Küçük yaşta ebeveyninin ayrılması sebebiyle babasız kalmış bir oğul. Yıllarca doğru düzgün babalık yapamamış bir baba. Oğulun çocukluğundan beri çektiği hastalığın bir aşamasında, tedavisi için çok önemli bir zamanda, kısmen zorunlu, kısmen istekli, baba oğulun birlikte geçirmek zorunda kaldıkları, oğulun hiç uyumaması gereken kırk sekiz saat. İtalyan olay kişileri bu kırk sekiz saati Marsilya'da geçirir. Bu sürede baba oğul birlikte bir şeyler yaparlar, oğul uyumasın diye. Yıllardır konuşmadıkları kadar sohbet ederler çeşitli konularda. Bazı meseleleri tartışırlar. Geçmişi sorgular/anlatırlar. İçlerini döker, hesap sorar, hesap verirler. Birbirlerini tanır, keşfederler. Soğuk, mesafeli başlayan temaslarında giderek yakınlaşır, birbirlerini anlamaya, affetmeye başlarlar.
Konusu, içeriği için yeterli, uygun bir dil ve üslupla yazılmış. Tabiî çeviriye göre söylüyorum. Sıkılmadan, keyif alarak okudum. Kırk sekiz saati anlattığını düşününce ideal uzunlukta bir anlatı. Kıvamında bitiyor. Pek sürükleyici, maceralı değil. Ancak kimsenin sıkılacağını da sanmam.