aleyna

aleyna
Türk Dili ve Edebiyatı
15 Mayıs
301 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Martin Eden'ın Daha Da Karamsar İngiliz Atası
Puan vermedi·464 syf.··
2020 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2020 21:32
Hardy'nin son, hatta aldığı olumsuz tepkiler sebebiyle romancılığı bırakmasına sebep olan Adsız Sansız Bir Jude (orijinal ismiyle Jude The Obscure: Pessimism), adeta Martin Eden'ın ondan daha da karamsar olan İngiliz atası gibidir. Roman yalnızca bir gencin akademiye girme hayalini anlatmakla sınırlı kalmaz, aynı zamanda yazıldığı Viktorya döneminin sosyal dinamiklerine dair çokça bilgi verir. Bu dinamikler içerisinde en sert eleştiriyi ise evlilik kurumuna getirir ve bugün, 21. Yüzyıl için bile "yeni" sayılabilecek düşünceleri Hardy 1896'da dile getirmiştir. Fakat bu yönüyle ne kadar avangart olursa olsun, evlilik kurumunun özellikle kadınlar üzerindeki etkileri konusunda ne kadar haklı yorumlar getirmiş olursa olsun, kadınlara karşı getirilen son derece cinsiyetçi yaklaşımdan kurtulamamıştır roman. Bünyesinde yer alan ve iki zıt kutbu temsil eden Arabella ve Sue karakterleri, temsil ettikleri değer her ne olursa olsun barındırdıkları gerçek dışı 'kötülük' ve istikrarsızlıkla kadınları veya genel olarak kadınlığı, bir erkeğin hayatını mahvedebilecek güçler olarak konumlandırılmış durumda. Elbette bu iki kötücül güç arasında "adsız sansız" zavallı Jude, adeta bir kurban mevkiinde. Başlangıcından son sayfasına dek varlığını sürdüren, hatta git gide artan karamsarlık ve bilhassa Sue Bridehead'in bitmek bilmeyen ikircikli hali kitabın bir müddet elimde sürünmesine sebep olduysa da, neticede okuduğuma pişman ettirmedi. instagram.com/p/CDmSXhGAjyw/?...
Edebiyat
Adsız Sansız Bir JudeThomas Hardy · İletişim Yayınevi · 20141,781 okunma
Reklam
Puan vermedi·535 syf.··
2020 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 14:14
Günlükler, kişisel notlar, mektuplar, karalamalar... Bir yazarın ya da genel olarak bir insanın en mahremi sayılabilecek bu şeyler bir şahsiyeti tanıyabilmek için en iyi yollar olarak görülebilir.
Edebiyat
DefterlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 2016963 okunma
Puan vermedi·87 syf.··
2020 7. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2020 23:13
Leyla Erbil her zaman olduğu gibi dilin sınırlarını zorluyor, onu eğip büküyor, baştan yaratıyor ve bilinci parça pinçik ediyor. Hiçbir zaman kolay bir şekilde üstesinden gelinen bir okuma tecrübesi sunmaz Leyla Erbil, her seferinde kafanızın etrafında pır dönüp duran bir sivri sinek gibi beyninizi kemirir durur. İlk defa 1968'de yayınlanan bu kitapta "Vapur, Ayna, Çekmece, Hokkabazın Çağrısı, Ölü, Tanrı ve kitaba da ismini veren Gecede" olmak üzere 7 öykü bulunuyor. Bunlardan Ayna, Hokkabazın Çağrısı ve Gecede ise dilin sınırlarını en zorlayanlar. Vapur'da ise büyülü bir gerçekliğin kıyısında bir gezintiye çıkarıyor Erbil. Ölü'de delirmenin eşiğine gelmenin ne olduğuyla yüzleştiriyor, Çekmece'de ise usulca kalbe dokunuyor. Tüm zorluğuna rağmen, Leyla Erbil'i okumak her seferinde insanı ve edebiyatı yeniden keşfetmek gibi.
Edebiyat
GecedeLeyla Erbil · Adam Yayınları · 19831,187 okunma
Puan vermedi·302 syf.··
2019 62. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2019 18:25
Garaib Faturası Külliyatı'nın ikinci hikayesi olan Cadı, Gürpınar romanlarının bir sentezi gibidir. Külliyatın birinci hikayesi olan Gulyabani'deki mizahi ve grotesk tavır, Cadı'da oldukça silik bir halde yer bulur. Gürpınar yine batıl inançlara duyulan itikadı hicvetmektedir fakat bunun yanı sıra, onun eserlerinin vazgeçilmez unsuru olan felsefe de bu romanda kendisine yer bulacaktır. Aynı külliyatta yer alan bu iki hikaye/roman (Gulyabani ve Cadı), arasındaki en büyük fark şüphesiz budur. Bir aydın bakış açısıyla, her zaman halkı eğitme ve kendi yüksek felsefesini ona anlatma amacı güden Gürpınar, Cadı'da bunu fazlasıyla hissettirir. Öyle ki bazı sahnelerde roman, klasik bir garaib külliyatı hikayesi olmaktan çıkar ve felsefi bir kitaba dönüşür. Varlık Felsefesi (ontoloji), Nihilizm, dogmalar, batıl inançlar, bilim, eğitim, sosyoloji gibi pek çok unsura yer verir.
Edebiyat
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Atlas Kitabevi · 19675,5bin okunma
Yarım bıraktığım için son derece suçlu hissettiğimi bir kitap oldu "la disparition." Esasen, ne olursa olsun sonuna dek gitmeyi alışkanlık edinmiş biri olarak, kitabı yarım bırakma kararı oldukça zordu. Ancak kitaba devam edebilmek bundan daha da zor bir süreçti. Perec'in dehasını yadsımak mümkün değil ve Kayboluş'un her satırında bunu hissetmek de mümkün. Ancak şu var ki, atıfta bulunan mitleri, eserleri, anlatıları ve hatta tarihi olayları bilmeden Kayboluş'u tam manasıyla kavramak ne yazık ki oldukça güç. Yarısını devirmeme rağmen ayağım hala kapının eşiğindeydi, içeri bir türlü giremiyordum. "Çok mühim ve güzel şeyler anlatıyor olsa gerek ama ben tam olarak anlamıyorum" hissi peşimi bir türlü bırakmamıştı. Bu yüzden kitaba şimdiki bilgi birikimimle devam etmek hem kendime hem de Perec'e haksızlık olacaktı. Ama bir gün yine buluşacağız Perec! :)
Edebiyat
KayboluşGeorges Perec · Ayrıntı Yayınları · 20181,317 okunma
Reklam