Kahvenizi ya da çayınızı alıp, sigaranızı yaktıktan sonra bir çırpıda okuyup geçebileceğiniz, akıcı bir piyes. Mösyö Jourdain'in küçük bir çocuğu andıran karakterine rağmen felsefe hocasının diğerleri ile kavgasını ayırma çabası sanırım kitapta en çok ilgimi çeken noktaydı.
Kibarlık BudalasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,9bin okunma
Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, baskı rejimlerinin bireylerin mutlu olma hakkını nasıl elinden aldığını idealizm teması üzerinden işleyen iki perdelik bir tiyatro eseridir.
Şimdi ağzımdan garip bir söz kaçıracağım! Eserimi, kumar hakkında bu zamana kadar yazılmış bir çok eserlerle mukayese etmeden söylüyorum: Dünyada (Dostoyevski)den itibaren, bu mevzuda yazılmış nice piyes ve roman okudum. Fakat hiçbirinin, kumar ejderhasını tam yakalayıp sımsıkı çevreleyebilmiş olduğuna inanamadım. Aman, sakın “İşte buna ben muvaffak oldum!” dediğimi sanmayınız! Demek istediğim şu ki, bir türlü yazılamayan, dibine ulaşılamayan ve daima satıhlarında dolaşılan bu cehennem ikliminin, bu âciz eserimle ben de derinliğine dalamamış bulunuyorum ama, dalınması gereken bir derinliği olduğunu ve o mıntıkanın bakir kaldığını haber vermek cesaretini gösterebiliyorum; gerisi, dâvanın başı ve sonu, ilk ve son söz burada değil, orada, sahnede...
Necip Fazıl Kısakürek / 1948
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Shakespeare'in “Kral IV Henry ~ II” adlı tiyatro oyunu oldu.
Bu tarihi oyunun ikinci bölümünde Kral IV. Henry, bir yandan hastalığıyla boğuşurken diğer taraftan isyancıların baskısı altında sıkıntılı durumlar yaşanır. Kral'ın ölümüyle başa geçen, önceki havai ve esrik tutumlarıyla bilinen kral oğlu Hal ise bambaşka bir haleti ruhiyeye bürünerek V. Henry olarak krallığı yönetme iradesini gösterme eğiliminde bulunur.
#kitapalıntıları
&BAŞPİSKOPOS
...
Bu devirde insan kime güvenebilir?
Richard ayaktayken onun ölmesini isteyenler
Onun mezarına tapar oldu.
&KRAL
...
Krallığım sadece bu temanın sahnelendiği bir piyes gibiydi.
Kötü sonlu olduğunu bilmeme rağmen ilk kitaptan sonra ikinci kitabında biraz daha iyi olacağını düşünmüştüm ama çok ters köşe oldum en azından bir süreliğine de olsa birlikte mutlu olurlar sanmıştım..
Dar zamanlar üçlemesinin ilki, bir Adalet Ağaoğlu kitabı. Bireyden yola çıkarak topluma açılıyor.
Adalet Ağaoğlu, bir Ankara kadını, aslında bir cumhuriyet kadını.
Cumhuriyet döneminde bir birey, bir kadın olmanın ne anlama geldiğini Aysel karakteri üzerinden anlatır, fakat aynı zamanda Aysel'in etrafındaki insanlar üzerinden de topluma değinir.
İsminden anlaşıldığı gibi bir intihar romanı değil, aksine belki bir hayal kırıklığı ile başlayan; fakat tekrar var olmanın, deri değiştirmenin, ayağa kalkmanın romanı. Umudun romanı, ki Dündar öğretmen karakteri ile de bu yeni insan umudu gösterilmiştir kitabın başlarında.
Dündar öğretmenin öğrencileriyle yapmış olduğu piyes, genelde o dönemin ve aslında sonraki ve günümüz Türkiyesi'nin ironik bir resmidir. Yeni bir etkinlik, kaygılı veliler, kaymakam figürü vs.
Aydın olmak, aydın olmanın sorumluluğu, bunun sonuçları, tüm bu süreçte ailevi ilişkiler, bireyden topluma giden süreçte toplumun en küçük birimi aileye dokunmak da romanın ortasında yer alıyor.
Öncelikle her genç kadının ve tabi ki herkesin okuması gereken bir eser.