Schopenhauer felsefesi hem kant idealizmine hem de Hint filozofuna dayanır. Bütün doktrini özneye ve nesneyi de kapsayan tasavvur ve irade gücü kavramı üstüne kurar. Dünya bir tasavvurdur yani o akılda tasavvur edildiğinden başka bir şekilde düşünülemez Schopenhauer, bu fenomenler dünyasına dayanağına irade(istenç) adını verir ve her kuvveti bir irade olarak görür (iradecilik) Bu irade varlıklarda yaşama isteği veya yok etme sebeplerine karşı direnme ve onlara hakim olma eğilim olarak belirir. Zeka bile yaşama isteğinin hizmetindedir. bununla birlikte insan her yaşantıda ve çabada kötülük ve acının bulunduğunu anlayınca yasama isteğinden kendini gene zeka yoluyla kurtarabilecektir.
Dolayısıyla bağımsız bir devletin ya da krallığın başındakiler halkların mensup olduğu dinin temellerini ve ilkelerini korumalıdırlar; o zaman devletlerini Tanrı korkusu sayesinde iyi bir ahenk içinde yönetebilecekleridir.