Rabia

Rabia
@rabiaozpk
İlköğretim Matematik Öğretmeni/ Öğrenci Koçu
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
375 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
HİLAL GÖRÜNÜNCE -bir bağımsızlık mücadelesi
Puan vermedi·432 syf.·
2025 9. kitabı
Yazar, hikayeyi bir destan anlatıcısı üslubuyla konuşan Felekzede Ârif Çelebi'nin dilinden anlatıyor. Romanda; Kırım Tatar halkının Rus zulmü altındaki hayata tutunma çabalarını ve asimile olmamak için verdikleri mücadele ele alınıyor. Ruslar, Kırım halkını yerinden etme ve mülksüzleştirme gibi politikalarla yıldırmaya çalışıyor. Bu duruma başkaldıran "Giray Can" ve "Arslan Bey" gibi yiğit kimseler her fırsatta Ruslara karşı korkusuzca bir mücadeleye girişiyorlar. "Şirin" ve "Altın Ana" gibi kadın karakterler ise erkekleri cepheye uğurlayan, çocuklarını vatan sevgisiyle yetiştiren "ideal Türk kadını"nı simgeliyor. Romanda yer alan kilit karakterlerden birisi olan "Nizam Dede" adeta bir tespihin imamesi gibi Kırım toplumunun dağılmasını önleyen, birleştirici bir kişidir. Geleneksel değerleri her fırsatta hatırlatan, gelecek nesillere tarih bilinci aşılayan birisi olarak bana Dede Korkut karakterini de hatırlattı. Romanda, Türklerin ata verdikleri değer oldukça net bir şekilde vurgulanıyor. Atın kutsallığı ve milli kimlik ögeleri Cengiz Aytmatov kitaplarıyla benzerlikler taşıyor. Kitabın dili akıcı ve sadeydi, olay örgüsü güzeldi. Keyif alarak okudum, tavsiye ederim.
Hilal GörününceSevinç Çokum · Ötüken Neşriyat · 2008532 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Olimposlular: İnsanlardan tek farkları, ölümsüz olmaları
7/10
·144 syf.·
2021 29. kitabı
Kitapta, insanların sahip olduğu her türlü duygu ve davranış Tanrılarla ilişkilendirilmiş. Yunan mitolojisindeki tanrıların sahip olduğu insani duyguların insanlarınkinden her zaman daha baskın olması dikkatimi çekti. Mesela insanların birbirlerine karşı adaletsiz olmaları veya sürekli bir intikam alma çabası içinde olmaları tanrılarda fazlasıyla var. Yunan mitolojisindeki Tanrılar ve Tanrıçalar arasında kıyasıya bir mücadele var. Aşk, intikam, gözyaşı…Adeta bir pembe dizi izliyor gibiydim. Tanrılar, duygular gibi soyut kavramların cisimleşmiş hali olarak anlatılmış. Günümüzde karşımıza çıkan panik atak gibi sorunlar dahi bir Olympos’lu ölümsüz olan Pan’a dayandırılmış. Hani hep böyle bir koyun bedeni ama kafası insan bir resim gelirdi gözümün önüne ama tam ne olduğunu bilemezdim, işte o Pan olabilir. Ayrıca yine bazı hayvanların tanrıların öfkesi sonucu oluştuğu söyleniyor. Mesela Athena’nın bir kadınla gergef işleme yarışına girmesi ve kadının ondan daha güzel işlemesi, ardından ölümsüz tanrıçanın buna katlanamayarak kıskançlığından dolayı kadının gergefini kırması, kadının üzüntüden intihar etmesi ve bunun sonucunda Athena’nın onu bir örümceğe çevirerek sonsuza dek “sanatını icra etmesini” sağlaması… sonsuza dek örmesini sağlamış böylelikle. Yine buna benzer aklımda kalan, Ares ile Afrodit’in her gün güneş doğana kadar gizlice buluşmaları. Ares güneşin doğuşunu haber vermesi için Alektryon isminde bir arkadaşını görevlendirmiş. Her gün bu görevi layıkıyla yerine getiren arkadaşı bir gün uyuyakalmış. Bunu sonucunda Ares ile Afrodit diğer tanrılar tarafından “suçüstü” yakalanmış. Buna sebep olduğu için Ares Alektryon’u horoza çevirmiş, sonsuza dek güneşin doğuşunu insanlara haber vermek zorunda bırakmış. Bence bunlar çok eğlenceliydi. Kitapta dikkatimi çeken bir
Araştırma - İnceleme - Mitolojiler
Tanrılık HalleriEvren Şar İşbilen · Doğan Kitap · 2018112 okunma
Bu Muydu?
