Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair
Léon Bloy, Jeanne d'Arc
Burgonyalı ayak takımı ve kurbanına reva gördüğü zincirler ile demir kafese rağmen endişeleri tam olarak yatışmamış olan katil Piskopos Pierre Cauchon, şeytani bir ihanetle ele geçirilen Jeanne d’Arc’tan sadakat yemini etmesini isterken; Jeanne d’Arc onlara, "Asla hiç kimseye sadakat sözü vermedim; ben sadakat yeminimi sizden başkasına ettim ve bu yeminime sadık kalacağım," diyerek karşılık vermiştir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Markos İncili İznik Konsili Papa figürünün ortaya çıkması. İncil'i yazanlardan biri olan Markos, yetmiş yıl boyunca İskenderiye, Mısır, ve Mağrib'te Hristiyanlığı tebliğ etmekle meşgul oldu. Markos'tan sonra yerine Hananya geçti ve "patrik" lakabını aldı. Hananya o bölgede patrik lakabını alan ilk kişiydi. Kendi yanına 12 papaz seçti. Patrik'in ölmesi halinde bu on iki kişiden biri onun yerine geçecek ve Hristiyanlığa iman etmiş olanlardan biri de bu papazın yerine seçilecekti. Böylece patrik seçme işi papazlara havale edilmiş oldu. Ancak daha sonra dinlerinin kuralları ve inanç esasları hakkında anlaşmazlığa@@ düşünce, doğruları yanlışlardan ayırmak için, Konstantin döneminde İznik'te toplandılar (MS/335). 318 piskopos, Hristiyanlığın esasları hakkında ortak bir görüşe vardılar, o esaları yazıya döktüler ve temel kaynak olarak kabul ettiler. Karara bağladıkları esaslardan biri de patrik seçilmesi hakkındaydı. Buna göre artık, Markos'un öğrencisi Hananya'nın tespit ettiği şekilde patrik, papazlar tarafından seçilmeyecekti. Aksine Hristiyanlığın en önde gelen (dini) liderleri tarafından seçilecekti. Nitekim patriğin seçilmesi artık bu şekilde oldu. Piskoposlar, hürmetten dolayı patriklere "eb" (baba) olarak hitap ediyorlardı. Ancak zamanla piskoposlar için de kullanılan bu lakap karışıklığa yol açmış ve patriği piskoposlardan ayırmak için ona babaların babası anlamına gelen "papa" ismini vermişlerdir.
Bir noktada, zamanın ne zaman başladığını, dünyanın tam olarak ne zaman yaratıldığını hesaplamaya koyulmuşlar. On yedinci yüzyılın ortalarında İrlandalı piskopos Ussher sadece söz konusu yılı değil, başlangıç tarihini de hesaplamış: MÖ 22 Ekim 4004. Cumartesiye denk geliyormuş (tabii ki). Bazılarına göre Ussher tam saat de vermiş - öğleden sonra altı civarı. Cumartesi öğleden sonra, bana kesinlikle inandırıcı geliyor. Can sıkıntısı çeken bir yaratıcı haftanın başka hangi gününde dünya kurup kendine yoldaş aramaya kalkışır ki? Georgi Gospodinov Zaman Sığınağı
Alıntı
Yabancı adam, -- Papaz Efendi, dedi. "Siz çok iyi kalplisiniz. Beni hor görmediniz, beni evinize aldınız, benim için en süslü şamdanlarınızı yaktınız, beni soylu bir konuk gibi ağırlıyorsunuz. Oysa ben sizden kimliğimi saklamadım. Ben sefil bir adamım." Rahip, elini onun eline değdirdi: -- Bana kim olduğunuzu söylemenizin hiç gereği yok. Burası benim evim değil, Tanrı`nın evi. Bu kapıdan girene adı sorulmaz. Tüm umutsuzlara, acı çekenlere açıktır. Istırap çektiniz, açsınız, yorgunsunuz, hoş geldiniz. Teşekkür etmeyin. Sizi ağırladığım için bana asla minettar kalmayın, burası kimsenin evi değil, herkesin evi. Buradaki her şey, benim kadar sizindir. Adınızdan bana ne? Aslında, siz bana kim olduğunuzu söylemeden önce, ben biliyordum. Adam şaşkın şaşkın gözlerini açtı: -- "Sahi mi? Adımı biliyor muydunuz?" diye sordu. -- Evet, dedi Piskopos. "Siz benim kardeşimsiniz." Sefiller Victor Hugo
Edebiyat
Piskopos, sıradan insanın en belirgin özelliğini söylüyor.. "Elde edebileceği her şeye sahip olmak ister." Demir Ökçe, Jack London
Alıntı