Düşüncelerini yayınlayan kişi başkalarını kendi gerçekliğine inandırmak, onları etkilemek ve böylece dünyayı değiştirmek isteyenlerin rolünü üstlenmek tehlikesini göze alır aslında. Dünyayı değiştirmek! Pontevin’e göre, korkunç bir niyet! Dünya bu haliyle mükemmel olduğu için değil kuşkusuz, ama her değişiklik kaçınılmaz olarak daha kötüsünü yarattığı için. Öte yandan ve daha bencil bir açıdan, günışığına çıkartılan her düşünce günün birinde sahibinin aleyhine döneceği ve onun düşünürken eriştiği hazzı elinden alacağı için.
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
Olacaksa olmaz da, olmayacaksa olur,
Kiminin yazısı o, kimininki de budur.
Kimi ardından koşar, yetişir zamanında.
Kiminin önündedir birdenbire yok olur.
...Kimi aradığını yitirir aradıkça.
Kimi de arayandır, aranan onu bulur.
Fal- Özdemir Asaf
...Hangi meydan, hangi sokak
Buluşturur bizi
Hangi yalan, hangi yasak
Karşılar bizi
Ne insanlar, ne mekânlar
Özlemlere yetmiyor
Başka sözler, başka yüzler
Ödeşmeler bitmiyor
Aşk uyudu ranzalarda
Düşler eskidi gitti
Islığıma gömüyorum
Kalbimdeki sözleri
Ağır Kapı- Murathan Mungan
youtu.be/xiTzoy9IwvA