7/10
·72 syf.··
2023 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2023 11:43
Madeline Miller - Galateia @ithakiyayinlari ° "Mesele şu ki bence kocam benim konuşabileceğimi beklemiyordu. Bunun için çok da suçlamıyorum onu, sonuçta beni sadece bir heykel olarak biliyordu; saf, güzel ve sanatına kolayca boyun eğen. Doğal olarak, yaşamamı dilerken yine öyle kalmamı ama beni düzebilmesi için sıcak olmamı istiyordu. Ama buna etraflıca kafa yoramamasını, hem canlı olup hem de heykel olamayacağımı anlamamasını aptalca buluyorum. Ben doğalı sadece on bir yıl oldu ama bunu ben bile biliyorum." ° Selamlar . Madeline Miller'dan okuduğum ikinci kitap . Tarzı çok hoşuma gidiyor ve bu kitabını da beğendim. Kısa bir hikaye 1 saat gibi bir zamanda hemen okuyabilirsiniz. Çizimlere bayıldım . Böyle iyi sanatçıları görmek muhteşem bir şey . Madeline Miller, 1978 yılında Boston'da doğdu ve New York ile Philedelphia'da büyüdü. Brown Üniversitesi'nden klasik eserler üzerine lisans ve lisanüstü diplomalarını aldı. Son on beş yıldır Latince, Yunanca ve Shakespeare üzerine dersler veriyor. İlk romanı Akhilleus'un Şarkısı 2012 yılında kurgu dalında Orange Ödülü'nü kazandı ve New York Times çoksatanlar listesine girdi. İkinci romanı Ben, Kirke 2018'de yayımlandı. Miller'ın makaleleri, aralarında The Guardian, Wall Street Journal ve NPR.org da bulunan çeşitli yayınlarda yer aldı. Yazar, Pennsylvania, Philedelphia yakınlarında yaşıyor. Mitoloji okumalarına oldum olası hastayım . Çok seviyorum ve okurken keyif alıyorum. Kitabımız bir Yunan mitolojisine dayanıyor. İnternetten Mite bakabilirsiniz. Kısaca anlatmak gerekirse; Pygmalion Kıbrıs adasında yaşayan alçakgönüllü, bekâr bir yontu sanatçısıydı. Venüs onları cezalandırmış, ahlak yoksunu kadınlar haline getirmişti. Kendisine bir heykel yaptı ve heykele aşık oldu. Daha sonra Venüs'den kendi heykeli gibi bir kadın
Mitolojik-öykü
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
7/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 00:00
Kitap Einstein'ın birleşik alan teorisini baz alarak Sturman adlı gemide gerçekleştirilen deneyleri, oluşan handikapları, gemi mürettebatının gördüğü zararları, deneylerin iyileştirmelerden sonra tekrar tekrar yapılmasını ve bir süre sonra rafa kaldırılmasını anlatıyor. Başkarakter olan Deniz Kuvvetleri Haberalma Bölümü'nden Hammond'un eski sevgilisi Jan'ın onu arayıp kocası Fletcher'ın gördüğü kabuslar üzerine yardım istemesiyle başlıyor. Hammond, Fletcherla görüşmesinin neticesiyle önce askerlik kayıtlarındaki anormal durumun sonra kabusların peşine düşüyor, aynı durumda olan başka kişilerin de olduğunu farkediyor. Kendini bunu araştırmaktan alıkoyamıyor. Hammond'un deneyi araştırma, öğrenme yolunda yaşadıklarını okuyoruz. Benim açımdan konusu oldukça ilgi çekiciydi, genel olarak akıcı ve içine çeken bir üsluba sahipti, deneyi önceden biliyor olmama rağmen merak duygusu uzun bir süre canlı tutuldu. Ayrıyeten olayların anlatımında bazı orantısızlıklar mevcuttu ve nadir olarak sıkıcı bulduğum kısımlar vardı. Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Kitap eski tarihte yazılmış olup artık basılmıyor. Bahsi geçen fizik alanındaki bilgilerin doğruluk payı hakkında, bilgisizliğimden ötürü yorum yapamayacağım. Araştırdığım kadarıyla deneyden bahsedeyim Kitapta Boşluk Projesi adıyla, gerçekte Philedephia Deneyi/ Gökkuşağı Projesi. Gökkuşağı projesi Einstein'ın birleşik alan teorisini baz alarak; 1943'de USS Eldridge adında destroyer tipinde bir savaş gemisinde, Philedephia limanında gerçekleştiriliyor. Burada özel bir mekanizmayla oluşturulan çok güçlü bir manyetik alan sayesinde gemiyi görünmez kılmak amaçlanmış. Ayrıca deneyin gerçekleştirilmesinde Einstein'ın, Tesla'nın ve Dr. John Von Neumann'ın adı geçiyor. 22 Temmuz 1943 tarihli ilk denemede jeneratörler
