Yeni Bir Pencere Aç ilk kitabım.
Yeterince iyi değilim, yöneticim beni anlamıyor, hayalim başka..
16 yıllık kurumsal iş yaşamında hissettiklerimi ve çözüm yollarımı gerçek hikayelerle anlattığım bir mektup yazdım size.
Başarı dediğimiz şey, geçici köpüren sabun misali!
Yıllardır başarı tanımı üzerine düşünürüm.
Bu sözcüğe yüklediğimiz anlamlar, çoğumuzda gördüğüm tükenmenin en insafsız nedeni.
Sene 1991.. Anadolu Lisesi sınavlarından iyi bir sonuç almak benim için başarıydı.
Sınav bitti, okula başladım. İngilizce notlarım en büyük başarı göstergesi oldu.
Sene 1998 üniversite sınavında “iyi etiketli okul” kazanmanın peşine düştüm. Ne de olsa bu büyük başarıydı ve bizden beklenen buydu.
Derken mezun ol, “kurumsal” bir yere kapağı at. Başarı!
Orada 3-4 sene çalışıp yükselmek lazım yoksa başarısız! Yönetici olmak = Başarı?!?!
Emeklilikte rahat et, yine başarı!
Instagramda fenomen ol yine başarı ️
Hayat döngüleri içinde anlamı bu denli sık değişen bir kelime için ne çok uğraş ve emek harcıyoruz!
Tanımı ve önemi her aşamada değişen bir şeyi nasıl da önemsiyoruz..
Bu bir öğrenilmiş çaresizlik. Toplum da sistem de hala bunu pompalıyor.
Oysa başarı sonuç değil; yolculuğun kendisi!
Fikrimce başarı,
güçlü yönlerini bulup kendini sürekli geliştirerek “yaşamına sahip çıkma” cesaretini göstermek!
Düştüğünde yeniden kalkıp yola devam edebilmek!
Bazen düşersin, uğraştığın bir şey hak ettiğin halde olmaz. Ve hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam edersin. Biz buna pes etmek değil, olgunlaşmak diyoruz.
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.