Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leylâ bilirler.
Sanırlar ki sen beni biricik yâr saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.
Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mâni olur perişanıma benim.
Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun,
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa,
Pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun;
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa...
Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak?
Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak?
Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak,
Seni sarmam imkânsız rüyalarım olmasa...
Sevmesem özler miyim seni can pahasına?
Ne olur bir fırsat ver, beni bir daha sına.
Adını söyleyemem, senden bir başkasına;
Seni sormam imkânsız rüyalarım olmasa...
Düşlerimde incitsem günlerce uyuyamam,
Sana değil, saçının bir teline kıyamam.
Yıllar sonra dönsen de nerde kaldın diyemem;
Seni kırmam imkânsız rüyalarım olmasa...
Yalvarırım mektup yaz, beş dakkanı ayır da,
Su serp yanan sineme sağlığını duyur da,
Yaban gülü gibisin, dağda kırda bayırda;
Seni dermem imkânsız rüyalarım olmasa...
Gözlerim uykuyla barıştı sanma!
Sen gittin gideli dargın sayılır.
Ben de bir zamanlar sevildim amma,
Seninki düpedüz vurgun sayılır!...
Yalan mı söyledin göz göre göre?
Ne zaman dolacak verdiğin süre?
Gönülden gördüğüm takvime göre,
Aldığım her nefes bir gün sayılır...
Armağan ettiğin kutsal mendile
Akarken içimi dağlayan çile,
Manavgat denilen çağlayan bile
Benim gözyaşımdan durgun sayılır!...
Ne kadar zulmetsen ah etmem sana,
Her iki cihanda gül kana kana...
Seninle cehennem ödüldür bana,
Sensiz cennet bile sürgün sayılır!...
Yıpratamaz darbeler bugün dünden daha genç
Şimdi daha da zinde sağ sağ Mustafa Kemal
Samsun ufkundan güneş yeni doğmuş kadar dinç
Batmadı batmayacak çağ çağ Mustafa Kemal
Ondokuzda başladı, otuzsekizde durdu
Bu cenneti bizlere ondokuz yılda kurdu
Türkün iman gücüyle zırhladı Anayurdu
İnkılâplarla ördü ağ ağ Mustafa Kemal
Ey şimdi mağrur vatan, inkâr edersen utan
En mağdur günlerinde kimdi elinden tutan?
Kahroldu kahrolacak dalına dil uzatan
Bozulmaz bozulamaz bağ bağ Mustafa Kemal
Ne mutlu Türküm diyen asil kanda gücümüz
Kırık gururumuzu onaran öğüncümüz
İlim irfan yolunda mürşidimiz öncümüz
Her zaman arkamızda dağ dağ Mustafa Kemal...