Derler ki bazı muzafferler, ancak rakipleri kaplanlar ve kartallar gibi vahşi olursa kazandıkları zaferin tadını tam olarak çıkarabilirler. Rakipleri koyun veya tavuklar gibi ehlileştirilmiş çıkarsa kazandıkları zaferi de anlamsız görürler.
Moda ala­nında (moda kendinden geçmiş ve cinsellik ötesi bir konu­ma ulaşmıştır) nasıl bir hazır giyim (prét-q.-porter) çağına girilmişse, siyasi bakımdan sözcüğün gerçek anlamında cinsiyetten yoksun, kendinden geçmiş ve cinsel bir organa sahip olmayan bu sosyalizmle birlikte, siyasette de aynı şekilde bir hazır inanç (prét.-q-croire) çağına girilmiştir.
Reklam
:q
Onu sevdiğimi söyleyemem, çünkü duygularım yok, ama hayattaki tek bağımlılığım olduğunu itiraf edebilirim...
Gün olur, içinde yaşadığımız bu kalabalık yalnızlığı da bir rüyada görür müyüm, çok merak ediyorum. Gerçi çocukluk gibi rüyaların rüyası görülmüyorsa, böylesi kâbusların da kâbusu görülmez diye düşünüyorum. Zaten anasını satayım, ben artık hep hep hep düşünüyorum. Ötesi yok, düşünce bazında yaşıyorum. Gerçeklik dediğim, Q'dan Ç'ye uzanan yüz tuşlu bir klavyeye dönüştü. Eskiden hayatımın bir parçası olan çoğu şey ruhumu terk etti.
Sayfa 45 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Q harfinde ısrar edenlerden en önde gelen kişi Kazım Paşa'ydı. Kazım Paşa, "Ben adımı nasıl yazacağım?" diye karsı çıkıyor ve 'q' da ısrar ediyor, 'q' lazım diyordu. Falih Rıfkı, "Biz Türkçe kelimelerde k'nin ince seslilerle daima ke', kaIın seslilerle ka' okunduğunu düşünerek, 'q'yu alfabeye almamıştık" diyor. Kazım Paşa'nın ısrarına Atatürk'de müdahale ederek "Bir harften ne çıkar? Kabul edelim" diyordu. Falih Rıfkı, böylece 'q' tehlikesini atlattık demektedir.."
O zamanlar bilmiyordum ama şimdi anlıyorum ki gerçek insanı bulmak çok zor..!
Sayfa 96 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2025
Roman Edebiyat Dünya Klasikleri
Reklam
Reklam