Niçin kadere bu kadar bağlı olan insanlar, bir türlü ona razı olmaz?
Ertesi sabah bunu, Sabiha'ya sorduğum zaman bana:
-Hiçbiri kendi hayatını yaşamıyor da onun için, cevabını verdi.
Daha o zamanlar psikoloji ifriti ona musallat olmuştu. Bu yüzden kendine ait her şeyi, üzerinde durduğu ve derinleştirdiği için, çok ciddiye alıyor, etrafındakilere ise en zalim dikkatlerle delik deşik ediyordu.
"Ayrılıklar bildim , acılar
Yaşadım
Okudum
Tahir ile Zühre'yi
Kerem ile Aslı'yı
Ve Ferhat ile şirini
Ağlamadım
Da
Senin öykünü duyunca
Dayanamadım"
Behçet Aysan
Why, when we are reluctant even to describe a wedge of cheese we are seeing for the first time, do we draw our final conclusions from our first encounters with people, and happily dismiss them?