“Arapçı-Emevîci- akıl karşıtı düşmanlarına göre, “ İmamı Âzam, namazı dinden saymamakta, namazsız bir din önermektedir.” Bu itham, iyi niyetle ve felsefî bir yaklaşımla okunduğunda anlamı şudur: İmamı Âzam, ameli imandan bir parça saymamaktadır. Bunun anlamı ise deizme kapı aralamaktır. İmamı Âzamın yapmak istediği, namazı niyazı dışlamak değil, dindarlığı, ibadeti, insanlar arası ilişkilerde bir üstünlük ölçüsü olmaktan çıkarmak suretiyle riyanın, dini ve toplumu kuşatmasına engel olmak, din sınıfının topluma tasallutunu engellemektir. Bu tavır Kur’an’ın tavrıdır. Aksi olsaydı Kur’an Allah’a imanını koruyanların diğer eksiklerine bakmadan onları ebedî kurtuluş hakkından yararlandırmazdı…İmamı Âzam’ adlı eserimizde incelendiği gibi, İmamı Âzam’ın bu tutumu, bir mezhep tutumu değil, Kur’an’ın Hucurât suresinin 13. ayetinin öne çıkarılması ve gereğinin yapılmasıdır.”
“Bir yüzyıl boyunca ses getiren beş altı önemli istisna dışında, çağdaş beğeni anlayışı miyopluktan ibarettir. Yaldız altındır. Sıradan biri olmak hiçbir şeyi değiştirmez, sonradan görme olmalı. Sıradanlık kendine hayran olan ve sıradanlığı alkışlayan yaşlı bir Narkissos’tur.”
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Zenginlik kapasite gerektiriyor. Piyangoda kazanana becerikli, kurnaz bir adam deniyor. Kazanan saygıdeğer oluyor. Dünyaya üstün vasıflarla gelin! Hepsi bu. Şanslı olun, arkası gelir; mutlu görünün sizi soylu sansınlar.
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Bu arada, başarının fazlasıyla iğrenç bir şey olduğunu belirtmeliyiz. Meziyete olan sahte benzerliği insanları yanılgıya düşürüyor. İnsanların çoğu için başarı neredeyse üstünlükle aynı anlama geliyor. Yeteneğe çok benzeyen başarıya inanan bir enayi vardır.”
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu