24 saat olmadan okunan bir Frida Kahlo yolculuğu..
Frida'nın karanlık hayatından dışarıya yansıyan renkli ışıklarla tanışmanızı diliyorum..
"Senden vazgeçmeme neden olan en şiddetli silahın aslında senin benden vazgeçişindir."
Frida KahloNazan Arısoy · Gece Kitaplığı Yayınları · 20181,750 okunma
Okuduğum en sıcak en içten en gerçek sizi alıp sarmalayan bir kitap.. Hani "içimi ısıttı" derler ya tam olarak bu. Daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor. İclal Aydını ilk defa okumama rağmen asla son olmayacağını anladım. Öyle sıcak ve akıcı bir anlatımı var ki kitabı elimden bırakmak istemedim. Kitabı okurken yer yer ağladım bazen çok güldüm bazen ay inanmıyorum diye çığlık attım. Kardeş denilen duyguyu bilmeyen internette orada burada altı çizili cümlelerle öğrenmeye çalışıp anladığını sanneden ben tam anlamıyla bu kitapla "Kardeş" "Kardeşlik" "Kardeş olabilmek" nedir nasıl bir duygudur hissettirdi. Hissettim. Herkesin hayatına dokunacak oralarda bir şeyleri bulacak tamir edecek bir kitap.. Kardeşlik bize verilen hediyedir. Bu kitabı bana hediye eden dostum bildiğim Kübram aslında benim bu hayatta ki hediyemmiş. Benim öykümdeki kız kardeşimmiş. Şiddetle herkesin hayatına anlam katacağını düşünüyorum gidin alın okuyun ve düşünün
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011bin okunma
"Özlemini duyduğu şan, adının yanından teğet geçmişti: Yazgısı, önemsiz olayların tozuyla dumanının altında kalmıştı. Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi."
Stefan zweig'ın yine kadın ve kadın ruhunu gerçekten çok iyi anlattığı mükemmel kitabı en beğendiğim romanları arasında yer aldı. Bir çöküş ancak bu kadar güzel uyarlanabilir ve hissettirilebilirdi.Entrikalarla dolu kadını ve çöküşünü eğer okumadıysanız mutlaka tavsiye ederim️.
İlk okuduğum İlhami Algör kitabıydı açıkcası adına ve kapağına vurulduğum için yapıştım kitaba. Daha sonra kitabın giriş cümlesi beni benden aldı "Tütünümü, anahtarımı aldım, tam çıkıyorum bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim" ve biran önce kitabın içinde kaybolmak istedim. Öyle farklı bir dili var ki bir yerden başka bir yere adete savuruyor sizi ve tüm bu yollarda her şeye rağmen altı çizilebilecek kısımların olması da insanı ayrı bir cezbetmiyor değil.
"Dolaşma etrafta İlhami, sadede gel" diyerek hemencik bitirdim️
Oğuzhan Uğur'un ilk roman kitabı olmasına rağmen öncelikle oldukça başarılı bir kitap olduğunu belirtmek istiyorum. Kitabın ilk başlarında "ben ne okuyorum" dediğim hatta zaman, mekân, kişiler algısı sürekli değiştiği için kafam karışmadı değil fakat daha sonraları çok fazla akıcı ve merak uyandırarak devam ediyor roman ve sonunda "inanmıyorum" dedim. Kesinlikle çok başarılı tavsiye ederim️