nur

nur
mutlu ölüm cahilliğimi ölene dek bilgiyle yücelteceğim
Puan vermedi·136 syf.··
2025 14. kitabı
Andre Gide’in Dar Kapı adlı eseri, bir akşamda okunacak kadar akıcı ama düşündürücü bir roman. Hikaye, kuzeni Alissa’ya derin bir tutkuyla bağlanan Jérôme’nün ağzından yer yer ikisinin mektupları üzerinden geçiyor. Jérôme, aşkını tüm yaşamına hâkim kılıyor; onun için okuyor, onun için düşünüyor, onun için yaşıyor. Ancak kısa sürede anlıyor ki, bu yoğun bağlılık tek taraflı değil; Alissa da ona karşı boş olmayan duygular besliyor. Zamanla, annesinin ölümü Jérôme’nün Alissa’ya olan bağını daha da derinleştiriyor. Okul yıllarında mektuplar aracılığıyla sürdürdükleri iletişim, aşklarını canlı tutuyor. Jérôme evlenmeyi arzularken, Alissa sürekli mesafe koyuyor. Alissa’nın kardeşi Juliette’in de Jérôme’ye karşı hisler beslediğini öğreniyoruz ve Alissa, onların evlenmesini istiyor. Sonuçta Jérôme okuluna dönüyor, Juliette başka biriyle evleniyor ve mutlu bir yaşam kuruyor. Yıllar geçtikçe Jérôme ve Alissa hâlâ birbirlerine bağlı kalıyor; mektuplar, nadir buluşmalar onların bağını sürdürüyor. Ancak Alissa, dine giderek daha çok bağlanıyor ve aşkı için var olan Jérôme’yü Tanrı’ya ulaşmasına engel olarak görüyor. Küçük bir kusur gibi görünen yaş farkı bile, onun gözünde büyük bir engel hâline geliyor. Hayatının neredeyse tamamını aşkına adayabilecek bir kadınken, onu elleriyle itiyor ve sonunda Paris’te bir bakımevinde ölüyor. Ölümünden sonra ortaya çıkan günlükler, onun içinde Tanrı ve Jérôme arasında verdiği mücadeleyi gözler önüne seriyor. Kitap, insan ruhunun karmaşıklığını, aşkın yoğunluğunu ve bireyin içsel çatışmalarını ustalıkla işliyor. Alissa’nın inançları ve aşkı arasında yaşadığı ikilem ise, bireyin arzuları ile vicdanı ve toplumsal normlar arasındaki savaşı gösteriyor. Alissa'nın Tanrı için hayatını, kendini hiçe sayması dine bu kadar bağlanmanın sağlıksız bir
Edebiyat
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,524 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·200 syf.··
2025 13. kitabı
Kate Chopin’in Uyanış adlı eseri, benim için yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir kadının iç dünyasında yaşadığı fırtınaların, bastırılmış arzuların ve özgürlük arayışının etkileyici bir anlatımıydı. Okurken Edna’nın dönüşümünü adım adım izlemek, onun hislerini ve çıkmazlarını sanki kendi içimde hissediyormuşum gibi bir yakınlık oluşturdu. Başlangıçta sıradan, düzenli ve toplumun sınırları içerisinde yaşayan bir kadın gibi görünen Edna, Robert’le tanışınca kendi iç dünyasının kapılarını aralamaya başlıyor. Robert’e duyduğu hislerin önce farkında olmaması, sonrasında ise bu hislerle yüzleşmek zorunda kalması, bence her insanın hayatında bir kez yaşayabileceği duygusal karmaşayı çok gerçek bir biçimde yansıtıyor. Edna’nın içsel uyanışı, sadece bir aşka uyanış değil; aynı zamanda kendi benliğini, kendi isteklerini ve kendi özgürlüğünü fark edişi. Bu fark ediş, onun davranışlarında belirgin değişiklikler yaratıyor. Artık kocasının sözlerine eskisi kadar boyun eğmeyen, çocuklarına karşı bile içsel bir uzaklık hisseden, toplumun kadına biçtiği rolleri sorgulamaya başlayan bir Edna çıkıyor karşımıza. Beni en çok etkileyen, Edna’nın bu süreçte yalnızlaşmasıydı. Bir yandan özgür olmak istiyor, diğer yandan da bu özgürlüğün bedelini ağır şekilde ödeyeceğini hissediyor. Hatta kardeşinin düğününe gitmek istememesi bile onun zihinsel kopuşunun bir işareti. Toplumun dayattığı tüm sorumluluklar, beklentiler ve kalıplar ona dar gelmeye başlıyor. Edna’nın yaşadığı bu içsel çatışmayı okurken, onunla birlikte nefesim daraldı diyebilirim. Çünkü Edna yalnızca aşka değil, kendine de uyanıyor; fakat bu uyanış onu toplumdan, ailesinden ve alıştığı yaşamdan uzaklaştırıyor. Robert’e duyduğu aşk da aslında bir anlamda özgürlüğe olan özleminin simgesi gibi. Robert bir yandan ona dünyayı
Edebiyat
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,421 okunma
10/10
·28 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 15:19
"Mert Altınkaynak (17 Haziran 1999, İstanbul) doğumlu Türk şair ve yazar. Doğum sırasında yapılan yanlış bir müdahale sonucu, dünyaya gözlerini bedensel engelli olarak açtı. Yürüme ve konuşmasında yaşadığı problemler ve kendini ifade etmede zorlanması sebebiyle okula birkaç sene geç gönderilmesi onu gitgide içine kapanan ve bu duruma isyan eden biri hâline getirdi." Şimdi söyleyin bana her şeye rağmen hayata tutunmanın, ve kendini değerli kılacak bu kadar güzel eserler bırakmanın daha kıymetlisi var mı... Kitap kısa ve öz ama gayet güzeldi. Şahsen ben en başında bu kadar seveceğimi tahmin etmemiştim. Ama şiir seven biri olarak beni etkileyen bir kitap oldu. Ama bir şeye çok kırıldım, bu kadar güzel bir eserin bu kadar az okunması şaşırtıcı. Evet okumak isteyen olur belki, ve bu kitabın okunmasına katkım olursa çok sevineceğim. :') Bu da kitabın pdf'si. drive.google.com/file/d/1mr2AtDE... İyi okumalar, bol kitaplı günler.
