“dışarısı çirkinleştikçe, bir kaplumbağa gibi kapanmıştım sert kabuklu kendime. ağırdı kendim, ezilmiştim. ne kimseyi içeri almış, ne de dışarı çıkabilmiştim.”
Çiçekleri sevdiğini iddia edip onları sulamayı unutan birinin sevgisi gerçek (etkin/aktif ilgi) değildir. Sevgi, sadece bir his değil, sevilen şeyin yaşaması ve büyümesi için emek harcamayı gerektiren eylemsel bir süreçtir.
Hayat herkesi farklı sınıyor diye düşündü Oğuz. Ben başka sınandım. Herkes kendi sınanmışlığını kaldırılamaz taş sanıyordu. Herkesin taşı kendine ağırdı. Ağır geldi diye düşündü Oğuz.