6/10
·128 syf.··
2026 33. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:37
Keuschnig gözünden Paris,yaşadığı hayat,işi ve ilişkilerini çok fazla betimleme yoluyla anlatan bir kitaptı. Bazen 450 sayfalık kitap bir çırpıda biter ama 125 sayfalık kitap öyle olmaz ya bu kitapta tam olarak öyle kitaplardandır.
Gerçek Duyguların SaatiPeter Handke · Sia Kitap · 2023111 okunma
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
10/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:32
Bu kitapta Harry bir tehlikenin içindedir. Hogwarts’a bir şekilde girmeyi becermiş olan Sirius Black’in, Harry’yi öldürmek istediği gibi bir söylenti çıkar. Ama Sirius Black’in, Harry’nin vaftiz babası olduğu öğrenilir. Ayrıca Sirius Black masumdur. James ve Lily Potter’a ihanet eden kişi aslında Peter Pettigrew’dir. Onun yıllarca Ron’un faresi olarak yaşadığı öğrenilir.
Edebiyat
Harry Potter ve Azkaban TutsağıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları Yayınları · 202242,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Metin güçlü bir karanlık hissi taşıyor ve bunu özellikle bilinç yükü fikri üzerinden tutarlı bir şekilde kuruyor insanın farkındalığının bir armağan değil bir taşma hali olduğu düşüncesi metnin omurgasını oluşturuyor Umudun bir savunma mekanizması olarak ele alınması ve gündelik hayatın bile bir tür perde gibi görülmesi atmosferi sağlamlaştırıyor bu kısım okurda kalıcı bir yankı bırakıyor Metnin zayıf yanı ise bu karanlığı tek bir merkezden sürekli beslemesi bu yüzden düşünce genişlemiyor daha çok aynı duygunun farklı cümlelerle tekrarı gibi ilerliyor Yine de bütün olarak bakınca tutarlı bir zihinsel iklim kuruyor soğuk net ve rahatsız edici bir düşünce alanı bırakıyor geriye
Felsefe-Düşünce
The Last MessiahPeter Wessel Zapffe · 20134 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 88. kitabı
ÖLÜM BUSESİ . " Yaşam ve Ölüm. Gerçek ve Kabus. Acaba hep mi iç içerlerdi? Kaçış için bir umudumuz olsun diye mi farklı olduklarını varsaydık? " . Merhaba, İlk defa bir grafik roman okudum sanırım. Çizgi romanlardan farklı, fakat çok benzeri. Bir seriymiş #zombiemakeoutclub ve benim okuduğum üçüncü kitabıymış bu serinin. Karanlık, gotik, korku tarzı ilk gençlik okumalarından. Üç beden. Boyunları üzerine kanlarıyla çizilmiş üç kalp ve sıfır kelle. Ortaya çıkan "Gaz Maskeli Aşk Tanrıçası" diye adlandırdıkları bir seri katil ile ilerliyor olaylar. Korku yaratan katilimiz aşıklara dayanamıyor ve ölüm busesini alırken boyunlarından kesiyor. Kestiği kafalar ise bulunamıyor! Ölüm ile yaşam arasında sıkışmış olan Zombimiz, mahallede korku terörü oluştururken okuyanlara yalnızlığı vurguluyor bir nevi!! Kitabın benim için en dikkat çeken yanı ise görsel anlatımı oldu. #peterrichardson ın çizimleri rahatsız edici ve etkileyici. Okurken huzursuzluk ve gerilim yaratan karanlık manzaralar, grotesk karakterler hikayeyi desteklerken hafızayı da tetikte tutuyor. Sevginin insanları iyileştirebildiği kadar yıkıma da sürükleyebileceği fikrini sorgulatan grafik roman için, belki seri ortasından başladığımdan belki de ilk okumam olduğundan taşlar yerine oturamadı. Meraklısının ve seveninin takipçisi olacağı seriyi inceleyin derim. Keyifle .