Saçma SokaklarMert Altınkaynak · Mert Altınkaynak · 0113 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 23:17
Kısa cümlelerle bir çok şeyi anlatabilen bir kitap... Uzun zamandır okumayı istiyordum ama maalesef ki yeni okuyabildim. Dört bölümden oluşuyor. ( 'Sancımak', 'Sevmek', 'Kırılmak', 'Sağalmak')  Ve her bölüm de farklı konular, (Bölümler şiddet, taciz, aşk, çocukluk travmaları ve kadınlık temalarını içeriyor.) farklı acılarla mücadele edip, bir başka acıyı iyileştiriyor. Ve ayrıca kitapta bir sürü resim de vardı. Bu resimlerin kitaba çokça anlam kattığını söyleyebilirim. Yazarın ne kadar basit bir anlatım dili olsa da bir anda bir sürü duyguyu size hissettirebiliyor. 'Kısa cümlelerle bir çok şeyi anlatabilen bir kitap.' Bir cümlede sayfalarca yazılan yazılarda hissedebileceğiniz duyguları hissedebiliyorsunuz. Yeri geliyor kendinizden parçalar buluyorsunuz. Bazen hissettirdiği duyguları kaldıramadığım anlar da oldu tabi.  Bazı sayfalarında insanları rahatsız edebilecek -cinsellik- konuları yer alsa da, ben kitabı çok sevdiğimi söyleyebilirim. O küçük kısımlar görmezden gelindiğinde bence harika bir kitap. "Yüreğimin feryadına uyandım dün gece ne gelir elimden diye yakardım, o kitabı yaz dedi kalbim." Bu cümlelerle başlayıp, "Yüreğimi ellerine alıp sonuna kadar geldin. Teşekkür ederim buraya kadar sağ salim geldiğin için, en kırılgan parçaya böyle şefkat gösterdiğin için..." Bu cümlelerle biten bir kitap ne kadar kötü olabilir ki? Ve evet bir sürü alıntı paylaşıp akışınızı doldurmuş olabilirim, ama bence hepsi çok güzeldi. Dayanamadım paylaştım... :") - "Güzellik denen şeyle derdim şu: Onların güzellik kavramı dışlamak üzerine kurulu her saç güzel bana göre bir kadın, teninde büyüttüğü bir bahçe gibi başına taktığında, güzelliğin tanımı bu gökyüzüne doğrulmuş büyük kanca burunların gövde gösterisi
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 64. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 01:40
Öncelikle biraz yazarımızdan bahsedelim, Neval El Seddavi, feminist, yazar ve aynı zamanda psikiyatristtir. Kadın meselesine dair verdiği mücadele nedeniyle işinden olmuş, Mısır hükümetinin baskılarına maruz kalmış, hapse bile atılmış bir yazardır. Kanatır Cezaevine bir araştırma için gittiği bir gün, aynı yerde idam mahkumu olarak cezasının infazını bekleyen Firdevs isimli bir kadının varlığından haberdar olur. Ziyaretçi kabul etmeyen, kimseyle konuşmayan her şeyi reddeden ve sonunu bekleyen bir kadın Firdevs. Firdevs yazarımızın görüşme taleplerini defalarca reddettikten sonra cezasının infazına saatler kala görüşmeyi ve hikayesini kendisine anlatmayı kabul eder. Ve sonrasında can yakıcı hikayeyi duymaya başlıyoruz. Kitabı okumaya başladığım zaman ilginç bir şekilde 30 civarı takipçi kaybettim. Sebebi hala bilinmez, ama bu kitap ölmeden önce okunması gereken kitaplardan biridir. Firdevs sistemin kurbanı oldu, nice Firdevs'ler gibi... Zira hiçbir kadın; kadına zevk oyuncağı olarak bakan, doyumsuz, vahşi, mide bulandırıcı bir erkeğin ona dokunmasını istemez. Firdevs... herkes onun bedenini gördü, zihninde ki karmaşıklığı kimse görmedi. Kalbini kimse görmedi. “Reddetmem onun arzusunu daha da kamçılamıştı. Her gün bir polis yolluyor, polis her gün başka bir yaklaşım sergiliyordu. Ama ben hep reddettim. Bir keresinde para teklif etti. Başka birinde beni hapse atmakla tehdit etti. Üçüncüsündeyse bir devlet başkanını reddetmemin büyük bir adama hakaret sayılacağını, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik yaratacağını açıkladı. Ülkemi gerçekten seviyorsam, yurtseversem, hemen ona gitmem gerektiğini söyledi. Polise yurtseverlik hakkında hiçbir şey bilmediğimi, ülkemin bana hiçbir şey vermemekle kalmayıp, onurumla gururum dahil her şeyimi aldığını söyledim.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma