Sevgili Ebeveyn, bu okula çocuğunuzu emanet ettiğiniz gün bir ortaklık başlıyor. Bu ortaklığın kuralları şunlardır:
1. Güven: Öğretmenin profesyonel yetkinliğine güvenin. Sınıfta ne olduğunu merak edin ama müdahale etmeyin. Sorularınızı öğretmenle bire bir paylaşın. WhatsApp gruplarında değil.
2. Tutarlılık: Okulda öğretilen değerler evde desteklenmelidir. Okul “sorumluluk” öğretiyorsa evde çocuğunuzun çantasını siz hazırlamayın. Okul “sabır” öğretiyorsa evde çocuğunuzun her isteğini anında karşılamayın.
3. İletişim: Çocuğunuzla her gün, “Bugün ne öğrendin?” yerine, “Bugün ne hissettin?” diye konuşun. Okulla iletişiminizi düzenli ve saygılı tutun.
4. Sınır: Öğretmenin pedagojik kararlarına saygı gösterin. Not, ödev miktarı, sınıf düzeni—bunlar profesyonel kararlardır. Doktorunuzun reçetesine güvendiğiniz gibi uygulayın.
5. Katkı: Köyün bir parçası olun. Okul etkinliklerine katılın, deneyimlerinizi paylaşın, topluluk ruhunu besleyin. Ama “yönetmeye” değil, “katkı yapmaya” gelin.
6. Sabır: Eğitim sonuçları hemen görünmez. Tohumun büyümesi zaman alır. Dönem sonunda değil, yıllar sonunda bakın.
Bu protokol bir kısıtlama değil, çocuğunuzun en iyi eğitimi alabilmesi için gereken ortamın korunmasıdır.
Hani çıkıp evden, "Çocuklar! Alın bu evi, satın. Üleşin kendi aranızda, ben de atılıp gideyim köşelerde" desen iyi ana olacakmışsın Selime. Meğer bunlar ölüp gidesin de ev bize kalsın diye beklerlermiş Selime. Oh olsun evi sattın, oh olsun sağlığında onu yok ettin. Hadi satın bir artı bir evi de paylaşın şimdi.
Ebuzerin ve onun düşüncesindeki insanların dediği şuydu: 'Bize paylaşın dendi, neden paylaşmıyorsunuz? Niye yığıyorsunuz? Niye bu altınları takıp ipekleri giyiyorsunuz? Niye biriktiriyorsunuz? Niye saraylarda oturuyorsunuz?'ve o zaman verilen cevap da enteresandır: mealen ' İtibardan tasarruf olmaz' denir. Biz de Koca devletin başıyız, dışarıya karşı bir ağırlığımız olmasın mı ?' Amaan işte... 1400 senedir aynı. Bıktım usandım.
Çok önceden sevdiğin birini öpmek ama, hayatı göze alıp
Lisansız, dilsiz, lal ya da tek kelime etmeden,
Seyretmek fırlatılan uzay roketini en alt noktadan
Baş aşağı terasta
Ağrılarla, sancılarla, kramplarla, kamplarla, çatışmalarla
Gezegenden uzaklaşarak yaşamak diyorlar buna
Nanköre bağımsızlığını, haine özgürlüğünü vermek erdemi
Bize tabiat kalsın, şimdilik yeter
Vasiyetimi açıklıyorum: İçimdeki aşkı size bıraktım, eşit paylaşın
Her şey çıplaklığıyla örtünebiliyorsa işte büyük hüner
"1. Büyük aşkların ve büyük başarıların, büyük riskler içerdiğini unutmayın.
2. Kaybedebilirsiniz, mühim olan alınacak dersi kaybetmemektir.
3. Üç S'yi daima takip edin:
-Kendine Saygı,
-Başkalarına Saygı
- Tüm eylem ve seçimleriniz için Sorumlulu.
4. İstediğinizi elde edememek bazen şansın ta kendisidir ya da başka şansı dogurur.
5. Kuralları çok iyi öğrenin böylece onları nasıl düzgün bir şekilde kıracağınızı bilirsiniz.
6. Küçük bir anlaşmazlığın harika bir arkadaşlığı zedelemesine izin vermeyin.
7. Bir hata yaptığınızı farkettiğinizde hemen düzeltmek için adımlar atın.
8. Her gün kendinizle baş başa, yalnız zaman geçirin.
9. Değişim için kollarınızı daima açın ama değerlerinizi hiç bırakmayın.
10. Bazı durumlarda sessizliğin en iyi seçenek olduğunu unutmayın.
11. İyi ve onurlu bir hayat yaşayın. Yaşlanıp geriye baktığınızda geçmişte olanlar iyi hisler bıraksın.
12. Evinizdeki sevgi ve huzur dolu bir atmosfer yaşamınızın temelidir.
13. Sevdiklerinizle anlaşmazlıklarda yalnızca mevcut durumla ilgilenin. Eski defterleri açmayı, geçmişi konuşmayı tercih etmeyin.
14. Bilginizi cömertçe paylaşın. Ölümsüzlüğe ulaşmanın bir yolu da bilgiyi paylaşmaktır.
15. Yeryüzüne, doğadaki her şeye karşı nazik olun.
16. Yılda en az bir kez daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.
17. En iyi ilişkinin, birbirinize olan sevginizin birbirinize olan ihtiyacınızın çok daha üzerinde olduğu ilişki olduğunu unutmayın.
18. Başarınızı değerlendirirken elde etmek için nelerden vazgeçmeniz gerektiğine,hangi bedelleri ödediğinize bakarak değerlendirin."
Dala-i Lama