eylül

eylül
@psycheros
intj dolanma bahçeni ek | 改善
10/10
·132 syf.··
2025 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 11:09
Her yönüyle muazzam bir kitaptı; altını çizdiğim kısımlar, not ettiğim yerler, yapılan atıflara kendi yorumlarım o kadar fazla ki kitap bir not defterine dönüştü. Üzerine derinlemesine düşünme fırsatı bulabildiğim, Stoa felsefesinin dinamiklerini çok iyi kavrayabildiğim bir kitap oldu. Marcus Aurelius bir Roma imparatoru, kendi kitabına uygun bir hayat yaşadığını varsayarak yönetici aklının ve Tanrıların onu imparator yapmasının ne kadar hayırlı olduğunu gördüm denebilir.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
1/10
·206 syf.··
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 16:19
Oldukça çiğ, yüzeysel, umut taciri olmaktan ve kişisel gelişim safsatalarından ileri gidememiş koca bir hayal kırıklığı. Bilimi öncü edinen bir insan olarak yazarın övgülerle yere göre sığdıramadığı makalelerin kaynağına ulaşmak isterdim. "Araştırmalara göre..", "Son yapılan çalışmalar..." Hangi çalışmalar? Bahsedilen makaleler hangi primer tıp yayınlarında yer aldı? Klinik çalışma düzeyi ne, kohort bir çalışma mı? Bir okur olarak asıl mesleği oyuncu olan bu yazara ben neden inanayım ki? Mevzubahis iddiaları doğru olsa bile kaynak belirtmemesi, verdiği kaynakların da (örnek verdiği enstitü ne idüğü belirsiz bir kurumdan öteye gitmiyor) asla güvenilir ve temellendirilmiş olmaması kitabın tüm gerçekliğine gölge düşürüyor. Birkaç bilimsel kelime ile iddialı cümleler kurarak bir kitleyi kandirabilirsiniz ve yazar göründüğü kadarıyla oldukça da başarılı olmuş bu konuda. Kitaba zamanımı çaldığı için oldukça öfkeliyim, popüler kültüre kapılıp beklentimi ayarlayamadığım için kendime de. Maddi kaygı güdüldüğü o kadar açık ki asla 200 sayfa olmayı hak eden bir kitap değil. Toksik pozitivite dolu, günümüz popüler kültür kölelerine umut ve motivasyon aşılayan kof bir balon.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
Mülksüzler | Ursula K. Le Guin incelemesi
10/10
·344 syf.··
2024 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2024 19:55
Kendilerine 'Odocu' diyen bir grup insanın yaşamına tanıklık ederek hikayeye başlıyoruz. Bu insanların ataları üç kuşak önce bilinen Dünya'dan göç ederek yeni bir gezegene, Ay'a taşınıyor ve burada 'ikircikli bir ütopya' kuruyor. Le Guin'in kurduğu ideal dünyanın diğer örneklerinden farkı, her şeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesi. Normalde ütopyalara baktığımızda olası olumsuz yanların törpülenip aktarıldığı hissine kapılırken Le Guin'in bu konuda böyle bir çekincesi yok. Olduğu haliyle Anarres'i, anarşist bir toplumu anlatmaktan geri durmamış. Aynı şekilde bir devlet düzeniyle yönetilen Urras'ı da. İyisiyle kötüsüyle. Okuru yönlendirmeden, perde arkasından seslenmiş. Bölümler arası geçişler bu anlamda çok kıymetli, böylelikle siz de kendinizi ister istemez herhangi bir tarafta bulamıyorsunuz; ki zaten bir taraf olmamıza gerek de yok. Ana karakter Shevek üzerinden bence insanın çaresizliği anlatılıyor kitapta. Devlet olsun ya da olmasın, zorunlu bir varlık ya da yapay bir kurum fark etmeksizin herkesin memnun olabileceği bir yönetim şekli yok. Ancak sanıldığının aksine bir kısır döngü de değil Anarres-Urras arası mekik dokumak, çünkü sonsözde de değinildiği üzere yeni bir yere gidiş aslında başka bir dönüşü simgeliyor. Bu açıdan bakıldığında bence anlam arayışına ışık tutan değerli bir eser bu ütopya. Kitabın ses getirmesinin ve getirecek olmasının biricik nedeni de ana temanın tarafımızca hiçbir zaman çözüme kavuşturulamayacak olmasıdır. İnsanlık her önceki döneminden koşarak uzaklaşırken kendini belirsiz geleceğin prangalarına vurmakta oldukça başarılı zira. Okuyacak herkese iyi okumalar dilerim.
Ütopya
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
9/10
·504 syf.··
2024 17. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 23:12
"İnsanlara dikkat et Zeus, demişti. Onlar yeryüzünün en güvenilmez mahluklarıdır." . . Avrupa'nın kalbi Berlin'den Ege'nin incisi İzmir'e uzanan bu hikaye, bir zeytin ağacı kadar güçlü kök salmış Ahmet Ümit'in kaleminde. Bu sıkı kökler Pergamonlu bir ailenin soy ağacına da sarılmış, onları baş kahramanı yapmış bu mizansenin. Ve ortaya bu muhteşem yapıt çıkıvermiş. Kitap, bir polisiye romanından çok daha fazlası. Ana temanın etrafında budaklanan yan konular sere serpile okurun önüne titizlikle sunuluyor. Almanya'daki göçmen karşıtlığı özelinden genele gidilerek faşizm ve özgürlük gibi zıt kavramlar çarpıştırılıyor satır aralarında. Esas kısımda ise kendimizi mitoloji rüzgârının esintisine bırakıyoruz. Yer yer hikayeye müdahil olan Zeus'tan dinliyoruz kendi köklerinin hikayesini. Belki de ona en zararı dokunan 'hilkat garibeleri' mahluklar olarak azametini hissediyor, boynumuz bükük okuyoruz baştanrının yakınmalarını. Tüm bunları yaparken ise yüzümüzde en ufak bir utanç belirtisi yok. Başkomiser Yıldız Karasu'nun peşine takılıp harika bir tragedyanın kollarına atıyoruz kendimizi. Ustalıkla kurgulanmış, ilmek ilmek işlenmiş bu kitabı okurken sürekli Ahmet Ümit'in ne kadar iyi olduğunu düşündüm durdum. Olayları birleştirmedeki yeteneği, biçemi olsun gerçekten bir ustadır benim gözümde. Kayıp Tanrılar Ülkesi her yönüyle muazzam bir eser.
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma
7/10
·392 syf.··
2024 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2024 14:59
Konusu çok ilgi çekici ama olayların üstünkörü geçildiğini hissettim. Fazla bir beklentiye kapılmadan okuyun derim. İlk çıktığı zaman çoğu blogger türlü övgülerle bahsetmişti bu seriden, okumak şimdi nasip oldu ve bu kadar sevilmeye değer bir yer bulamadım kitapta açıkçası.
Gazap ve ŞafakRenee Ahdieh · Pegasus Yayınları · 20171,377 okunma