Onun mutluluğu yalnızca sarayda değil, halkın arasında da hüküm sürmekteydi. Babası zamanında saz damlı evlerde yaşayan halk, onun devrinde icat ve imal edilen kiremit sayesinde artık sağlam çatılar altında yağmurdan ve soğuktan korunarak yaşıyordu. İnsanoğlu ilk kez ayakları için de deri bir giysi, şıpıdık icat etmişlerdi; manda gönünden keserek. Öküzle pulluk çeker gibi sağdan sola ve soldan sağa fasılasız yazılan otuz iki harfli bir alfabeleri bile vardı. Halkının çoğunluğu tahıl, üzüm, incir ve av etleri kadar dokuma kumaşlar, giysiler, kytassis yahut ıtırlar, kremler ve pudralar ile takılara da sahipti. Evet, belki Solon'un dikkat çektiği culturaya ve sanata fazla önem vermiyordu ama şarkıcıları yahut ressamları da hiç engellememişti. Buna mukabil ticaret ve zenginlikte, bir tapınak şehri olan Ephesos, pazarlarıyla ünlü Thyateir ve Pergamon, üretim merkezleri olan Philedelphia ve Leodicea Sfard'ın gölgesinde kalmış ve artık önemlerini yitirmişlerdi.