"Çünkü aşk böyle bir şeydir işte! Yaşanarak anlaşılacak bir şey değildir aşk. Yaşarken ölünerek anlaşılacak bir şeydir ve ben bu duyguyu tırnak uçlarıma kadar hissedebiliyorum. Aslına bakılırsa aşk, anlaşılır bir şey de değildir. anlamsız şeylere bile yüklenecek anlamla alakalı bir şeydir."
"Azizim, şu küçük iş münasebeti ile bir kez daha gördüm ki ihmalkârlık ve yanlış anlamalar belki de bu dünyada hilekarlık ve kötülükten daha fazla hata ve yanılgılara sebep olmaktadır. En azından bu son ikisinin daha nadir olduğu muhakkak."
"Sizi sevmemeye mahkûm olduktan sonra ben nasıl yaşarım? Fakat sizi böyle sevmek, ayaklarınızın altında bahtiyarlıktan ölerek, ölmekten bahtiyar olarak sevmek..."