Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen, bana kâfisin.
Gözlerinin kahvesi, gözlerimde pişene dek,
Hayalin, gözlerime kâfidir
Meğer, karla karışık yağan şey
Özlemekmiş sadece…
Başka söze ne hâcet
Özlemek bana kâfidir
Yarınlar güzel olana dek,
Anılar sevincime kâfidir
Ellerimi ikindi buzlarına sürdüm,
Dilimde melez şarkılar büyüttüm
Dışımı titreten bu kışı,
İçimde bir güzel dövdüm
Fındık çiçeklerini düşüne düşüne
Sirkeciye kadar yürüdüm
Bu eski trende,
Bu kadar üşümek,
Bugün için,
Tenime kâfidir…
..kimi şeylerin nedeni yalnızca kendileri olmalı ve öyle kalmalı. Üstelik, insana kendi yaşamı bile büyük geliyor kimi zaman; ne yapsa, kimi sevse, kimlerce sevilse, hangi işlerle uğraşsa ve nerelerde gezip dolaşsa, bir türlü dolduramıyor. Her şeye karşın, ele geçirilemeyen derin boşluklar kalıyor önümüzde arkamızda.
şimdi bu kışa girişin hüznü müdür o mudur acaba
bu iri iri sevmekler deniz o eski mühür o mudur acaba
mavi isterse mavi kalsın ister ölümle değişsin kendini
ellerim bu hüzünde her şeye karşı kırgın kaba saba...
...şimdi bu hüzün nedir sanki kara kazağım sırtımda
işte bir duman, bizi tüten, işte bir duman ki kapkara
kışa nasıl başlanır bahçelerde, çiçekler nasıl başlarsa
bir balıkçı denizin dibine öyle başlar her defa
şimdi bu kışa girişin hüznü müdür o mudur
benim her duygum biraz hüzün gibidir. Meselâ