eylül

eylül
@psycheros
intj dolanma bahçeni ek | 改善
Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.
Reklam
Dünyanın en güzel giriş paragrafı
Ağaçlar hep en etkileyici vaizler olmuştur benim için. Ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, Beethoven ve Nietzsche gibidirler. Tepelerinde uğuldar dünya, kökleri sonsuzluğa uzanır ama sonsuzlukta kaybolup gitmez, var güçleriyle tek bir şey için, onlara özgü, onlara içkin yasayı yerine getirmek, büyüyüp serpilmek, varlıklarını ortaya koymak için çabalarlar. Hiçbir şey daha kutsal, hiçbir sey daha mükemmel değildir güzel, güçlü bir ağaçtan.
Senin için de, başkası için de fazla safım ben. Dünya Tanrının canını nasıl yakıyorsa, öyle yakıyor canımı Bedenin. Ben bir fenerim-
Bir defasında şöyle demişti şeytan bana: "Tanrının da var kendi cehennemi: insanlara duyduğu sevgi." Ve geçenlerde şöyle dediğini işittim şeytanın: "Tanrı öldü, insanlara duyduğu merhamet yüzünden öldü Tanrı."
Henüz kendinizi aramamıştınız: bu sırada beni buldunuz. Böyle yapar tüm müminler, bu yüzden değersizdir tüm inanışlar. Şimdi beni kaybetmenizi ve kendinizi bulmanızı istiyorum sizden; ve ancak hepiniz beni yadsıdığınızda yeniden döneceğim aranıza.
Reklam