Bütün duygular böyledir. Yüreğimiz bir gömüdür, birden boşalttık mı battık demektir.
Bir insanın beş parasız olmasını bağışlayamadığımız gibi, bir duygunun olduğu gibi dökülmesini de bağışlayamayız. Bu adam her şeyini vermişti. Tam yirmi yıl boyunca, yüreğini, aşkını vermişti; bir gün içinde servetini vermişti. İyice sıktılar limonu, posasını da sokağın köşesine bıraktılar.
Gerçek alçakgönüllülükleri, zayıflıkları ya da ilgisizlikleri yüzünden her şeye katlananlara her şeyi çektirmek insanoğlunun yaradılışında bulunan bir şey belki de.
Eninde sonunda göreceğiniz gibi, neredeyse her çeşit mutsuzluk duygusu, bir parçayı bütünün kendisi sanmanın bir sonucu.
Bu şu demek: Resmin tamamını görmediğimizde, kendi kendimizi baltalayacak davranışlarda bulunma olasılığımız oldukça yüksektir.
Bunun bir örneği, bir şeyin sizin öyle olduğuna emin olduğunuz şekilde olmadığını, çok geç bir şekilde, üzüldükten sonra anlamanın verdiği o korkunç çöküş duygusudur.
Bazı araştırmacılar ise yalnızlığa bireyler için sosyal zorlanmanın tatmin edilemeyen bir düşüncesi olarak bakıyor; niteliksiz ve yetersiz bir sosyal ilişki ağında bireyin tatmin edilemeyen duygularının bütünü diye tanımlıyorlar.