Kabuğun altındakilerden çok üstündekilerle, yaptıklarımdan ziyade yapmadıklarımla ilgiliydi. Başkalarının yanından bir gölge gibi sessizce geçişimle, dünyaya değmeden parmak uçlarımda yürüyüşümle. Kendime bir pusula, bir baston bulamamaktan yakınırken, kimseciklere pusula olmayı beceremeyişimle ...
Sefil bir fani olan ben daha kendi zekamı kavrayamıyorsam, beni harekete geçiren şeyi bilemiyorsam, maddenin tamamına gözle görülür şekilde hükmeden o tarifsiz zekayı nasıl tanıyacağım? Böyle bir zeka var, her şey bana bunu kanıtlıyor. Fakat beni onun ebedi ve meçhul meskenine götürecek olan pusula nerede?