haydi ne kadar taşkın olabilirsen ol şimdi!
çal tanrıların hakkını, ver ölümlülere,
bakalım ne yardımı olacak sana ölümlülerin?
sana tanrılar yanlışlıkla prometheus demişler,
düğümleri çözen demekse adın,
çöz bakalım şimdi bu çözülmez düğümleri!
ama bitmek tükenmek nedir bilmeyecek
yürekler acısı ağır çilen,
çünkü seni kurtaracak yiğit doğmadı henüz.
işte bunu kazandırdı sana insanseverliğin!
tanrıyken tanrı öfkesinden korkmadın,
şeref paylarını ölümlülere vermekle
kurulu düzeni çiğnemiş oldun.
gör işte bunun karşılığını şimdi:
bu belalı kayalıkta, nöbet bekler gibi,
hep dimdik ayakta duracaksın,
uyku uyuyamaz, dizlerini bükemezsin.
ne kadar ağlayıp sızlansan,
ne kadar yanıp yakılsan, boşuna!
zeus'un yüreği yumuşamak bilmez:
gücü yeniden elde eden sert olur.
Yunan tragedyaları üç şekilde başlar. Koro ile (Persler'de olduğu gibi), diyalog ile (Antigone de olduğu gibi) ya da bir prologos (önsöyleşi) ile. Euripides oyunlarına prologos ile başlamayı seviyor.