Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki bende iz bırakan nadide kitaplardan biri oldu Abum Rabum. İskender Pala'nın muhteşem anlatımı, tarihi gerçekleri ve günümüz dünyasını bütün gerçekliğiyle anlatması bu kitabı çok değerli hale getirmiş.
Konusuna gelirsek kitabımız Tokyo'da başlayıp yine Tokyo'da bitiyor. Ancak arada yaşananlar İstanbul, Vatikan, Kudüs, Philedelphia, Virginia, Şam, Adıyaman, Urfa, Kahire gibi dünyanın çeşitli stratejik noktalarında soluk soluğa bir arayış içinde geçiyor. Buradaki "arayış" kelimesi önemli. Çünkü kitabın özünü oluşturan kelime bu bence.
Kitap, kapağından da anlaşılacağı üzere bir İbrahim romanı. Her bölümün başında verilen kısa anlatilarla bize adeta o günleri yaşatıyor. Ama zannetmeyin ki kitap Hz. İbrahim dönemini anlatan bir roman. Hayır anlatılanlar kanlı canlı günümüz dünyasında yaşananlar. Aslında bu yönüyle, görmesini bilene o dönemin olaylarının aramızda yaşadığını gösteriyor.
Kitaptaki hikaye gerçekten de çok sürükleyici. Okurken diğer bölümde neler olacağını merak ediyorsunuz. Ama kitabın okurları için asıl kazanim İskender Pala'nın o harikulade bilgileri, fikirleriyle yoğrulmuş Doğu medeniyeti üzerine yaptığı anlatımlar. Batı medeniyetinin köklü gibi gösterilmesinin aslında sadece bir algıdan ibaret oldugu ve hâlâ bugün bu algının sürdürülebilmesi için CIA, Mossad ve sayısını bilmediğimiz yer altı örgütlerinin bu uğurda Ortadoğu'da ne kanlar döktüklerini, çocukları kaçırıp örgüt militanı yapacak kadar ileri gittiklerini anlatıyor. Tabi bu arada tarihi eserlerle ilgili verilen bilgiler de dimagimiza sunulan ayrı bir hizmet. Sümer, Babil, Akat medeniyetlerinin mükemmelligini kitabı okurken daha iyi anlıyorsunuz.
Bu kitabi okuyarak hem hoşça vakit geçirebilir hem de tarih, tarihi eserler,