Bir imsanın hayatı boyunca saçını süpürge ettiği kişiler tarafından hor görülmesinin vermiş olduğu içe kapanıklığı yansıtan güzel bir eser. Zweig, diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz olayları ele alarak okuyucuya yol gösterici nitelikte bir hayatı sunmuş. 65 yaşına kadar eşi ve kızına olan sevgi, saygı ve sadakatinden ödün vermeden kendi benliğini unuturcasına köleleşen bir adamın hayatını ele alarak gerçek yaşamda karşılaştığımız veya karşılaşmamız muhtemel olan bir konuya mükemmel bir şekilde değinmiş. Kişi hiçbir zaman, kimse için kendi benliğini ve kendi saygısını yitirmemeli. Elbette değer vermeli fakat bunun aşırısı karşıdaki kişi/kişileri doyumsuzluğa iterek kişiyi hor görmeye iter. Bu durumun aksi çok istisnai bir durumdur hatta yoktur. Kendini harap etmenin yeşerttiği bensizlik, melankoli, psişik duygular, bedensel çölüntüler ve neticesinde karşılaşılan bencillikler her çağda olduğu gibi bu çağda da fazlasıyla yer edinmekte. Zweig, bize bu durumun yanlış olduğunu ders verircesine çok güzel bir şekilde özetlemiş. 65 yaşına gelmeden bu dersi geçmek dileğiyle...