1000Kitap
Yok OlduNeal Burger · E Yayınları · 197942 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BEN, KİRKE (İnceleme)
Puan vermedi·408 syf.··
2021 5. kitabı
Ben, Kirke KİTAP İNCELEMESİ BEN, KİRKE – MADELINE MILLER Öncelikle incelemesini ele almış olduğum kitap; Ben, Kirke’ nin yazarı olan Madeline MILLER’ın kitabın ilk sayfasında yer alan hayatını aynı şekilde buraya yazıp okurlara ön bilgilendirmede bulunmak istiyorum. Madeline MILLER, 1978 yılında Boston’da doğdu ve New York ile Philedelphia’da büyüdü. Brown Üniversitesi’nden klasik eserler üzerine lisans ve lisansüstü diplomalarını aldı. Son on beş yıldır Latince, Yunanca ve Shakespeare üzerine dersler veriyor. İlk romanı Akhilleus’un Şarkısı 2012 yılında kurgu dalında Orange Ödülünü kazandı ve New York Times çoksatanlar listesine girdi. Ben, Kirke yazarın ikinci romanıdır. MILLER’in makaleleri, aralarında The Guardion, Wall Street Journal ve NPR.org’da bulunan çeşitli yayınlarda yer aldı. Yazar, Pennsylvania, Philedelphia yakınlarında yaşıyor. Sık sık kitaplar ile ilgili paylaşım yapan sosyal medya edebiyat sayfalarından ve sürekli müşterisi olduğum kitap sahafı sahibi esnaf dostlarımın, bazı çok satan kitap önerilerinden dolayı çok isteyerek alıp okuduğum bu kitap; beni mitolojik efsanesi ile içine çekip en başından kendine bağlayan , Kirke’nin hayat hikayesinin anlatım gücüyle ruhumun ve okuma hevesimin bütünleştiği, öyküsünü en kuytu kıyılarına kadar içselleştirdiğim bu geniş ölçüde okuma zevki veren kitabın incelemesini büyük keyif alarak yaptım. Değinmek istediğim ilk nokta Ben, Kirke; Goodreast Okurları’na göre 2018’in en iyi fantastik romanı seçildi ve NPR, Washıngton Post, Buzzfeed, People, Tıme, Amazon, Entertaınment Weekly, Bustle ve son olarak Newsweek’e göre YILIN EN İYİ KİTABI unvanını taşıyor. İçeriğine uygun kapak tasarımı ve sade renkleriyle formunun bütünleşmesi ile dikkat çeken bu kitabın incelemesini
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 182. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 00:00
Dikkat spoiler içerir. Patrick Lennon, herkesi dilsiz olduğuna inandırmış, arabalardan ve şöförlükten iyi anlayan, bu özelliği sayesinde de soyguncuların çok aradığı bir kaçış ustasıdır. Kardeşi Katie, Holden ve Blieg ile beraber bir plan yaparlar ve Wackovia bankasını soyup 650 bin dolar çalarlar. Lennon sayesinde soygun yerinden hızla uzaklaşırlar ama bir kamyon çarpar ve her şey kararır. Ekipten biri ispiyonculuk yapmıştır ve Rus mafyasının oğlu Mikal ve Andrew bunları bir borudan aşağıya atacaktır. Lennon son anda kurtulur ve yaralanmasına rağmen iki çocuğu da öldürür. Ama bu yüzden hem Mikal'ın babası, hem de Andrew'in sevgilisinin babası olan Philedelphia mafyasının bir numaralı hedefi haline gelir. Katie, kendisine aşık olan ve Lennon'a bildiği her şeyi öğreten Wilcoxson yüzünden mafyanın eline düşer. Parayı sakladığı arabayı bulamayan Lennon Katie'yi kurtarmaya çalışır. Bu arada kendisini takip eden Saugherty adında eski bir polis onun konuştuğunu duymuştur ama sonra mafya boğazından aşağı asit döktüğü için Lennon'un artık gerçekten konuşamadığını bilemez. Holden yakalanmış, Katie öldürülmüştür. Katie hamiledir ve çocuğun babası olan Michael Kowalski de intikam aramaktadır. Lennon boruların olduğu yere gider. Burada bazı poşetler görür. Katie nerededir? Bundan sonra neler olacaktır? Lennon ve Saugherty bu işten sağ salim kurtulabilecek midir? Michael gerçekte kimdir? Kendine ait farklı bir mizahı olan oldukça keyifli bir roman.
