Belki de yarın öleceğim!.. Yeryüzünde beni tam olarak anlamış tek bir varlık kalmayacak. Bazıları beni gerçekte olduğumdan daha kötü bazıları daha iyi birisi olarak görüyor. ... Her ikisi de yanılacak. Tüm bunlardan sonra hayat meşakkatine değer mi? Yaşamaya devam ediyoruz - hep meraktan! Boyuna yeni bir şeyler olmasını bekliyoruz... Gülünç ve sıkıcı!
Bazen belleğimiz, gözlerimizden daha iyi görür. Gözlerimiz kapalıyken daha iyi görürüz. (s. 55)
Hayatları çoktan bittiği halde ömürleri bitmemiş insanların sürüncemede kalmış günlerini yaşıyor gibiydiler. (s. 55)
"Ben solucan olduğum gün..."
"Evet?"
"Şöyle bir yüzyıl sonra, ben şöyle küçücük bir solucan olduğumda..."
"Yüzyıl sonra?"
"Evet doksan dokuz ya da yüz bir yıl sonra... İlkyazda... İlkyazda, işlenmiş toprakta güneş altında kalmış, kalmış da ne yapacağını şaşırmış bir kıvıl kıvıl solucan olduğumda..."
"Evet?"
"Ve gözlerini kocaman kocaman açmış sarı saçlı bir çocuk..."
"Kim bu çocuk?"
"Salıncaktan düşmüş -ne kötü!- ve benim bugün taşıdığım acıyı yüklenmeyecek -ne iyi!- sarı saçlı bir çocuk..."
"Haa..."
"Beni şöyle, bir çöple ikiye böldüğünde... Ve ben, ikiye bölünmüş olarak, güneşten ve çocuktan kurtulmanın yolunu toprağın nemliliğine ve karanlığına sığınmakta ararken..."
"Ne güzel! Sarı saçlı çocuk.. sarı saçlı çocuk..."