Zombie Makeout Club 3: Ölüm BusesiPeter Richardson · Eksik Parça Yayınları · 20265 okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Ben Miyim? (Almanca özgün adıyla Ich?), Birinci Dünya Savaşı sonrasında yayımlanmış, savaşın birey üzerindeki psikolojik etkilerini ele alan erken dönem modernist romanlardan biridir. Peter Flamm, savaş sonrası travma, kimlik kaybı ve topluma yabancılaşma temalarını, parçalı ve bilinç akışına yaklaşan bir anlatımla işler. Roman, geleneksel olay örgüsünden çok, baş karakterin iç dünyasına ve ruhsal çözülüşüne odaklanır. Bu nedenle eser, savaş karşıtı edebiyatın ve modern psikolojik romanın dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilir. Kitap yayımlandığı dönemde savaşın ruhsal yıkımını doğrudan ele alması nedeniyle ilgi çekmiş, özellikle eski askerlerin yaşadığı kimlik krizini gerçekçi biçimde yansıtması bakımından övgü almıştır. Eleştirmenler, Flamm'ın savaş sonrası kuşağın yabancılaşma duygusunu güçlü biçimde aktardığını belirtmiştir. Buna karşılık bazı yorumcular, romanın parçalı yapısını, ani geçişlerini ve zaman zaman belirsizleşen anlatımını takip etmesi zor bulmuştur. Bu eleştiriler günümüzde de devam etmektedir. Romanın en güçlü yönlerinden biri savaş sonrasında topluma yeniden uyum sağlayamayan ve kendi benliğine yabancılaşan bir insanın ruh hâlini etkili biçimde aktarabilmesidir. Ancak bu psikolojik dağınıklık, anlatım biçimine de yansıdığı için eser zaman zaman okuru bilinçli olarak yönsüz bırakır. Bu durum bazı okurlar tarafından edebi bir başarı olarak görülürken, bazıları için takip edilmesi güç ve yorucu bir okuma deneyimine dönüşebilmektedir. Bu inceleme ChatGPT aracılığıyla yazılmıştır.
Ben miyim?Peter Flamm · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025107 okunma
Yalnızlık
Puan vermedi·75 syf.··
2026 40. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:44
Peter Handke'nin Mutsuzluğa Doyum'u, yalnızca bir annenin yaşam öyküsü değil; insanın fark edilmeden nasıl silinebileceğinin acı bir anlatısıdır. Çocuklukla başlayan, gençlikte daralan ve yetişkinlikte ev işleri, sorumluluklar ve toplumsal roller arasında sıkışan bir hayatın sessiz çığlığıdır bu. Kitap boyunca anne, bir insan olarak değil; sürekli çalışan, üreten ve katlanan bir makine gibi görülür. Oysa insan yalnızca nefes alıp vererek yaşamaz; anlaşılmaya, görülmeye, sevilmeye ve kendi varlığını hissedebilmeye ihtiyaç duyar. Günler birbirinin aynısına dönüşürken, yaşam da yavaş yavaş anlamını kaybeder. Herkes onun yaptıklarını görür, ama kimse içindeki yalnızlığı göremez. Kitaplar sayesinde ilk kez kendini keşfetmeye başlayan bu kadın, başkalarının hikâyelerinde kendi hayatını bulur. Ancak bu fark ediş aynı zamanda gecikmiş bir uyanıştır; çünkü karşısında artık yaşanmamış yılların ve kaçırılmış ihtimallerin ağırlığı vardır. Handke'nin anlattığı trajedi, bir insanın ölümü değil; ölmeden çok önce görünmez hâle gelişidir. İntihar ise ani bir karar değil, sevgisizliğin, anlaşılmamışlığın ve yıllarca taşınan görünmez yüklerin son noktasıdır. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye bir ölüm hikâyesi değil, yaşayamamış bir hayatın derin hüznü kalır.
İnsan ve Duygular
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985435 okunma