'''Benim inancım,' diye sürdürdü sözünü, 'değişimin dışarıdan değil içeriden gelmesi gerektiği. Ne bir örgüt ne bir yönetim ne yeni bir patron ne bir sendika ne de yeni bir eş insanın yaşamını değiştirebilir. Politikaya baksana, insanlar yaşamlarını değiştirsin diye birine güvendiklerinde ne işe yaradı? 1981'de cumhurbaşkanlığına seçilen Mitterrand'ı düşün, 1995'te seçilen Chirac'ı, 2008'de seçilen Obama'yı... İnsanlar her seferinde hayal kırıklığına uğradılar. Sonuçta yanlış adama oynadıklarını, kötü tercih yaptıklarını sandılar. Aslında sorun bu değil. Gerçek, senin yaşamını senden başka kimsenin değiştiremeyeceği. Bu nedenle yaşamına kendin sahip çıkmalısın.'''
''...yaşamda bizi korkutan her şeyden uzak kalmaya çabaladıkça, korkularımızın çoğunun kendi zihnimizin eseri olduğunu keşfetmemiz engellenir. İnanılan şeyin hatalı olup olmadığını bilmenin tek yolu, onu pratikte sınamaktır! Dolayısıyla kimi zaman, kendimizi biraz zorlamak pahasına da olsa, kendi elimizden tutmamız, belki de yanıldığımızı anlamak için kendimize bir şans vermek amacıyla bizi kaygılandıran şeyi deneyimlememiz yararlı olur.''