7/10
·200 syf.·
2021 8. kitabı
Kitapta hem orijinal hem de sadeleştirilmiş metinlerin bir arada verilmesini çok beğendim. Orijinal metnin sonunda yer alan sözlük ile zenginleştirilmiş bir okuma yapma fırsatı bulabilirsiniz. Kitapta üç hikaye yer alıyor: *Bir Muhtıranın Son Yaprakları* (1888) Bazı sebeplerden ötürü hayatta bir şeyler yapmak hevesini tamamen kaybeden bir adamın ruhsal çalkalanmaları anlatılıyor. Buradaki ana karakter Mai ve Siyah'taki Ahmet Cemil karakterini müjdelemiş. *Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası* (1888) *Bu Muydu?* (1896) Genç kızların evlilikten beklentileri ve hayatlarına adeta büyülü bir değnek dokunmuşcasına değişeceğine olan inançları üzerine durulmuş. Burada da Aşk-ı Memnu'daki Bihter'in ayak sesleri duyuluyor. Hikaye/öykü okumaya çok alışkın olmadığım halde bu kitabı okumaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Daha önce herhangi bir hikaye kitabında karakterlerin ruhsal bunalımlarının bu şekilde betimlendiğine şahit olmamıştım. Benim gibi öykü okumaya alışkın olmayanlar rahatlıkla okuyabilir. :)
Edebiyat
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016286 okunma
inceleme-özet
9/10
·262 syf.·
2020 104. kitabı
Başarılı bir psikolog olan yazarımız öncelikle başarısızlık sorununu ele alıyor. Sosyoekonomik durumu yüksek olmayan öğrenciler bu hayatta mutlu ve başarılı olmak için çok az şansları olduğunu düşünmektedir. İlk başarıyı deneyimlemedikleri zaman da bu durumu kabullenerek genellikle hiç başarıya ulaşamıyorlar. Başarısızlığın öğrenilmiş olduğu örnekler üzerinden açıklanıyor. Öğrencilerin başarısızlığın asıl sebebi “ilk başarısızlık”tır. Başarısızlığın; sevgide ve özgüven kazanmada başarısızlık olmak üzere iki tür olduğunu söylüyor. Bu sorunların okulda aşılması gerekirken, öğretmenlerin yanlış tutumu sebebiyle daha kötüye gittiği anlatılıyor. Başarısız olmayı öğrenen öğrenci artık başarılı olacağına dair inancını yitiriyor. Not verme sisteminin öğrencilere başarısız damgası vurduğuna dikkat çekiliyor. Düşük notun ahlaksızlık ve kötü davranışlarla özdeşleştirilmesi, öğrencileri hem kırmak hem de onların başarılı olma fırsatını ellerinden almaktır. Yazara göre başarısızlığının bir diğer sebebi, müfredatın günlük hayatla ilişkilendirilmemesidir. Öğrenciler müfredattaki herhangi bir bilgiyi neden öğrenmek zorunda olduklarını anlamamaktadırlar. Burada en önemli husus, onlara öğrenmeleri için sebep vermektir. Düşünmek ve sorun çözmenin eğitimde ön plana çıkarılması gerektiğinden bahsediliyor. Kitabın ilk yarısında başarısızlık ve sebeplerinin neler olabileceğine değinen yazar, sonrasında okullara giderek orada yaptığı araştırmaları anlatıyor. Okullara yaptığı bu ziyaretlerde öğrencilerle görüşüyor, birebir toplantılar yapıyor. Onlara çeşitli sorular yönelterek aldığı cevaplara göre bazı çıkarımlarda bulunuyor. Birebir toplantıların yanı sıra sınıf toplantıları da yapıyor. Yazarın amacı, öğrencilerin hiçbir baskı olmadan duygu ve düşüncelerini ifade edebilmesine olanak
Eğitim
Başarısızlığın Olmadığı OkulWilliam Glasser · Beyaz Yayınları · 1999398 okunma
Matematik, matematik için midir; yoksa matematik, toplum için midir?
9/10
·117 syf.·
2020 107. kitabı
Kitabın önsöz kısmı, Hardy'nin ortak matematiksel çalışmalar yaptığı bir arkadaşı olan C. P. Snow tarafından yazılmış. Uzun bir önsözün ardından Hardy'nin savunmasını okuyoruz. Pür matematiğin yararlı olmaması gerektiğini savunurken aslında kendisini de savunmuş. Ona göre, matematik insanlara faydalı olmak zorunda değildir; yalnızca bilim ve estetik zevk için yapılmalıdır. Matematiğin sanatsal bir yaratım olduğunu, bu yüzden de ileri yaşlardaki insanların bu yaratımdan yoksun olduğunu söylüyor. Yaşının ilerlemesiyle birlikte yaratıcılığını azaldığını düşünerek ancak matematik hakkında yazmak gibi (kendi deyimiyle) "ikinci sınıf" bir işe kalkışmış. Çünkü matematikçinin işlevi bir şeyler ortaya koyarak, matematik bilimine katkıda bulunmaktır; kendisinin ya da diğer matematikçilerin ne yapmış olduğunu anlatmak değildir. Matematik yapmak yerine onun hakkında yazmaktan başka bir çaresi olmadığını hüzünlü bir dille anlatıyor.
Bilim
Bir Matematikçinin SavunmasıG. H. Hardy · Tübitak Yayınları · 2019660 okunma