Kitapta, insanların sahip olduğu her türlü duygu ve davranış Tanrılarla ilişkilendirilmiş. Yunan mitolojisindeki tanrıların sahip olduğu insani duyguların insanlarınkinden her zaman daha baskın olması dikkatimi çekti. Mesela insanların birbirlerine karşı adaletsiz olmaları veya sürekli bir intikam alma çabası içinde olmaları tanrılarda fazlasıyla var.
Yunan mitolojisindeki Tanrılar ve Tanrıçalar arasında kıyasıya bir mücadele var. Aşk, intikam, gözyaşı…Adeta bir pembe dizi izliyor gibiydim. Tanrılar, duygular gibi soyut kavramların cisimleşmiş hali olarak anlatılmış. Günümüzde karşımıza çıkan panik atak gibi sorunlar dahi bir Olympos’lu ölümsüz olan Pan’a dayandırılmış. Hani hep böyle bir koyun bedeni ama kafası insan bir resim gelirdi gözümün önüne ama tam ne olduğunu bilemezdim, işte o Pan olabilir. Ayrıca yine bazı hayvanların tanrıların öfkesi sonucu oluştuğu söyleniyor. Mesela Athena’nın bir kadınla gergef işleme yarışına girmesi ve kadının ondan daha güzel işlemesi, ardından ölümsüz tanrıçanın buna katlanamayarak kıskançlığından dolayı kadının gergefini kırması, kadının üzüntüden intihar etmesi ve bunun sonucunda Athena’nın onu bir örümceğe çevirerek sonsuza dek “sanatını icra etmesini” sağlaması… sonsuza dek örmesini sağlamış böylelikle. Yine buna benzer aklımda kalan, Ares ile Afrodit’in her gün güneş doğana kadar gizlice buluşmaları. Ares güneşin doğuşunu haber vermesi için Alektryon isminde bir arkadaşını görevlendirmiş. Her gün bu görevi layıkıyla yerine getiren arkadaşı bir gün uyuyakalmış. Bunu sonucunda Ares ile Afrodit diğer tanrılar tarafından “suçüstü” yakalanmış. Buna sebep olduğu için Ares Alektryon’u horoza çevirmiş, sonsuza dek güneşin doğuşunu insanlara haber vermek zorunda bırakmış. Bence bunlar çok eğlenceliydi.
Kitapta dikkatimi çeken bir