Ama galiba tam da bu yüzden, arzu ile sevgiyi ( ya da aşkı) sürekli olarak birbirine karıştırmaktan vazgeçmeliyiz. Bir şeyi sevmemiz için onun ne olduğunu bilmemiz gerekir. Arzuda ise durum tam tersinedir. Arzulamak için arzu nesnesinin en azından bir yanıyla karanlık, belirsiz olması şart. Öte yandan, sevmeye devam etmemiz için ise hep henüz bilinmeyen, daha bilinecek bir şeylerin kalması gerekir.
“İnsan yaşamını kaydedebilse ve tüm yaşamını bir şerit üzerinde ileri geri hareket ettirebilse, istediği yerde durdurabilse veya istediği kısımları yineleyebilse nasıl olur?”