Prometheus'tum zincire vurulurken dağlarda,
Ciğerimi kartallara yedirdim.
Spartaküs'tüm köleliğin çığlığında,
Arslanlara yem oldum, tükendim.
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
Kerbela çölünde Hüseyin.
Zindanlarda Cem Sultan,
Sehpalarda Pir Sultan.
Ve Madımak'ta OTUZ YEDİ CAN...
Kaçıncı yok oluşum,
Kaçıncı var oluşum bu?
Tanrılardan ateş çaldım,
Yüzyıllarca tutuştum, üst üste yandım.
Bir anka kuşu gibi anne,
Bir anka kuşu gibi;
Kendimi külümden yarattım...
toprak bela doludur, deniz bela dolu,
geceler dert doludur, gündüzler dert dolu,
belalar başıboş dolaşır sessizce
ölümlülerin çevresinde,
derin düşünceli Zeus ses vermedi onlara
sessizce gelişlerini duymasın diye insanlar.
O harap halinde bile, benim azabım fazlaydı seninkinden. Çünkü pişmanlığın zehirli iğnesi, yaralarımı sızlatmayı sürdürecek; ölüm bu yaraları ebediyen kapatıncaya dek.
...mezarlık, canlılığını kaybetmiş, güzelliğin ve gücün taşıyicısı olmaktan çıkıp kurtçukların besini haline gelmiş bedenlerin toplandiğı yerden ibaretti benim için.
Adem`in olmam gerekirken, düşkün melek oldum; hic günahım yokken sevinçten mahrum ettin beni. Her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkânsiz biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. İyilikseverdim, güzel huyluydum, acılar yüzünden bir ifrite dondüm. Beni mutlu edersen, yine erdemli olurum.