Liman işçilerinin toplantılarına gidiyorduk. Komünist partinin toplantılarına katılıyorduk, yerleşimcilerin evlerinde yemek yiyorduk, cezaevlerini, eyalet akıl hastanesini ziyaret ediyorduk. Böylece 12 ila 15 yaşlarım arasında, hiçbir devlet okulunun izin vermeyeceği biçimde Philedelphia'nın korunaksız bölgelerini görme şansına eriştim. Quakerların içinde o zamanlar pek çok vicdanlı muhalif insan vardı; bu insanlar bana her gün yüz kişilik bir kalabalığın içinde tek başına bir azınlık olarak durabilme kapasitesine sahip insanları gösterdiler. Bu türden Quaker cesareti bulaşıcıydı.
Sayfa 16 - Zoomkitap, çev. Soner Torlak·Kitabı okudu
Antropoloji
Kosanoviç'e, 1890'lı yıllarda Manhattan'da bir parti verdikten sonra başından geçenleri anlatmıştı. Konuklardan bazıları Philedelphia'ya giden trene binmek için hazırlık yapıyordu. Tesla kapıldığı "kuvvetli bir dürtü"nün etkisiyle konuklarının treni kaçırmalarını sağlamıştı. Ve tren kaza yapacak, yolculardan pek çoğu ağır bir şekilde yaralanacaktı.
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tesla,Edison, Alexander Graham Bell, Philedelphia ulusal elektrik fuarında bir araya geldiler. Tesla’nın AC’si ilk defa 800 km uzaga iletildi. Deney tam bir başarıydı ve eski 160 kilometrelik Laufen-Frankfurt rekorunu kırmıştı. Bell ve edison “ elektrik gücünün bu uzun mesafe iletimi, elektrik biriminde yapılan en önemli keşiftir.” dediler. Bel edison ile birlikte geleceğe bakarak, bu keşif aracılığıyla, uzak şehir ve kasabaların bu hizmeti, ekonomik olarak ve şimdikikinden daha üstün bir şekilde alabileceklerini gördü. “ problemi çözen” Tesla bir açıklama yaptı: “ artık, elektriğin, su gücüyle buhar veya kömür ile oluşturulan yarı maliyetine 800 km uzaklığa iletilebileceğine dair hiçbir kuşkum kalmadı. Bu açıklamaya, tüm ünün ve hayatım adına bahse girerim.”
Yunanistan'daki Anadolu
"Atina’nın her yerinde her ilçesinde Anadolu ve İstanbul’dan izler ve işaretler bulabilirdiniz. Yeni İzmir, Yeni Kadıköy, Yeni Alaşehir gibi semt isimleri ya da o şehirlerin veya yerleşim birimleri sokak veya meydan ismi olarak çıkardı karşınıza. Bergama Sokağı da öyleydi. Tabii ki antik Yunan isimlerini veriyorlardı bu yerlere. Ya da Yunancaya girmiş Türkçe kelimelerin Yunanca yazılmış tabelalarını görürsünüz. Gouvenli, (Güveli), Gioldasi (Yoldaş), Redestou (Tekirdağ), Pergamou (Bergama), Pondromos (Bandırma) gibi. Bazı semtlerin veya ilçelerin de isimleri Anadolu’da bulunan eski Rum yerleşimlerinin başına “Yeni” eklenerek yapılıyordu. “Nea Philedelphia” “Yeni Alaşehir” ya da “Nea Khalkedonia”, “Yeni Kadıköy” gibi."
Sayfa 66 - Armoni Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Onun mutluluğu yalnızca sarayda değil, halkın arasında da hüküm sürmekteydi. Babası zamanında saz damlı evlerde yaşayan halk, onun devrinde icat ve imal edilen kiremit sayesinde artık sağlam çatılar altında yağmurdan ve soğuktan korunarak yaşıyordu. İnsanoğlu ilk kez ayakları için de deri bir giysi, şıpıdık icat etmişlerdi; manda gönünden keserek. Öküzle pulluk çeker gibi sağdan sola ve soldan sağa fasılasız yazılan otuz iki harfli bir alfabeleri bile vardı. Halkının çoğunluğu tahıl, üzüm, incir ve av etleri kadar dokuma kumaşlar, giysiler, kytassis yahut ıtırlar, kremler ve pudralar ile takılara da sahipti. Evet, belki Solon'un dikkat çektiği culturaya ve sanata fazla önem vermiyordu ama şarkıcıları yahut ressamları da hiç engellememişti. Buna mukabil ticaret ve zenginlikte, bir tapınak şehri olan Ephesos, pazarlarıyla ünlü Thyateir ve Pergamon, üretim merkezleri olan Philedelphia ve Leodicea Sfard'ın gölgesinde kalmış ve artık önemlerini yitirmişlerdi.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Ortama bakın :))
"Günün birinde Sherlock Holmes'u okuyup beğenmiş ender kişilerden biri olan Philedelphia'lı bir yayıncı Doyle'u daha iyi tanımak için Portsmouth'a geldi. Hem Doyle'u hem de başka bir genç yazar olan Oscar Wilde'ı yemeğe davet etti. Her ikisine de başarılı öyküler yazabilirlerse yayımlayacağı garantisini verdi. Oscar Wilde Dorian Gray 'in Portresi'ni yazdı. Doyle ise Sherlock Holmes'a bir şans daha vermek için ikinci öyküsünü yani 1889'da tamamladığı Dörtlerin İmzası'nı yazdı."
Sayfa 221 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu