Elbette, bir kazada yaralandıysanız, salgın bir hastalık sizi yüksek ateşle yatağa çivilediyse, hatalı gelişmiş bir kromozom beyninizi bulandırıyorsa tedavi olmalısınız. Ya da özel bir dram simgesel düzeni zehirlemeye Özne-oluşu engellediyse, kişi tabii ki bir analistin divanına uzanmakta haklıdır. Ama meseleye yakından bakarsak, çoğu zaman tembelliğimiz, bütün hakikatlere karşı iştahsızlığımızı örten bir pisboğazlık, siyasi korkaklığımızın körüklediği depresif bir melankoli, bizi dünyayı olduğu gibi kabullenmenin iğrençliğine gırtlağımıza kadar batıran nevrorik güçsüzlük söz konusudur.
Aristophanes'in Kuşlar'ı bir fantezya, bir ütopyadır. Atina demokrasisi bir yandan demagoglar bir yandan da savaşlar yüzünden çökmeye yüz tutunca, Atina'da birçok ütopik eser yazılmaya başlanır. Eski Atina'nın erdemlerini canlandıran, kusurlarını taşımayan ideal devlet tipleri tasarlanıp canlandırılır. Bu ütopyaların en dikkat çekeni Platon'un Devleti'dir. Ama Aristophanes'te komedya türünün çerçeveleri içinde kalarak kendine göre bir devlet ütopyası kurmuştur.
Sayfa 79 - Kuşlar·Kitabı okudu
Reklam
Düşün insanları devlet konusuna çok kafa yordu: Konfüçyüs'ün liyakate önem veren devleti... Sokrates'in, Platon'un adaletli devleti... Farabi'nin faziletli devleti... İbni Haldun'un akıllı devleti... Machiavelli'nin güçlü devleti... Thomas More'un hoşgörülü devleti... Montesquieu'nun kuvvetler ayrılığını benimsemiş devleti... Rousseau'nun özgürlük ve eşitliği koruyan, toplumsal sözleşmeye uyan devleti... Kant'ın hukukun egemen olduğu barışçıl devlet..... Weber'in meşruiyete dayalı egemen devleti..... Marks'ın paylaşımcı devleti...
Şimdi ben şunu söylüyorum: Seven bir adam kötü bir iş yaparken yakala­nırsa yahut kötü bir şeye uğrayıp da pısırıklığı yüzünden kendini koruyamazsa, ne babasının, ne arkadaşlarının ne de kimsenin onu bu halde görmesi sevgilisinin görmesi e kadar üzmez. Sevgili için de aynı şey, o da kötü bir şey yaptığı zaman, kendini sevenin yüzüne bakmaktan utanır en çok. Diyelim ki sevenler ve sevilenlerle bir devlet veya bir ordu kurmanın yolu bulunsun, böyle bir devleti en iyi yürütecek düzen, onların çirkin bir şey yapmaktan kaçın­maları, birbirinden daha çok ün kazanmaya çalışmalarıdır. Bu duygularla yan yana savaşan insanlar ne kadar az da olsalar, bütün dünyayı yenerler elbet, yenmez olurlar mı? Neden? Çünkü seven adam sevdiğinin gözü önünde silahlarım bırakıp kaçmaktansa, bütün orduya rezil olmayı, hatta ölmeyi bile hoş görür. Hele savaş meydanında sevgilisini yalnız bırakmak, tehlikedeyken yardımına koşmamak, en korkak adamın bile yapacağı iş değildir. Çünkü Sevgi öyle bir şişirir ki yüreğini, doğuştan yiğitmiş gibi olur. Homeros der ya, yiğitlere Tanrı yürek üflermiş, işte budur Sevgi'nin sevenlere verdiği güç.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Edebiyat
Platon'un parlak öğrencisi Aristoteles "İnsan politik bir hayvandır"derken neyi kastetmiş bu durumda?Etimoloji perspektifinden bakarsak "şehirde, yerleşik düzende birlikte yaşayan" bir hayvan türü olduğumuzu...
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Birbirinize saçmalıklarınızı sıralayıp, el pençe divan durmak da neyin nesi böyle?
Sayfa 33 - Metis Yayınları, Birinci Baskı, Thrasymakhos
Reklam
Reklam