“Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakîr görmek, hele şu veyâ bu politik veyâ ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, en az, onların oluş be yansıtılış tarihini bilmemekten, hattâ sevmemekten doğan bir gaflettir.
“Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır.
“Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş, birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle sevmiş ve bu kelimeleri tâmamiyle millî bir sanatla işleyip Türk yapmışsa evlâtlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler.”
Bu kitap, Türk dili üzerinde yıllar yılı yapılan araştırmaların; duyulan heyecanların ve samîmî bir Türkçe sevgisinin yazı hâline konulmasıyla meydana geldi. Türkçemizin, Türkiye topraklarında, büyük bir millî estetikle işlenmiş oluşuna bir kitap boyunca dikkat eden ilk eser, belki de budur.
Muharriri, Türk dilinin nice güzelliklerini, üstünlüklerini, inceliklerini, âhengini, ne kadar asil ve büyük bir milletin dili oluşundaki göğüs kabartıcı yücelikleri -elinden geldiği kadar- bu kitabın sahîfelerinde toplamaya çalışmıştır.
Kitap, aslında bir bütündür. Onun, değişik başlıklar altında, umûmiyetle beşer, altışar sahîfelik bölümler hâlinde oluşu, bu bütünlüğü değiştirmez.
Türkçe hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenlere en büyük tavsiyemdir.