Doğrusu, ikimizin de iyi, güzel, öyle doğru dürüst bir şey bildiğimiz yok. Yine de ben ondan daha bilgeyim. Çünkü o, hiçbir şey bilmediği halde bildiğini sanıyor, bense bilmiyorum ve bildiğimi de sanmıyorum.
... nasıl konuştuğuma değil, söylediğim haklı mı değil mi, bütün dikkatinizi buna vermenizi sizden istemeyi doğru ve yerinde buluyorum. Çünkü yargıcın görevi budur. Konuşmacınınki ise doğruyu söylemektir.
... ayrıca kendime güvenmediğimi de söyleyebiliriz. Kuşkusuz, bunun nedeni öz saygımın olmaması. Zaten bilinçli bir insanın kendine saygı duyması mümkün müdür?
Şimdi köşeme çekilmiş, zeki insanların bu hayatta hiçbir şey başaramayacaklarına ve önemli işleri yalnızca aptalların yaptığına dair bazı avuntularla ömrümü tüketiyorum.