"O günü, tenis topunun peşinden koşan köpeği, birlikte yedikleri makarnayı düşününce içinde can yakan bir duygu yükseliyor. Bir daha asla söylenemeyecek, duyulamayacak sözcükleri söylemek ve işitmek istiyor. Eve bir kez daha dönmek ve karanlık ve boş değil, açık pencereleriyle havadar ve aydınlık olduğunu görmek. Akşamüstü saatlerini birlikte geçirmek, köpekle oynamak, akşam yemeği yemek, hiçbir şey yapmamak, yalnızca birlikte olmak, sadece bir kez daha."