Pebble

Pebble
witness of the earth good vibes only. insanı insan yapan kitaplardır.
Puan vermedi·478 syf.··
2022 225. kitabı
“Biz, İmparatorluk Türkiyesi’nin hemen de son evlâtları; içinde haşır neşir olduğumuz askerî, siyâsî, içtimâi ve iktisâdî bir târih meydanında köşe kapmaca oynamış kimseler olarak, görüp duyduklarımızı, tadıp kokladıklarımızı, kudretimiz ölçüsünde, gelecek nesillere intikal ettirme mecbûriyet ve me’sûliyetinin altında bulunuyoruz. İşte bu kitabın meydana gelmesi de o vazîfe hissinin bir netîce ve zarûretinden ibârettir.” “ Bu kitap ne bir hikâyedir, ne masal, ne de roman… zamânı, mekânı, vak’aları, şahısları, isimleri hatta vak’aların seyri, sıradı ve detaylarının yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur. “Kitabın ihtivâ ettiği hakikâtler, o devri görmemiş olanlar için birer hayal ve fantezi mahsûlü sayılabilirse de, hayal, masal mübâlağa şöyle dursun, eksiği bar fazlası yoktur. Asıl biz; efsâne zannedilecek kadar muhteşem ve refahlı geçmiş o devrin son yıllarını idrâk etmiş olanlar, bu yaşadığımız zamanların arkasından hayret ve ibretle bakıp: Rüyâ mı idi acaba? desek revâdır.” Eser gerçekten eski bir eser… Öyle ki zamanının imlâ kuralları zamanımızda gülünecek yanlışlar ihtiva ediyor. Bir -olaydan çok- durum hikâyesiydi diyebilirim. Ben durum hikayelerini sıkıcı bulurum, bir türlü akıp gitmez satırlar… Bu yüzden bu eseri de öyle buldum. Tavsiye etmem.
İbrahim Efendi Konağı
İbrahim Efendi KonağıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 20221,046 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2022 269. kitabı
“Beş Şehir’in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta birbiriyle çatışır görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla onların arkasında kendi insanımızı ve hayatımızı, vatanın manevi çehresi olan kültürümüzü görmek daha da doğru olur. Bizden evvelki nesiller gibi bizim neslimiz de, bu değerlere, şimdi medeniyet değişmesi dediğimiz, bütün yaşama ümitlerimizin bağlı olduğu uzun ve sarsıcı tecrübenin bizi getirdiği sert dönemeçlerden baktı. Yüz elli senedir hep onun uçurumlarına sarktık. Onu dirseklerinden arkada bıraktığımız yolu ve uzakta zahmetimize gülen vaitli manzarayı seyrettik.” Eser bir denemeydi. Gezi yazısıyla benzerlik gösteriyordu. Eserde İstanbul, Ankara, Erzurum, Bursa ve Konya olmak üzere -adından da anlayacağımız gibi- beş şehirden bahsediliyor. Üslup eski ve cümleler uzundu. Pek zevk alamadım okurken. Tavsiye etmem.
Beş Şehir
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2022 274. kitabı
“Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakîr görmek, hele şu veyâ bu politik veyâ ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş be yansıtılış tarihini bilmemekten, hattâ sevmemekten doğan bir gaflettir. “Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır. “Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş, birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle sevmiş ve bu kelimeleri tâmamiyle millî bir sanatla işleyip Türk yapmışsa evlâtlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler.” Bu kitap, Türk dili üzerinde yıllar yılı yapılan araştırmaların; duyulan heyecanların ve samîmî bir Türkçe sevgisinin yazı hâline konulmasıyla meydana geldi. Türkçemizin, Türkiye topraklarında, büyük bir millî estetikle işlenmiş oluşuna bir kitap boyunca dikkat eden ilk eser, belki de budur. Muharriri, Türk dilinin nice güzelliklerini, üstünlüklerini, inceliklerini, âhengini, ne kadar asil ve büyük bir milletin dili oluşundaki göğüs kabartıcı yücelikleri -elinden geldiği kadar- bu kitabın sahîfelerinde toplamaya çalışmıştır. Kitap, aslında bir bütündür. Onun, değişik başlıklar altında, umûmiyetle beşer, altışar sahîfelik bölümler hâlinde oluşu, bu bütünlüğü değiştirmez. Türkçe hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenlere en büyük tavsiyemdir.
Türkçenin Sırları
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,915 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2022 276. kitabı
Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek üzereyken, Birinci Dünya Harbi’nde savaşa katılan ve sonra Büyük Turan’ı kurmak yolunda Kafkas, Hazer ülkelerine koşan bir Türk gencinin hikâyesidir. Yazar, Rusya’da tahsilini tamamlayarak memleketine dönmüş, hayatın acı be tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Sonra devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan Şevket Süreyya AYDEMİR’in hayat hikâyesi, Orta Anadolu bozkırında bir “toprağa yöneliş”le biter. “Suyu Arayan Adam”da yüzyılımızın, Avrupa’dan Çin’e ve Himayalara uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız. Şevket Süreyya AYDEMİR, hayat hikâyesini Suyu Arayan Adam adlı güçlü eserinde anlatır. Bu eserinde yazar, hayat hikâyesini vermekle yetinmemiş, ayrıca neslini; o yılların şartlarını, olaylarını ve atmosferini canlandırmış, ruh ve fikir oluşlarına ışık tutmuştur. Evet, anlaşıldığı gibi eserimizin türü otobiyografi. Yazar, hatırladığı ilk anılarından itibaren eseri yazdığı yıla (1965) kadar yaşadığı her şeyi anlatır ve en sonunda da bu “aradığı suyu” kendi içinde bulduğunu söyler. Beğendiğim bir eser oldu fakat akıcılığı konusunda güzel yorumlar yapamayacağım. Herkes okuyamaz. Okuyabileceklere tavsiyemdir. :)
Suyu Arayan Adam
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2022 265. kitabı
Şiir yazmaya 1914’te başlayan Nâzım Hikmet’in ilk şiiri, Mehmed Nâzım imzasıyla (“Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı”) 3 Ekim 1918’de Yeni Mecmua’da yayımlandı. 1921-1924 yılları arasında Moskova’da öğrenim görürken tanıştığı Rus fütüristleri ve konstrüktivistlerinden esinlenerek, klasik şiir kalıplarından sıyrılmış, özgür, yeni bir şiir dili ve biçimi geliştirmeye başladı. Bu ilk çalışmalarından bazıları Aydınlık dergisinde yayımlandı. İlk şiir kitabı, Güneşi İçenlerin Türküsü 1928’de Bakû’da yayımlandı. 1929’da İstanbul’da basılan 835 Satır edebiyat çevrelerinde geniş bir yankı uyandırdı. Zamanla, tam anlamıyla klasik de denilemeyecek ama biçimsel bakımdan daha az deneysel bir şiir dili geliştirdi. Halk şiirinin de Doğu şiirinin de çağdaş bir şiirden ödün vermeden nasıl kullanılacağını gösterdi. Yazar hakkında bilgi vermemiz sona erdiğine göre gelelim benim eser hakkındaki yorumuma… 5 kitaptan oluşan eser manzum bir hikaye… Gerçekten Türkiye’den farklı insan manzaraları yansıtan bir eser. Daha başka söyleyeceğim bir şey… yok sanırım… :) Tavsiye ederim, okuyun, zaten manzum olduğu için hemencecik bitiveriyor. :)
Memleketimden İnsan Manzaraları
Memleketimden İnsan ManzaralarıNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20117,5bin okunma
Reklam