Tan

Tan
@quidem
dijital defter
İman, O'nun var olduğuna inanma meselesi değildir; fakat yaşantılanmış ve kendini geçerli kılıcı bir veri olarak var olduğu bilinen varlığa güvenme meselesidir. Çağımızdaki birçok insanın, ne Tanrı'nın varlığını ne de onun yokluğunun varlığını (presence of absence) değil, varlığının yokluğunu (absence of presence) yaşantıladıkları görünüyor.
Sayfa 136
Felsefe
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"İçsel"le ben, dış dünyayı görme biçimimizi ve "dış­sal", "nesnel" varlığa sahip olmayan, -imgeler, rüyalar, fantaziler, vecd, tefekkür ve düşünceye dalma durumları gibi- modern insanın, birçok bakımdan, en ufak bir farkındalığına bile sahip olmadığı gerçekliklerin tümünü kaste­diyorum. Örneğin, İncil'in hiçbir yerinde tanrıların, şey­tanların ve meleklerin varlığı hakkında bir argüman yok­tur. İnsanlar ilkin Tanrı'ya "inanmadılar"; onlar, diğer ma­nevi varlıkların durumunda olduğu gibi, O'nun varlığını yaşantıladılar (experience). Sorun Tanrı'nın var olup ol­madığı sorunu değildi; bu özel Tanrı'nın tüm tanrıların en büyüğü olup olmadığı, ya da O'nun tek Tanrı olup olmadı­ğı ve çeşitli manevi varlıkların diğerleriyle ilişkisinin ne olduğu sorunuydu. Bugün, Tanrı'nın güvenilirliği, farklı manevi varlıkların manevi hiyerarşideki yeri vb. konular­da değil, fakat Tanrı'nın ya da benzeri manevi varlık­ların var olup olmadığı konusunda genel bir tartışma var­dır.
Sayfa 136
Felsefe
Karamazov Kardeşler'de İvan, "Eğer Tanrı yoksa her şey mübahtır" diye söylediğinde, "Eğer benim yansıtılmaz süper egom ortadan kaldırılabilirse, iyi bir bilinçle her şeyi yapabilirim" demez. Der ki: "Eğer varolan yalnızca bilincimse, irademin bir hükmü yok demektir."
Sayfa 132
Felsefe
Şimdi eskimiş olan ismi belki hâlâ tutabilir ve etimolojik anlamını yorumlayabiliriz. Schiz: "kırılmış", Phrenos "ruh" veya "kalp"... Şizofren bu anlamda "kalbi kırık" olan kimsedir ve kırık kalplerin bile, eğer buna izin verecek kalbimiz varsa, tamir edildiği bilinir. Ancak "şizofreni" nin, bu varoluşsal anlamda klinik muayene, teşhis, gidiş ve "şizofreni" tedavisi reçeteleriyle bir alıp vereceği yoktur.
Sayfa 122
Psikoloji
İnsan soyu ayakta kalırsa, geleceğin insanları korkarım bizim aydınlanmış çağımıza gerçek bir Karanlık Çağı olarak bakacaklardır. Bu durumun ironisinin tadını bizim devşirebildiğimizden daha çok alacaklar ve bundan epey de eğleneceklerdir. Güleceklerdir bize. Göreceklerdir ki bizim şizofreni dediğimiz, sıklıkla sıradan insanlar aracılığıyla, ışığın o hep kapalı zihinlerimizin çatlaklarından sızmaya, ortaya çıkmaya başladığı biçimlerden biridir.
Sayfa 122
Psikoloji