan Denisoviç'in Bir GünüAleksandr Soljenitsin · İletişim Yayınevi · 20211,418 okunma
Reklam
10/10
·208 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 22:38
İhsan Şenocak’ın İslam’ın Kızına adlı kitabı, bugün “medeni” olduğu iddia edilen yabancı ülkelerin geçmişte kadınlara yaşattığı acıları hatırlatarak başlıyor. Bu yönüyle kitap, bize sunulan modernliğin ve özgürlük söylemlerinin arka planını sorgulatıyor. Kadının değerinin gerçekten korunup korunmadığını, yoksa sadece farklı bir biçimde mi istismar edildiğini düşündürüyor. Kitabı okuduktan sonra bazı meseleler gözüme daha çok batmaya başladı. Özellikle karma eğitim, kadınların her alanda sınırsız ve ölçüsüz bir şekilde çalışmasının normalleştirilmesi gibi konular zihnimde ciddi sorular uyandırdı. Açıkçası, çalışan bir kadın olmak beni ilk defa bu kadar rahatsız etti. Bu rahatsızlık bir küçümsemeden değil; aksine fıtrata, hayaya ve İslâm’ın kadın için çizdiği izzetli çerçeveye yeniden bakma ihtiyacından doğdu. Yazar, kadını merkeze alan modern dünyanın aslında kadını ne kadar yorduğunu, tükettiğini ve özünden uzaklaştırdığını güçlü bir dille anlatıyor. Kadının değerini dışarıda, görünürlükte ve sürekli üretimde arayan anlayışa karşı; evde, annelikte, iffette ve kullukta saklı olan büyük değeri hatırlatıyor. Kitapta en çok etkilendiğim alıntılardan biri ise bu muhasebeyi adeta özetler nitelikte: “Uzaklaştığın yolu takip ederek, terk ettiğin Medeniyet’e dön. Hayata uydurulan İslâm’dan, İslâm’a göre tanzim edilen hayata gel. Su kabarıyor. Fesad yayılıyor, örtü sadece adıyla kaldı, çıplaklık altın çağını yaşıyor, fitne yedi başlı ejderha gibi etrafını sarmış; ya yok olacak ya da İslâm’la her çeşit belaya ‘paydos’ diyeceksin.” İslam’ın Kızına, insanın içini rahatlatan değil; silkelenmesine sebep olan bir kitap. Okurken konforu bozuyor ama kalbi uyandırıyor. Bana yeniden “Ben hangi yoldayım?” sorusunu sordurdu. Rabbim, dinini hakkıyla yaşayan, ölçüyü ve istikameti kaybetmeyen
İslam'ın Kızınaİhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 20165,2bin okunma
10/10
·66 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Samimi ve yalın dil ile okuyucuya yapay bir söylem değil, icten bir ses ulaşan mükemmel ötesi bir eser Çizebilseydi savaşın sınırını Salıncak ruhlu, Minik eller, Dolunaylı gecenin sokağında, Bir şiirin son dizesine sığmazdı Agaç kovuğuna hapsedilmiş kadınlar. Haydar Paşa garında Gülümsemeleri paydos eden, Pardösülü gençlerin kutlu sevdaları Yitip gitmezdi sürgüne....
Dolunaylı Gecelerden Geçiyorumİbrahim Güler · İkinci Adam Yayınları · 2025147 okunma
10/10
·66 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
İBRAHİM GÜLER'İN KALEMİNDEN DOLUNAYLI GECELERDEN GEÇİYORUM... HARİKA BİR ŞİİR KİTABI YAZARIMIZIN KALEMİNE YÜREĞİNE EMEĞİNE SAĞLIK KEYİFLE OKUDUĞUM BİR ŞİİR KİTABI OLDU... DOLUNAYLI GECELERDEN GEÇİYORUM "TOPLUMSALLAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR GÜZELLEŞEN SEVİLİR"" ÇOCUKLARDAN AL BARIŞI Çizebilseydi savaşın sınırını... Salıncak ruhlu, Minik eller, Dolunaylı gecenin sokağında, Bir şiirin son dizesine sığmazdı Ağaç kovuğuna hapsedilmiş kadınlar. Haydar Paşa garında Gülümsemeleri paydos eden, Pardösülü gençlerin kutlu sevdaları Yitip gitmezdi sürgüne.
Dolunaylı Gecelerden Geçiyorumİbrahim Güler · İkinci Adam Yayınları · 2025147 okunma
Çok güzeldi çok
10/10
·66 syf.··
Beğendi
·
2025 84. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 15:39
DOLUNAYLI GECELERDEN GEÇİYORUM - Selam kitap dostlarım! Bugün sizlere kelimelerin büyüsünü iliklerinize kadar hissettirecek, çok özel bir şiir kitabıyla geldim. Söze ise bu eşsiz alıntıyla başlamak istiyorum: > "Toplumsallaşan özgürleşir, özgürleşen güzelleşir, güzelleşen sevilir." Yazarın her bir şiiri, hem ruhunuza hem de zihninize dokunan, ince işçilikle örülmüş dizelerden oluşuyor. Bazı mısralar var ki, üzerinden yıllar geçse bile kalbinizde tazeliğini koruyacak türden… Şiirlerde; toplumsal yaralara dokunan, duyguların en saf hâline uzanan, kimi zaman isyanı kimi zaman umudu taşıyan güçlü bir dil var. Özellikle çocukların masumiyetini, kadınların direncini ve aşkın evrensel gücünü işleyen dizeler, adeta yüreğinize kazınıyor: "Çizebilseydi savaşın sınırını Salıncak ruhlu, Minik eller, Dolunaylı gecenin sokağında, Bir şiirin son dizesine sığmazdı Ağaç kovuğuna hapsedilmiş kadınlar. Haydar Paşa Garı’nda Gülümsemeleri paydos eden, Pardösülü gençlerin kutlu sevdaları Yitip gitmezdi sürgüne." Ve aşk… Yazar, sevdayı öyle incelikle anlatıyor ki, insanın varoluşundaki mutlak hâkimiyetini, tüm benliğe yerleşmiş hâlini bir metaforla ölümsüzleştiriyor. “Sevgilinin Adresi” şiirinde ise bu hâkimiyet şu dizelerle hayat buluyor: "Çok haneli bedenimde Seçme ve seçilme hakkı için Nüfus sayımı yapıyorum Sen ikamet ediyorsun
Dolunaylı Gecelerden Geçiyorumİbrahim Güler · İkinci Adam Yayınları · 2025147 okunma
Reklam
Reklam