"Ne zamandır bir şeyler var, birikiyor azalarak,
Yüzünüze, sesinize, sevginize sakladığım.
Azaldıkça parıldıyor gözlerimde, bakma, bırak,
Yüzünüze, sesinize, sevginize sakladığım.
Bakmazsanız azalacak, birikerek azalacak.
Bakarsanız daha da az, ama daha, daha parlak
Bir şey'ler var, dinlersiniz, duyarsınız, sizin sıcak
Yüzünüze, sesinize, sevginize sakladığım"
"Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor."