Xero Perneto

Xero Perneto
@perneto
Evrende bir nokta
Ayrışmanın fizyopatolojisi
Aksine bu sefer ne yapacağımı biliyorum ancak eksik. Nasıl yapacağım hakkında birkaç fikrim var ama ne kadar inanıyorum çok tartışılası. Hayat dediğin fedakarlığın bencilliğinde yoğurulurken bunun karşı tarafın da bencilliğini kapsaması meselesidir. Eğer küme daralır veya ayrışır da kesişim kümesinin daralmasına sebep olursa; iş pragmatist bir bileşkeye dönmek zorundadır; artık kesişmiş ve müşterek pay edilmiş kümelerin ayrışıp kendi bacaklarından asılacakları birer küme olarak yalnızlaşarak sosyalleşmesi lazımdır. Zorluğun dünyasına atılmış adım gibi görünen bu eylem işlerin saygısız iki çift bakışın önüne geçmiş hatta önüne geçmekle kalmayıp var olan yakınlığın anlamlı varlığını sürdürmesini sağlamıştır. Tabi ki bu durumun akut yıkıcı etkileriyle yüzleşilmek zorundadır kişi ve kişiler. Bu primer hastalığın ortadan kaldırılması için ilk eylemdir; buna sekonder ortaya çıkan tüm hislerin yerini yokluğa bırakması için bolca zaman gereklidir. Ruh, yoğun bir duygu cümbüşünden dramatik bir şekilde kurtulmak üzeredir ve ilk eylem düşüncenin kişinin beynine kendini bırakmasıdır. Mesafelerin insanı terbiye ettiğine inanmalıdır kişi. Ancak bir faktörü göz önünde bulundurmalıdır; kişinin kendini tanıma eylemi boyut değiştirecek ve bunun sebebi duyguların mesafeleri aşamamasıdır. Bir duygunun mantıksal temele oturtulduğu tüm gerçekliğin malum sonu budur; tercih edilmiş mantıklı bir duygusuzluk. Çünkü kişi uzun ömürlü olmalıdır. Ya da kısa ve derin bir ömürü bahşetmelidir hem kendine hem de kişinin eşleniğine. Eşlenik bir meselenin çözüm yoluyken hayatın sadeleştirmesine feda edilmeye mahkumdur. Bu eylem hem bencil hem de karakterli bir davranıştır. Çünkü aksi bir gidiş, bir bitiriş mümkünlüğünü yitirmektedir. Mesele insani bir sonuçla varlığını göstermek zorundadır. Sonuçların bu
Felsefe
Reklam
"Her neyse; hayat her durumda sonu kötü biten bir hikaye değil midir zaten?"
Edebiyat
""Bana anlattığın şu masal vardı ya," dedim yanına eğilerek. Parmaklarımı belli belirsiz saçlarına ve yanaklarına değdirdim. "O masalın sonunu eksik biliyorsun. Aynanın kırıkları gözüne kaçan insanlar ağlayarak kendilerini kurtarabilirler. Gözyaşlarıyla birlikte aynanın kırıkları da akıp gider çünkü. Ama o kırıklar bazılarının yüreklerine saplanmıştır. Böyleleri ne kadar gözyaşı dökerse döksün bir işe yaramaz; onlar her zaman lanetli kalacaktır.""
Edebiyat
"Kendilerini hep dışarda bıraktıklarıyla tanımlayan insanlar hep böyledir. Bir tür uyuşturucu, alttan alta hep varolan sessizliği işitmelerini önleyen bir tür gürültüdür kahkaha onlar için. Gülmek, hayatla yüzleşmekten korur onları."
Edebiyat
Reklam