Direksiyon AdamDuane Swierczynski · Pegasus Yayınları · 2009138 okunma
ÜÇ SEMAVİ DİN Ve HZ. İBRAHİM
Puan vermedi·528 syf.··
2020 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 15:48
Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki bende iz bırakan nadide kitaplardan biri oldu Abum Rabum. İskender Pala'nın muhteşem anlatımı, tarihi gerçekleri ve günümüz dünyasını bütün gerçekliğiyle anlatması bu kitabı çok değerli hale getirmiş. Konusuna gelirsek kitabımız Tokyo'da başlayıp yine Tokyo'da bitiyor. Ancak arada yaşananlar İstanbul, Vatikan, Kudüs, Philedelphia, Virginia, Şam, Adıyaman, Urfa, Kahire gibi dünyanın çeşitli stratejik noktalarında soluk soluğa bir arayış içinde geçiyor. Buradaki "arayış" kelimesi önemli. Çünkü kitabın özünü oluşturan kelime bu bence. Kitap, kapağından da anlaşılacağı üzere bir İbrahim romanı. Her bölümün başında verilen kısa anlatilarla bize adeta o günleri yaşatıyor. Ama zannetmeyin ki kitap Hz. İbrahim dönemini anlatan bir roman. Hayır anlatılanlar kanlı canlı günümüz dünyasında yaşananlar. Aslında bu yönüyle, görmesini bilene o dönemin olaylarının aramızda yaşadığını gösteriyor. Kitaptaki hikaye gerçekten de çok sürükleyici. Okurken diğer bölümde neler olacağını merak ediyorsunuz. Ama kitabın okurları için asıl kazanim İskender Pala'nın o harikulade bilgileri, fikirleriyle yoğrulmuş Doğu medeniyeti üzerine yaptığı anlatımlar. Batı medeniyetinin köklü gibi gösterilmesinin aslında sadece bir algıdan ibaret oldugu ve hâlâ bugün bu algının sürdürülebilmesi için CIA, Mossad ve sayısını bilmediğimiz yer altı örgütlerinin bu uğurda Ortadoğu'da ne kanlar döktüklerini, çocukları kaçırıp örgüt militanı yapacak kadar ileri gittiklerini anlatıyor. Tabi bu arada tarihi eserlerle ilgili verilen bilgiler de dimagimiza sunulan ayrı bir hizmet. Sümer, Babil, Akat medeniyetlerinin mükemmelligini kitabı okurken daha iyi anlıyorsunuz. Bu kitabi okuyarak hem hoşça vakit geçirebilir hem de tarih, tarihi eserler,
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
Bilgilenmek için okuyun ve okutun bu kitabı.
10/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 19:22
Kitabın ilk bölümünü okuduktan sonra çoğu okuyucunun dikkatini çekeceğine inandığım için ilk bölümü aşağıya bırakıyorum. "Biz dünya nüfusunun %6.3'ünü oluşturuyoruz ama zenginliğinin yarısına sahibiz. Bu farklılık özellikle bizler ve Asyalılar kadar büyük. Böyle bir durumda kıskanılma ve gücenilme gibi bir durumda olamayız. Gelecek dönemdeki asil görevimiz, ulusal güvenliğimize bir zarar getirmeden bu farklılık durumunu sürdürebileceğimiz bir ilişki kalıbı tasarlamaktır. Bunu yapmak için de tüm duygusallık ve hayallerden uzak durup dünyanın her yerindeki ulusal hedeflerimize odaklanmalıyız. Kendimizi çıkarlarımızdan fedakaarlık ederek dünyanın iyiliği için lüksümüzden vazgeçeceğimiz konusunda kandırmamıza hiç gerek yok." Seorge Kennan, 1948 Bu kitap küçük bir sosyo-politik elit zümre tarafından 2.Dünya Savaşı sonrasında Vaşington'da ele alınmış bir proje ile ilgilidir. Bu, Kennan'in "farklılık durumunu sürdürebilmek" tümcesinin nasıl hayata geçirildiğinin anlatılmamış hikâyesidir. Aynı zamanda bir avuç insanın savaş sonrası tüm kaynaklara ve güce sahip oluşunun da hikâyesidir. Bu, güç devrimi tarihinin de ötesindedir, hattâ bilim dâhi bu azınlığın hizmetine sokulmuştur. 1948'de Kennan'in da kendi notlarında tavsiye ettiği gibi, herhangi bir fedakârlık veya dünyanın iyiliği düşünülmeden acımasız politikalar uygulandı. Seleflerinin aksine İngiliz imparatorluğu içindeki hâkim guruplar, yeni beliren 'Amerikan eliti, kendilerini savaştan sonra, "Amerikan Yüzyılı"nın şafağında ilan ettiler ve hitap yeteneklerini, dünyanın iyiliği için düşüncesini kendi amaçlarına uygun şekilde kullandılar. Onların Amerikan Yüzyılı daha yumuşak ve kibar bir imparatorluk olarak sömürgecilikten kurtuluş, demokrasi, ekonomik gelişme ve özgürlük kisvesi altında diğer ulusların kaderlerine
Bilim
Ölüm TohumlarıF. William Engdahl · Bilim + Gönül Yayınevi · 2009111 okunma