7/10
Kurgu metinlerden sıkılınca araya bu tarz bir kitap çok iyi oldu. Aydınlandım. 2011 yılından 2050 yılına bir projeksiyon tutmuş yazar. Çok çok zor bir iş. Gerçeküstücülük çağında ve bu hız çağından ne olacağını kestirmek neredeyse imkansız. Mesela aniden uzaylı saldırısına bile uyanabiliriz. :)) Yine de kitapla ilgili şunu söyleyebilirim; Analizleri yorumları taraflı da olsa(yazar yahudi ve Amerika’da yaşıyor) başarılı denebilir. En ilginç olanı Türkiye’nin 2050 yılında ABD’de daha etkili bir süper güç olacağını yazmış. Ancak bu konuda bir şartı var eğer İsrail’le arasını hep iyi tutarsa.
2050 İki Bin ElliDavid Passig · Koton Kitap · 2011414 okunma
Zihnimin Duvarlarında Bir Gölge: 1984
Puan vermedi·352 syf.··
2026 115. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 23:45
Kitabın son sayfasını kapattığımda, odadaki sessizliğin bile aslında bir "sesi" olduğunu fark ettim. Winston Smith’in o daracık odasında, tele-ekranın göremeyeceği bir köşe arayışındaki o çaresiz ama dirençli halini kalbimde hissettim. George Orwell, 1984olarak kurguladığı o karanlık geleceği bugün elime bir ayna olarak tuttu sanki. Sayfalar arasında ilerlerken, "Büyük Birader"in sadece bıyıklı bir portreden ibaret olmadığını anladım. O aslında her yerde; bazen cebimizdeki o ışıklı camlarda, bazen rızamızla vazgeçtiğimiz mahremiyetimizde, bazen de dilimize vurulan görünmez kilitlerde... Kitaptaki "Yenisöylem" kavramı beni en çok ürperten şey oldu. Kelimeler azaldıkça düşüncelerimizin de sınırlandığını, kavramların içini boşaltarak aslında zihnimizi nasıl daralttıklarını görmek, bugünün dünyasına tutulmuş çok güçlü bir projeksiyon gibiydi. Savaşın barış, özgürlüğün kölelik ve cahilliğin güç olduğu o tersyüz edilmiş dünyada; insanın en büyük kalesinin "belleği" olduğunu gördüm. Geçmişin sürekli yeniden yazıldığı, hakikatin her sabah taze yalanlarla şekillendirildiği bir düzende, Winston’ın günlüğüne attığı o ilk imza sadece bir yazı değil, bir varoluş çığlığıydı. Kitabı bitirdiğimden beri etrafımdaki "gerçeklikleri" sorguluyorum. İki kere ikinin bazen beş ettiğine inandırılmak istenen bir kalabalığın içinde, "gözlerimin gördüğüne inanma hakkımı" korumanın ne kadar kutsal bir direniş olduğunu fark ettim. 1984, benim için sadece bir roman değil; zihnimizin en kuytu köşelerine sızmaya çalışan o karanlığa karşı yakılmış, sönmemesi gereken bir uyarı feneri. Belki Winston kaybetti ama biz onun hikâyesini okuyarak hâlâ bir şansa sahibiz: Düşünmekten ve hatırlamaktan vazgeçmemek.
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Reklam
Kuzey vs Güney
Puan vermedi·400 syf.··
2026 6. kitabı
Amerika iç savaşını herkes bilir kuzey yendi, kölelik bitti ama olay sadece bundan ibaret değil. Savaşın sadece tüfek atışıyla değil, demiryollarıyla, telgrafla ve sanayi gücüyle nasıl kazanıldığı kitap da muazzam analiz edilmiş. Amerika’nın bugün neden "bugünkü Amerika" olduğunu anlamak isteyenler için harika bir yol haritası. Savaş, sadece bir kahramanlık destanı değil; bir arz-talep meselesi, bir matematik problemi ve en nihayetinde bir trajedidir. Tarihe sadece kazananların yazdığı taraftan değil de; kaybedenlerin tarafından da bakıyor yani güneyi de anlatıyor kitap. Eğer bu kitapla henüz tanışmadıysanız, barutun ve demirin o soğuk dansına hazırlıklı olun. Tarih, sadece geçmişte olanlar değildir; gelecekte başımıza geleceklerin en net fısıltısıdır. Günümüzde düşük vergi oranları ve sendikalaşmanın az olması nedeniyle otomobil fabrikaları ve teknoloji devleri Güney'e (Teksas, Georgia, Kuzey Karolina) kaymış. Güney’de hala Konfederasyon bayrağını miras olarak görenlerle, onu kölelik simgesi olarak görenlerin çatışması bitmiş değil gibi duruyor tam hatırlamıyorum ama Trump bile bu bayrak hakkında konuşmuştu sanırsam. Kuzeyde hala daha seküler, liberal ve merkeziyetçi hükümet yanlıları varken, güneyde muhafazakarlık, eyalet hakları savunuculuğu hala çok baskın gibi günümüzde de. Elon Musk, ana merkezini Kaliforniya'dan Austin'e taşımış. Burada açılan Giga Texas, dünyanın en büyük binalarından biri. Gördüğünüz gibi kitabı okuyunca karşılaştırma yapmaya filan başlamışım yani eskiden nasıldı şimdi nasıl. Bu kitap modern Amerikan imparatorluğunun genetik kodlarını ve gelecekteki olası kırılma noktalarını anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir projeksiyon sunuyor. Geçmişi bilmeden geleceği anlayamayız.
