Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çaldığın şey ne kadar güzelmiş! Chopin bunu Mallorca’da deniz evinin etrafında gözyaşı dökerken, tuzlu köpükler camlara vururken mi yazmış acaba?
İçeri girdiklerinde, duvarda efendilerinin portresini gördüler; tıpkı onu son gördükleri gibi, o mucizevi gençlik ve güzelliğiyle göz kamaştırıyordu. Yerde smokinli, kalbine bıçak saplanmış ölü bir adam yatıyordu. Adamın yüzü buruş buruş, sarkık ve tiksinti vericiydi. Ancak yüzüklerine baktıktan sonra adamın kim olduğunu anlayabildiler.
Yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
Şu gülün adı değişse bile
Kokmaz mı aynı güzellikte?
Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.
Daha acıklı bir öykü yoktur, bunu böyle bilin
Bu öyküsünden, talihsiz Romeo ile Juliet’in.