Hafıza, sırtımızda taşıdığımız seyahat çantasıdır aslında. Sonsuz hayat döngüsünün içinde her gün, her dakika yenileri eklenir de kamburu çıkar insanın onu taşıdıkça. Zamanla bazılarını atmak zorunda kalır ilerleyebilmek için. Hiç vazgeçemedikleri vardır bir de, her gün elinin altında olsun, istediğinde hemen ulaşabilsin ister insan...
"Çoğunlukla nedenini bilmek sizin her şeyden tereddüt ediyorum. Kendi aklımdaki ideal düz çizgi anlayışına bakarak, iki nokta arasındaki en uzun mesafeyi o kadar çok aradım ki. Hiçbir zaman aktif bir yaşam sürme konusunda becerikli olmadım. Daima hiç kimsenin atmayacağı en yanlış adımları attım; diğer insanlara kolay gelen şeyler uğruna daima çaba harcamak zorunda kaldım. Başkalarının neredeyse hiç istemeden elde ettiği şeyleri ben daima elde etmek istedim. Gördüğümü ya da dokunduğunu iddia edemeyeceğim buzlu camdan bir paravan vardı daima hayat ile aramda; ben o hayatta ya da boyutta yaşamadım hiç. Olmak istediğim şey için bir hayaldim ben, benim kurduğum hayal duyduğum isteklerde başladı; amaçlarım, hiçbir zaman olmadığımım şeyin ilk kurgusuydu daima."