Antik Yunanistan'da yaşamış olan ünlü Filozof Platon, Arapçada ki karşılığı ile Eflatun. Sokrates üzerinden kurduğu diyaloglar ile, ideal bir devlet nasıl olmalı sorusunun cevabını vermeye çalışıyor. Bir Ütopya, hatta kimilerine göre bir distopya. Sokrates'e gelince, gerçekten yaşamış bir Filozof mu? Yoksa, Sokrates üzerinden kurulan tüm diyaloglar, Plato'nun hayalgücü ile kurduğu birer kurgu mu? Bunun hakkında net bir bilgi yok. Ayrıca, bir felsefe kitabı olmasının dışında, edebiyat alanında da klasiklere girecek derecede muazzam bir diyalog ve anlatıma sahip. Bu da bize Platon'un kaleminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Plato'nun temel amacı; bize, bazı kavramları ve duyguları birey üzerinden açıklamaya ve anlamlandırma ya başlayıp, bunun sonucunda, kurulması amaçlanan toplumun ve sonucunda devletin nasıl olması gerektiği ve nasıl yönetilmesi gerektiği. Bazı kavramlar ve duygular dedim, çünkü kitap, doğruluk (adalet) nedir sorusuna aranan cevapla başlıyor. Herkesin farklı bir cevabı ve bakış açısı hakim. Ama Sokrates'e göre herkesin yapabildiğini yapması gibi bir şey doğruluk (adalet.) Ve bu tartışmaların sonucunda ortaya konulan cevaplarda ki anlayışı bireyler üzerinden alıp topluma, devletin yönetimine nasıl entegre edilmesi üzerinde devam ediyor. Zaten Sokrates'e (Platon'a) göre toplum insanın doğal ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir araya gelmesinden oluşur. Ve devlet büyütülmüş insandır. Ve ilerleyen süreçlerde bunlardan bahsederken en önemli detay eğitim. Aslında kitapta eğitim diye geçiyor ama bu bir terbiye yani talim diyebiliriz. Ama ben kendi anlatmak istediğim asıl konuya gelmek istiyorum. Platon, adalet nedir, eğrilik nedir, hangisi adalettir, hangisi eğrilikdir, hangisi doğruluktur, yönetici nasıl yönetmeli, birey nasıl davranmalı vs. vs.