Amerikan İç Savaşıİ̇lkin Başar Özal · Timaş Yayınları · 022 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 16:53
Bir çırpıda bitirilebilecek şekilde hem kurgulanmış hem de kısa öykülerden müteşekkil bir kitap. Hayatın içinden, gündelik hayatta karşılaşılan konulara projeksiyon tutarak dışardan bakınca adiyattan saydığımız olayların aslında yaşayanlara ne derin yaralar açtığını hissettiriyor. Uzun zamandır argo kelimelerin kullanıldığı bir kitap okumamıştım, yanlış hatırlamıyorsam Malafa ‘da okumuştum en son meterlemek gibi argo kelimeleri. Çerez niyetine zihni zorlamak istemediğimiz zamanlarda okunabilecek tavsiye edilesi bir kitap Battığımız Bataklar
Battığımız BataklarAhmet Erkam Saraç · Can Yayınları · 2023173 okunma
Yine tespitleriyle çok güzel bir kitap okudum
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 07:02
PERFORMANS ÇOCUKLARI Yeşim Sırakaya "Henüz çocukken yetişkin olmaya zorlananlara; kendi sesini kaybetmeden büyüyenlere..." ​Sabahın ilk ışıkları... Sekiz yaşında bir çocuk, sırtında kendi ağırlığından büyük çantası, elinde bir test kitabıyla okul kapısında bekliyor. Annesi diz çöküp gözlerinin içine bakıyor: "90 alırsan hafta sonu ödül var." O an, o çocuğun yüzündeki o eşsiz merak ve parıltı sönüyor; yerini bir yetişkinin kaygılı ciddiyetine bırakıyor. ​Artık çocukluk bir keşif alanı değil, bir performans sahnesi. Oyun oynamak yerine "beceri atölyelerine" gidiyor, hayal kurmak yerine "zaman çizelgelerini" yönetiyoruz. Modern çağın ebeveynlik anlayışı, çocuğu bir birey olarak değil; kendi yarım kalmışlıklarını tamamlayacağı bir "projeksiyon yüzeyi" olarak görmeye başladı. ​Soruyorum kendime, soruyorum bize: "Eğer başarı her şeyse, neden bu kadar yorgunuz?" ​Öğrenmek; hata yapma, risk alma ve saçmalama özgürlüğüdür. Oysa biz, hata yapma hakkını bir kusur sayan, başarıyı karaktere yapıştırılan bir etiket haline getiren bir dünya kurduk. Çocuklarımızı küçük birer kurumsal hayat simülasyonunun içine hapsettik. ​Ama unutmamalıyız ki; insanın en büyük yeteneği mükemmel olmak değil, kendisi olmaktan vazgeçmemektir. Hiçbir eğitim sistemi, bir çocuğun gözündeki o sönen ışığı tek başına geri getiremez. O ışığı koruyacak olan tek şey anlamdır. ​Bu bir rehber değil, bir yüzleşme. Ne yapılması gerektiğini anlatmıyor; sadece neden bu kadar yorulduğumuzu sorguluyor. ​Çünkü performans elbet bir gün biter. Geriye sadece hayatımıza kattığımız o derin anlam kalır.
Performans ÇocuklarıYeşim Sırakaya · Gece Kitaplığı · 20261 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 47. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 13:50
15.yüzyılın en önemli Bizanslı tarihçilerinden biri olan Laonikos Halkokondilis (Laonicus Chalcocondyles), aslında bir "kahin" değil, bir tarihçidir.1446'da II. Murad'ın yanına elçi olarak gönderilen babası sayesinde Osmanlı sarayını yakından tanımıştır. Bu durum, onun yazdıklarına "içeriden bir bilgi" ve dolayısıyla "geleceği gören bir otorite" havası katmıştır.Yazdıkları aslında birer siyasi projeksiyon ve sosyolojik analizdir. Ancak Bizans’ın yıkılışı gibi travmatik bir olayı çok önceden sezmiş olması ve Osmanlı askeri makinesinin işleyişini kusursuz tarif etmesi, kitabının tarih boyunca "kehanetler içeren gizemli bir eser" muamelesi görmesine neden olmuştur.
Kehanetler KitabıLaonİcus Chalcondyles · Destek Yayınları · 201841 okunma
Reklam
Reklam