RENOİR. BRESSON. COCTEAU. TATI
Renoir? Bana çocukluğumdaki ileri kır karakollarını hatırlattığı için özellikle sevdiğim bir filmi var. Le Fleuve (Irmak) filmi. Oradaki şiir yazan kızı sevmem, ama yılanı arayan çocuğu severim. Ganj'a inen bayırları, verandaları, siestaları, bahçeleri severim. Filmdeki Hintlileri sevmem. Onları göstermenin bir anlamı yok. Her yerde rastlanılan o inceliği, nezaketi de sevmem. Renoir'de aşk çok yapmacıklıdır. La Règle du jeu (Oyunun Kuralı) benim gözümde buna, ağır aksak, ölçülü bir dansa dönüşen arzuya bir örnek. En iyi ihtimalle çehre değiştiriyor -galiba hizmetçiler de. Pek iyi hatırlamıyorum. Bresson? Cocteau? Bresson çok büyük bir yönetmen; gelmiş geçmiş yönetmenlerin en büyüklerinden biri. Pickpocket (Yankesici), Au Hasard Balthazar (Rastgele Balthazar) tek başına tüm bir sinemanın yerini doldurabilir. Cocteau'yu çok az tanırım. Onun hakkında pek söyleyebileceğim bir şey yok, çünkü hiç düşünmedim. Cocteau sanırım çok güzel, ama benden başkalarına göre. Bunlar daha sinemadan söz açar açmaz Cocteau'yu sevdiklerini anlarım. Tati? Kesinlikle hayranım. Bence dünyanın belki de en büyük sinemacısı. Playtime (Oyun vakti) akıl almaz bir filmdir; modern zaman üstüne çevrilmiş en büyük film. ''Kaybolan Zaman Peşinde'' düzlemine benzer bir düzlemde; öte yandan site ölçeğinde de ''halkın kendisi oynuyor'' diyebileceğimiz tek örnektir. Film sanırım bu yüzden iş yapmadı; halk bir soyutlamadır ve kaderine terk edilmiş kişinin hikâyesini her şeyden çok sever. Bununla birlikte, Tati bana Bresson'un filmlerindeki kadar kendi mekânımda olduğum duygusunu vermez. Benim için Bresson'un acıya kadar yolu vardır. Tati'nin sevince kadar. Ancak, kuşkusuz Tati benden, Bresson'a göre daha az şeyi alıp götürür, daha az şeyi sürükler. Şu tarz bir eliştiri başlatmamız gerekir: Filmden zaman dışı
Everything is so stressful. Why is life like this? Just as you relax and start enjoying yourself, smiling, having fun... Life looks up like a mean teacher in the playground, shouting 'Playtime is over!' and everyone trails off to be miserable and bored again.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Reklam
Top 10 trick training tips
1- reward with tasty treats 2- reward while your dog is in the correct position 3- reward immediately ( no fishing in pockets ) 4- train before dinner 5- training comes before playtime 6- end the session with your dog wanting more 7- be consistent 8- motivate - use your happy voice 9- be patient - it won't happen overnight 10- be a fun person to be around
Eğitim /Kişisel Gelişim
“Felsefe” olarak, yani teknokratik toplumumuzu değerler sistemi olarak oluşturmak için toplumsal değiş tokuşun basit işlevselliğini çoktan geride bırakan her bir yana yayılmış üst-yapı. Playtime ya da hizmetler parodisi Bu devasa ilgi sistemi tam bir çelişkiden beslenir. Bu sistem yalnızca ticaret toplumunun tunç yasasını, toplumsal ilişkilerin nesnel hakikatini, yani rekabeti ve kentsel ve sanayisel izdiham ve yoğunlaşmayla büyüyen toplumsal mesafeyi, ama özellikle de değişim değerinin soyudanmasının yaygınlaşarak gündelikliğin ve en kişisel ilişkilerin içine nüfuz etmesini gizleyememekle kalmaz. Görünüşün tersine bu sistemin KENDİSİ BİR ÜRETİM SİSTEMİDİR; iletişim, insanlar arası hizmet ilişkisi üretimi. Bu sistem toplumculluk üretir. Oysa üretim sistemi olarak, sadece maddi malların üretim tarzının yasalarına boyun eğebilir, işleyişinin gereği olarak yalnızca geride bırakmayı amaçladığı toplumsal ilişkileri yeniden üretebilir. İlgi üretimine yönelik bu sistem, aslında ister istemez eşanlı olarak uzaklık, iletişimsizlik, saydamsızlık ve acımasızlık üretir ve yeniden üretir.
İnsan ve Toplum
PlayTime
Oyun zamanı bu anlamda kalabalık ve gürültülü bir yaşamı gözlerimizle duymamızı sağlayan; gri kafesler arasına sıkışmış insanları gözlemleyip, hatta yer yer bir modern zaman alışkanlığı olarak insanları ya da mekanları-burada geçen modern kelimesi, günceli kastetmektedir-bir güncel zaman alışkanlığı gözetlebilmemizş sağlayan bir yapıt.