"Ana", Maksim Gorki'nin (asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov) en önemli ve ünlü romanlarından biridir. 1906 yılında, Amerika'daki sürgünü sırasında yazılmıştır.
Roman, 1905 Rus
Proletarya ve Burjuva arasındaki kavgayı bir annenin gölgesinde anlatan bir kitap. Kitabı okuyunca dönemin tipik Rusya 'sı hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz. Romanın başlarında yer alan benzetmeyle "fabrika içindekileri 'işçileri 'kusuyordu" işçilerin bit direnişe girmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz. Bu direnişte hiç beklenmedik bir karakterle başlıyor. Direnişi ise"ana" sürdürüyor. Sefalet ve işkence altında bir kadının gücünü göreceksiniz
Bu kitabın yazarı Karl Kautsky Karl Marx’ın proletarya diktatörlüğü sözünü Sovyet Rusya’daki Bolşevik iktidardan çok farklı bir şekilde yorumlamaktadır. Kautsky’ye göre proletarya diktatörlüğü tek
sınıfsal mücadelenin olmadığı bir ütopya:
komünist manifesto
karl marx'ın manifestosu siyaset felsefesinin ve devlet düzenini eleştiren başucu kitaplardan biridir yoğun olarak kapitalizm
#PaulLafargue’ı ilk kez #TembellikHakkı ile tanımıştım. Daha ilk sayfalardan itibaren insanı, dişlileri insan iliğiyle yağlanan sanayi katedrallerinin, boynuna kronometre geçirilmiş proletarya
Proleter; geçimini çalışarak kazanan, sermaye sahibi olmayanlar. İşçi, doktor, avukat, yazar gibi meslekleri yürütenler proletarya sınıfına dahil edilirler. Hatta fikir işçisi olan Marks da bu sınıfa